11 Mayıs 2017 Perşembe

Verim Farklarının Sebebleri

Badem de Kaliforniya ile Türkiye arasındaki verim farklarının sebeplerini inceliyorum.
Kendi gözlem ve çalışmalarıma göre iki kategoriye ayırabilirim.

Birincisi,

İklim farklılarımız, anaç farklılıklarımız, doğru çeşit seçimi, çeşitlerin zenginliği ve toprak yapısı farkı.



Verim düşüklüğü sebebleri %

Kaliforniya'da ağaçlar daha az stres görüyor çünkü gece gündüz sıcaklık farklılıkları daha düşük. Bizde meyvanın oluştuğu dönemlerde geceleri 10 derecelerin altı gündüzleri 20-25 bazı yerlerde 30 derecenin üstünü görüyoruz.

Ayrıca çiçek zamanı yağmura yakalanma risklerimiz daha fazla. Kaliforniya 'da çiçek dönemleri bizdeki kadar yağmur geçişleri yaşanmıyor. Bizde çiçekte yağmur geçisleri tozlanmayı etkiliyor. Bu yüzden bahçelerimizdeki kovanları Bombus arıları ile desteklememizde fayda var. Bu sene denedik ve olumlu sonuç aldık.

Anaçlar çok farklı. ABD de  badem üzerine badem yerine hep Hybrid anaçlar  kullanılıyor. Badem üzerine aşılanan badem yavaş gelişiyor. Oysa hybrid anaçlara aşılanan bademler hızlı gelişiyor ve erken verime yatıyor.Bizde de hybrid anaç çeşitleri kullanılmaya başlandı. Fidan kaliteleri yüksek. Hybrid Anaç ile  hastalıksız fidanlar üretilmesi konusu verimi etkiliyor. Biz badem üzerine aşılı ve hastalıklı fidanlarla bahçe de dikime başladık ve bu bizi en az  iki sene kadar geriye attı. 

Çeşit seçim hatalarına rastlıyoruz. Birbirini yakalamayan çiçekli çeşitlerden çok fazla dikildi. Bunlar şimdi aşılanıyor değiştiriliyor bu bizim verimimizi düşüren başka bir faktör. Ayrıca badem için ülkemizde çok fazla çeşit zengiliği yok. Her iklime ve toprağa uygun şekilde badem çeşitleri dikilmesi gerekiyor.

Toprak kalitesi olarak Kaliforniya toprakları düz, verimli.. Bizde badem genelde kıraç topraklarda dikiliyor. Kıraç topraklarda, kireçli topraklarda dikilir gibi bir bilgi dolaşıyor. Oysa verimli topraklarda dikilen badem daha verimli oluyor. Bizde toprağımızın kalitesini gübrelemelerle destekleyebiliriz. Toprağı bizim gibi zayıf olan bahçelerde gübrelemeye çok önem vermek gerekiyor. Çok gübre basmak yerine doğru miktar, periyotlarla ve  doğru sulama ilişkisini kurmalıyız. Sonuçta ağaca gübreyi su taşır.

Birinci kısımda anaç ve çeşit en önemli faktörler diyebiliriz.


İkinci olarak,

Verim düşüklüğü sebebleri %

Gübreleme farklılıklarımız var. Sık gübreleme yapıyorlar, bizden daha fazla gübre kullanıyorlar ve daha doğru zamanlarda gübre kullanıyorlar. Bu konu ile ilgili biz çalışma hazırlayıp paylaşacağım.

Sulama rejimine bakarsak, toprakları bizden daha cok su tutan bölgelerde bile daha fazla sulama yapıyorlar. Sulamaya bizden daha erken başlıyorlar. Bizde bu sulama rejimini uygulamaya başladık. Bu gübreleme ve sulama rejimi %64 kadar çiçeklenmemizi arttırdı.  3 yıldır çiçeklerimiz artarak devam ediyor. Seneye de arttırabilirsek bir sene verir bir sene vermez yani bitkinin periyodisiteye geçmesini engellemiş olabiliriz. Zaman gösterecek.

Son olarak Bakım, doğru budama, doğru zamanda doğru ilaçlama, ot mücadelesi başarısı... bunların hepsi verimi etkiliyor.

İkinci kısımda gördüğünüz üzere gübreleme ve sulama en önemli farklı yaratıyor. 

Bahçe kurarken, doğru lokasyonda, doğru ürün, doğru anaç, doğru çeşit, hastalıksız fidan ile beraber bahçe hazırlamalıyız. Bu şekilde hazırlanan bir bahçede doğru gübreleme, sulama ve bakım yaparsak Kaliforniya verim rakamlarına yaklaşmak mümkün olabilir diye düşünüyorum.



8 Mayıs 2017 Pazartesi

BADEM TOZLANMASI VE ÇİÇEK TUTMA ORANLARI

Badem çiçeğinin ne kadarı meyvaya döner?

Ne kadarı tozlanır?

Bu sorular  üzerinde  7 yıldır bahçe yetiştiriciliği yaparak odaklanıyoruz ve son iki yıldır birebir sayımlı gözlem yapıyoruz, araştırıyoruz. Daha öncede yazdığım gibi badem çiçeği açtıktan iki yada en fazla üç gün içinde tozlanmalı, daha sonra tozlanamaz. Çiçek daha uzun süre açık kalsa dahi meyvaya dönmez, tozlanacağını düşünürüz ama yanılırız. Çiçek açtıktan 3 gün sonra arı tarafından ziyaret edilen badem çiçekleri %100 dökülür. Dökülen meyvaları toplayıp ortadan bıçak ile keserseniz tozlanmadığı için mi dökülüp döküldüğünü anlayabilirsiniz. Tozlanmayan meyvanın içinde çekirdek yoktur. Tozlanmış ama dökülmüş ise içinde çekirdek oluşmuştur, o zaman daha farklı nedenlerden dökülmüştür başka yorumlar yapabiliriz.

Detaylı bilgileri elde etmek için uzun yıllar gerekiyor. 

Kaliforniya Üniveristesi (UC) tarafından yayınlanan ''Almond Production Manuel'' kitabı bu konuda bize önemli bir istatistik veriyor.  UC'ya göre normal şartlar altında ağaçların güçlerine göre %20-%40 arasında çiçekleri meyvaya dönmeli.  Çiçeklerin %20'nin altında meyvaya dönme oranı varsa burada tabiat koşulları, arı uçmaması veya arı sayısının yetersiz olması  gibi diğer sebepler söz konusu olabilir. Mesela tabiat olaylarına örnek verirsek, don olmadığı halde bir-iki günlük yağmur %10-20 çiçeklerin tozlanamamasına sebep olur veya biz üreticilerin yanlış uygulamalarından kaynaklanan sorunlar yaşanabilir, mesela gübreleme hataları çiçeklerin az açmasına veya ağaçta tutunamamasına sebep olabilir.

Bu sene bu oranların doğruluğunu anlamak için bahçemizden örnek ağaçlar seçip , seçtiğimiz ağaçlardan üç veya dört ana daldan birini örnek seçerek çiçek sayımı yaptık. Dallar işaretlendi ve çağla döneminde aynı dallarda kalan meyvaları saydık. Sayımın yanı sıra diğer bir çok verileri  sayımın üzerine ekledik. Çünkü, çiçek açımını ve  çiçek tutumunu etkileyen çok fazla etken var. Bu kısımlar  tamamen ayrı yazı dizisi konusu olabilir. Çok değişken var. 

Fikir olması açısından bu sene rakam paylaşabilirim.  Tanıdığım diğer bahçelere de bu işlemi yapmalarını önermiştim. Şu ana kadar %20-30  civarı çiçeklerin meyvaya döndüğü bilgisini aldım. Aslında bu uygulamayı tüm bademcilere  öneriyorum, verilerini burada paylaşmaktan mutluluk duyarım.

Türkiye genelinde badem çiçeklerinin %15 la %30 arası meyve tutumu yakaladığı bilgilerini aldık. Bu bilgiler rakamsal olarak sayılarak ölçülmüş bilgiler değil. Tamamen gözlem kaynaklı tahminler. Yine de gözleme dayansa da, UC verilerine göre doğru bir yüzde aralığında kalıyor. Türkiye'deki verim düşüklüğünün Kaliforniya'ya göre neden düşük olduğunun bir kısmını açıklayan mantıklı bir oran. Çiçek sayılarımızın az olması da ayrıca verimlerimizi etkiliyor.

Bu sene aldığım genel bilgi ise bademlerin çok az çiçeklendiği.  Çiçek bademde nasıl arttırılır.? Öyle çiçek arttıran veya tutturan gübreleri bir kaç kere kullanıp sonuç alamayacağını tecrübeli her çiftçi bilir. Bu tamamen ayrı bir yazı konusu. Çiçeği her sene arttırmak veya yüksek tutmak bir ritim işi. 

Çıkan sonuçlara baktığımızda bahçemizde bu sene  açan çiçeklerin %41'i meyveye dönmüş. Bu oran başarılı bir tozlama geçirdiğimizi söylüyor. Geçen sene doğa şartlarından çiçeklerimizin sadece %8'i meyvaya döndüğüne göre bu sene 5 kat fazla bir tozlama yaşadık ki.. Maksimum tozlanmayı yakaladık. Bu sene iklim yardım etti gerçekten. Geçen seneki çiçeklenmemizin yaklaşık %64 fazla çiçeklenme yaşadığımızı tahmin ediyoruz. Geçen sene net bir sayım yapmamıştık.

Şu an tutan bademlerin içinden daha dökülen olur mu? Bunu söylemek için çok erken. Belki daha olacaktır. Önümüzdeki günlerde ve sonuçları hasat döneminde göreceğiz. Dökülecek meyvaların sayılırken dokununca zaten döküldüğünü ve sayımlarımıza eklenmediğini de not etmek isterim. Hasata gelene kadar, kuş zararı, domuz zararı, hastalık, böcekler vs.. gibi kayıplarda yaşanabilir. Bu çalışmayı devam ettiriyoruz ve sonuçlarını paylaşacağız.

Verim tahmini sadece sayım ile yapılabilecek bir işlem değil. Son derece karmaşık ve son derece hassas bilgilerin doğru analiz edilmesi gerekiyor.  En azından bu çiçek sayımı bizlere genel anlamda bilgi verir. 


Tarımda maalesef yaptığımız her işlemin sonucunu en erken bir senede alırız. En az diyorum, bu en az iki seneye de çıkabilir. Bu yüzden tarım diğer sektörlerden çok farklı. Badem üretmek isteyenlere söyleyebileceğim çok uzun bir maratona girdiklerini bilsinler. 

27 Mart 2017 Pazartesi

Tarım Gelirleri

Tarım gelişmişliği ülkelerin gelişmişlik oranı ile bağlantılı bir göstergedir. Bazı ülkelerin arazileri çok büyük olduğundan (mesela Brezilya ve  Çin gibi ülkeler) bu ülkelerin tarım üretimi ve tarımsal ihracatı fazla gözükebilir. Mesela, Çin büyük bir yüzölçümüne sahiptir, ama  1 milyar 374.000 nüfusu olunca bu çok şey ifade etmeyebilir. Brezilya mesela 200 milyon nüfusu var.. Bu yüzden tüketimleri de fazla. 
Bizim yaş grubumuzun hatırlayacağı üzere bir zamanlar Türkiye tarımda kendi kendine yeten 7 ülkeden biriydi. Bu durum artık mevcut değil. Tarımda ilerlediğimizi söylemek ne kadar doğru olur? teknolojik olarak gelişmeler yaşanıyor ama altyapı sorunları ve yapısal sorunlar giderek arttı. Şimdi ki duruma baktığımızda verimli iklim ve topraklara sahip ülkemiz, 75 milyonluk bir ülke olarak üretimde çok başarılı olduğumuzu söyleyemiyoruz.


ABD 182 Milyar dolarlık ihracatıyla birinci sırada. Türkiye ise 18 Milyar dolar ile 26. sırada. Kanada çok soğuk ve iklimden dolayı tarıma elverişsiz topraklara sahip olmasına rağmen 68 Milyar dolar ile 7.sırada. Almanya kuzey ülkesi olmasına rağmen 101 Milyar dolarlık tarımsal ihracat yapıyor. 

Yukarıdaki tabloda en ilginç gösterge Hollanda. Konya 38.873 km2 ve çoğunluğu tarım arazisi, nüfusu 2.2 Milyon, .Hollanda ise 41.453 km2., nüfusu 17 milyon ve sadece 1/3’ü ekili dikili arazisi var. Yani daha fazla nüfus yoğunluğu ve iç tüketimi var. Konya ilimizde daha fazla tarımsal arazi var demektir.  Bugün Hollanda'nın toplam ülke ihracatının % 25'ini tarıma dayalı ürünler oluşturmaktadır. Bu küçük Avrupa ülkesi 112 Milyar dolarlık tarım ürünleri ihracatıyla ikinci sırada. Konya ilinin 100 milyar dolar tarımsal ihracat yaptığını ancak hayal edebiliyorum. Sadece alandan gitmeyelim. Bizde iklim son derece tarıma elverişli oysa bu kuzey ülkesinin, güneş görme sayısı düşük, 184 gün ortalamada yağmurlu ve kapalı geçiyor. Yani yılın yarısı güneş yok. Konya ilimizin iklimi tabii ki Hollanda'dan daha elverişli.

Birleşmiş Milletlerin yaptığı bir araştırmaya göre eğer Hindistan tarım tekniklerini Hollanda düzeyine çıkarabilirse mevcut buğday üretimini beş kat artırabilir ki, bu da dünyanın yıllık ihtiyacının iki katına karşılık gelmektedir (Dünya Tarım Örgütü). Bizde sadece Konya ilinde 100 Milyar doları yakalamış olsak herhalde listede ilk 2 ye girerdik.

Ülkelerin gelişmişliğinde tarım önemli göstergedir. Üniversite'de öğrendiğimiz ülkelerin gelişim  sıralaması şu şekildeydi: Önce tarım gelişir, sonra sanayisi, burdan hafif sanayiye geçilir, sonra ağır sanayiye, ardından servis sektörü gelişir ve teknoloji. Teknoloji tarıma ve diğer sektörlere etki eder.

Biraz düşünmemiz gerek. Tarımdaki gelişmelere bakarak ülkelerin ilerleyişlerini  ve nereye gittiğini görebiliriz. Umarım bizde tarımda doğru vizyon ile doğru adımlar atarız. 

Bizler badem üreticileriyiz ve kendimize sürekli soruyoruz, neden bizdeki badem rekolteleri diğer ülkelerden düşük? Çok fazla etken var tabi, tarıma bakış, anaçlar, çeşitler, üretim sistemleri, altyapı, bakım vs.. hiçbiri birbirinden daha az önemli değil. Aslında tek kelime vizyon.. Medeniyet tarım ile başlamış ve tarım ile devam edecek.

Non-Pareil ve Texas Bahçeleri 2017

Geçen sene Non Pareil Texas bahçelerinin verim alabileceğini belirtmiştim. Gerçekten de geçen sene Non-pareil-Texas açma süreleri 4-5 gün yakınlaştı.


 http://turatarimbadembahcesi.blogspot.com.tr/2016/03/non-pareil-ve-texas-bahceleri-bu-sene.html 


Bu sene de durum benzer.. Hatta daha yüksek soğuklamalar ve soğuk giden hava tüm çeşitlerde 10-12 gün geç açmaya sebeb oldu. Bu Non-Pareil ile Texas ın daha yakın açması demek. Bu sene don olayın etkilenmeyen bahçelerde  yüksek verim beklenebilir. Bazı bölgelerde badem ağaçları bir sene çok bir sene az verim veriyor. İyi ve doğru bakım yapılmayan bölgelerde periyodisite yaşanması normaldir. Bu tür bölgelerde bademin  az yılı ise bu verimli iklim şartlarını iyi kullanamayabilirler. Yine de bu seneki iklim verimli bir yıl olacağına işaret ediyor. Verimli ama kalite için aynı düşüncede değilim. Önümüzdeki aylar kalite konusunda yorum yapabiliriz sanıyorum.


Kısacası, Non-Pareil Texas yetiştiricileri için yine iyi birsene, diğer çeşitler için mükemmel bir verim senesi diyebiliriz.



19 Mart 2017 Pazar

BADEMDE TOZLAMA VE ARILAR

2016 sezonunda en büyük problemimiz çiçek sonrası durmaksızın yağan uzun yağışlar oldu. Bu yağışlarla beraber arılar uçamadı ve tozlanma gerçekleşmedi. 
Saha da yaptığımız sayım ve gözlemlerin sonucunda kapanıp meyvaya dönen çiçeklerimiz 8 günlük yağışlı ve soğuk hava şartlarından dolayı tozlanmadığı için  %90 oranında yere döküldü.

Mart 2016 Çiçeklenme zamanı minumum sıcaklıklar

Bu dönemde, çiçek evresinde don yaşanmadı. En düşük sıcaklıklarda bile 0 altına düşme 2016 da yaşanmadı. 2017 de ise çiçek evresi 10-12 gün geç döneme denk geldi. Bu hemen hemen bütün bölgelerde aynı şekilde gecikti. Şu an 2017 Mart itibariyle çiçeklenmenin sonundayız. Çiçeklenme evresinde 2017 Mart ayında  0 derecenin biraz altına hava indi. Don zararı gözlemlenmedi. Bir iki ağaçta çiçeklerde büzülme gördük ama çiçeklerde don yanması olduğunu söylemek zor. Çok kısa sürelerde 0 altına inen havalarda çiçekler şimdilik dayanıyor. Umarım bu sezon için havalar ısınmaya devam eder.



2016 da yaşananlar bize 2017 için önlem almak için çalışma yapmamızı söylemiş oldu. Bu sene nasıl önlemler alabiliriz diye çalıştık. Yağmuru takip ettik ve çiçekleri erken veya geç açtırmayı düşündük. Diğer bir önlem ise BOMBUS arıları olabilir şeklinde bilgi aldık. Mersin'den badem üreticisi Mustafa Kemal bey ile geçen sene yaptığımız fikir alışverişinde bir kaç adet bombus kovanını bahçesine yerleştirdiğini ve yağışlı havalarda bile bombusların çalıştığını belirtti. Bu konuyu araştırırken benzer bir olumlu yorumu Uşak'tan başka bir üreticiden aldık. Aynı zamanda bombuslar hakkında araştırma yapmaya başladık. Gazipaşa'dan başka bir üretici bombuslara çok para harcadık ama sonuç alamadık, ağaçlardan çok yerdeki çiçeklere gidiyor diye bir yorum aldık. Bu bahçe bir nonpariel X Texas bahçesiydi. Bu yüzden beraber açmadıkları için bombusların işe yaramadığı düşünülmüş olabilir. Diğer iki bahçe de Ferragnes x Ferradual yani birbirini tozlayan ve beraber açan çeşitlerdi. 

Bu sene Bahçemize deneme amaçlı 24 adet bombus kovanı kurduk.

Bombus arısı polen taşıyor- 15 Mart 2017 -Tura Tarım Badem Bahçesi

Bal arıları Hava sıcaklığı 10 C derece üstüne çıktığında kovandan çıkabiliyor. 10 C derece altına indiği zaman kayboluyorlar. 14 Mart Salı günü hava sabahtan açıktı ve soğuktu. Bal arıları Saat 11 gibi hava sıcaklığı 9 C dereceden10 derceye yaklaşınca uçmaya başladılar. Öğlen saatlarinde havasıcaklığı 15 -16 derecelere ulaştı. Bu sırada gökyüzü tamamen bulutlandı. Yağış olmadı. Güneş kalmadı. Bal arılarının tamamı uçmaya devam etti. Çalışmaya aynı hızla devam ettiler. Saat 16:30 civarı sıcaklık 10 derece altına indi ve bal arıları kovanlarına kaçtı. Kovanlarından 15-20 metre civarda yavaş yavaş toplandılar ve kovanlarına döndüler. Bal arılarının 7 km/h rüzgar hızında uçmaya zorlanarakta olsa devam ettiklerini gözlemledik.
Bombus Arıları,  Bombus arıları ise sabah sıcaklık gün ışığının ardından 6-7 dereceye ulaştığında çalışmaya başladılar. Gün batımına doğru bu sıcaklıkların altına inene kadar çalışmaya devam ettiler. Çiçekler açmadan bir hafta önce 5 gün durmaksızın yağış aldık. Tek tük açan çiçeklerim başında yağmur altında bombusları gözlemledik.


Bombus arıları bal arılarına göre cok daha hızlılar. Çalıştıkları süre daha uzun. Ama açık güneşli bir havada, uygun rüzgar hızında bal arıları sayıları fazla olduğu için daha etkililer. 

Badem çiçekleri bilinenin aksine açtıktan 2-3 gün içinde tozlanmalı. 10-15 gün tozlanma süresi hesaplamaları doğru değil. Çiçekler bölgeye ve iklime göre bu aralıkta belli bir sırada açarlar. 2-3 gün içerisinde açmış olan badem çiçekleri tozlanamaz ise tozlanmadan da olsa dökülmek üzere meyveye döner. Halen çiçeklenme dönemindeyiz, sonlarına yaklaşıyoruz. Bombus arılarının ekstra katkısını görebilmemiz için çağla dönemini bekliyoruz ve gözlemlerimize devam ediyoruz. Bu çalışmanın net sonuçlarını ileriki dönemde paylaşmayı umuyoruz. 

Sonuç olarak yağmur riski meyvecilikte her zaman mevcut ve bombus arıları her ihtimale karşı bal arıları ile beraber çiçeklenme evresinde kullanılmalı. 

Not: Ek olarak mesai arkadaşım Halil Göktaş'ın değerli gözlemlerini kendi notlarından paylaşmak istiyorum;

Şubat son haftası bir kaç ağaç tek tük çiçek açtı. 8 Mart akşamı yağmur başladı.  Bu arada çiçekler taşlıklı bölgede tek tük açmaya başladı.  13 Mart akşam üzeri yağıl kesildi. Hava soğudu ve 2 gün yüksek hızlı rüzgar oldu. Bu rüzgarda bal arıları 14 derecelerde sahada gözlemlendi ve hava altına indiğinde arılar azaldı. Bal arıları kovanların 25 metre uzağında tozlama faaliyetlerine devam ederek kovanlarına döndüler. Bombus arıları yağmur ve rüzgara rağmen çalışmaya devam ettiler. Bombus arıları rüzgar ve yağış döneminde dahi tek tük açan çiçeklerde çalışmaya devam ettiler. 15 marttan sonra hava 20 marta kadar sürekli güneşli geçti. 21.03.2017 hava kaplı çiçeklerin ilk tozlananları taç dökmeye başladı. Çiçekler tozlandı ve arılar azalmaya başladılar, çiçekler meyveye dönmeye başladılar.


14 Ekim 2016 Cuma

Badem Fiyatları

Badem yetiştiricileri olarak Ağustos ve Eylül aylarında Hasatı tamamlandık. Şimdi hepimiz fiyatları merak ediyoruz.

Fiyatları değerlendirmek için neler yapıyoruz veya yapmalıyız? Fiyat kimler tarafından, nasıl belirleniyor?

Hepimizin merakı bu yönde ve birbirimizi sürekli arayıp fiyatlar hakkında bilgi alıyoruz. Tabi fiyatı pazar belirliyor ama bunu nasıl değerlendireceğiz.

Öncelikle fiyatı çeşitler, ürünün kalitesi, iç randıman oranı ve kalibresi belirliyor.  Kalibre hesabı ile ilgili önceki yazımda bilgi vermiştim. http://turatarimbadembahcesi.blogspot.com.tr/

Daha önce de belirttiğim gibi öncelikle üreticiler olarak temiz ve kaliteli ürüne odaklanmalıyız. Miktarın ikinci planda olması gerektiğini düşünüyorum.

Badem'in en büyük üreticisi Amerika Birleşik Devletleri'nin Kaliforniya eyaleti. Bu bölgede dünya Badem üretiminin %80-85'i üretiliyor. Bu bölgedeki kalite ve üretim miktarları fiyatları direk etkiliyor. Buna ek olarak dolar kuru fiyatı etkiliyor.


(Küresel Badem Fiyatlaması)

Sağ taraftaki tabloya baktığımızda Badem Fiyatları 2014 'e doğru yükselmeye başlamıştı. 2015 te de bu trend devam etti. Bu hesap ağırlık birimi olarak pound ve iç badem üzerinden yayınlanmıştır. Bu fiyatların üzerine Türkiye'ye gelen ürünler için %43 gümrük vergisi, nakliye vs de ekleniyor.
Sadece trende bakmak yeterli. Bu sene bu tabloda 2016 yer almıyor ve hızlı bir düşüş var. Şu anda fiyatlar 2012-2013 arası bir seviyede.


2016 yılında geçen seneye göre fiyatlar Kaliforniya'da %30-35 düştü.  Bu sene ayrıca aşırı sıcaklardan badem büyüklükleri azaldı. Bu fiyatı etkiledi. Dolara bakacak olursak geçen seneye göre dolar kuru %10 civarı arttı. %8 enflasyon da eklersek Fiyatlar ortalamada yaklaşık %20 civarı düşecek diyebiliriz. Tabii bu tahmin aynı kalitede üretim yaptıysak.


Amerika'nın tarım sektöründeki en büyük bankası Rabobank'ın danışman grubundan Vernon
Crowder'a göre Badem fiyatlarının  son 10 yılda 8 dolar /kg ortalamasında olduğunu (vergiler vs hariç ve iç badem) ve bunun bu averajın altında devam edeceğini öngörüyor.



(Almond-Badem) (Hazelnut-Fındık) (Pistachios-Antep Fıstığı) (Walnuts-Ceviz) (Cashews-Kaju)

Bu grafikte Fındık fiyatlarının arttığı, Ceviz fiyatlarının düştüğü dikkat çekiyor. Bu sene Ceviz fiyatlarının arttığı söylendi ama bununla ilgili net bir verim yok. Badem son 2 yıl cok yükselmişti. Bu Kaliforniya kuraklığı ve verim düşmesi ile ilgili diyebiliriz.

Diğer bir etken iklim. Bu sene Haziran ve Temmuz sıcakları Bademlerin hatta bir çok meyvenin irileşmesini engelledi. Bademlerin geçen seneki iç verimi ve bu seneki iç verimi hemen hemen aynı olabilir. Ama Kalibresi düştü. Her bölgede düşmedi belki ama geçen seneki kalibrenizle bu seneki kalibreniz arasındaki farkı artı veya eksi karşılaştırabilir, bademinizin fiyatını en azından kabaca
belirleyebilirsiniz. Fiyatların bu sene düşük olmasının sebeblerini kısaca paylaşmak istedim.

12 Eylül 2016 Pazartesi

Badem Satışı

Badem yetiştiren meslekdaşlarımızla sürekli bu konuyu konuşuyoruz. Bademi kaça satarız? Nasıl satarız?

Bu konuda tüm üreticiler olarak sıkıntı yaşanıyor. Sürekli telefon ve mesaj alıyorum ve bu konudaki düşüncelerimi  paylaşmak istedim.

Tarım çok değişkenli... hava sıcaklığı, yağmur, don, hastalık, zararlı, gübreleme, budama, bahçenin lokasyonu, sulama kapasitesi, sulama sistemi, toprak yapısı vs.. her değişken çok önemli. Aynı şekilde badem fiyatı, satışı da çok fazla değişkene bağlı.

Öncelikle badem fiyatlarını Kaliforniya üretimi etkiliyor. %83 dünya badem üretimine sahip bu bölgede fiyatların düşmesi veya çıkması etkileyici faktör. Bu sene Kaliforniya 'da fiyatlar düştü, üretim arttı. Büyük bir düşüş değil belki dolar bazında bakarsak çok büyük fark göremeyiz, bu yüzden bu noktada kalite farkları öne çıkıyor.

İkinci olarak badem kalitesi. Kaliforniya'da üreticiler kalitelerine özellikle çok dikkat ediyorlar.Kaliteyi ve üretim miktarını tüm üretim değişkenleri etkiliyor. Çiçekte yağmura yakalanan bölgelerde verim düşüyor, hava sıcaklıkları bu sene olduğu gibi yüksek gidince ürün kalitesi düşüyor. Badem büyüklüğünü kaybediyor. İç verim etkileniyor.

Bademiniz kalibresi yüksek, iç verimi yüksek ise fiyatı artıyor. Ürünün ne kadarı zararlı veya hastalığa yakalandığı direk etkiliyor. Bahçe işi açık fabrika ve dış etkenler, yanlış uygulamalar satışı zorlaştırıyor. 10 ton bademin kalitesi düşük olursa satması zor olabilir ama 50 ton kaliteli ürün varsa satması kolaydır. Ayrıca kalitesiz badem üretiminin artması ülkemizdeki badem piyasasını etkiliyor.

Önemi olan biz üreticilerin ürünümüzün kalitesinin farkında olmamız. Bu sene bizde kalite geçen seneye göre düştü. En önemli etken hava sıcaklığından dolayı yapraktaki stomalar kapandı ve bitki fotosentezi yavaşlattı, ürünü yeterince beslemedi ki; yüksek miktarda sulama yapıldı.

Tarımda bir iki sene önce yapılan yanlış uygulamalar ileriki yıllara yansıyor, eski uygulama hataları da fiyatları etkiler. Tarım çok değişkenli ve çok uzun vadeli incelenmesi ve düşünülmesi gereken bir üretim.

Don yemek veya çiçekte yağmura yakalanmak gibi sıkıntılardan daha önemlisi bademin kalitesini yüksek tutmak. Don veya çiçekte yağmura yakalanmanız (arı uçamıyor) belki doğal pek öngörülemeyen doğal olaylar olabilir. Ama ürün kalitesini mümkün olduğunca üstte tutmalı.

Satılamayan badem kalitesi düşük bademler veya piyasa ile aynı seviyedeki kalite..

Kalitemizi nasıl ölçeriz? 57 gram iç bademi tartın. çıkan adeti 2 ye bölün ve çıkan sayı kalibredir. Bu sayı ne kadar düşük ise kalitelidir.

Mesela tarttınız ve 50 adet çıktı. Kalibreniz 25 tir. Bu bazda ürün düşük kaliteli bir üründür. 18 ve altı özel çeşitlerde görünür. Tabii ilk topladığınızda bu rakamları görebilirsiniz ama iyice kuruduğunda tartmak daha gerçekçi olur. 19-22 aralığında iyi üründür. 23-25 orta kalite, 26-28 düşük ve 29 ve üzeri  en ucuz bademdir.

Kabuklu satarken hem iç verim oranına hem kalibreye bakmalıyız. kabuklu bademde ise iç verim çeşide göre değişir. Bazı çeşitlerde %20 olabilir ama kalibre 18 dahi çıkabilir. Fiyatlama bu bazda yapılmalıdır. Bazı çeşitlerde kabuk incedir. İç verim %50-55 çıkabilir. ama kalibre 25 ise yine buna göre hesaplanmalıdır.

Bu sene bademler  ve hatta elma gibi diğer ürünler sıcaktan çok gelişemedi. Bu bazda bademinizi kontrol edin ve fiyatlandırın. Biri 7 liraya satıyor diye 7 ye satılmaz veya biri 12 liraya satıyor diye de satılmaz. O fiyata satılan badem ile sizin bademinizi bu bazda değerlendirebilirsiniz.

İç verim için 100 gram dışı temiz kırılmamıs bademi kırıp içini tartacaksınız. Örnek: %32 iç verim

Örnek 27-28 gramda 20-21 adet badem var. Yani 20-21 Kalibre...Bu iyi kalite badem demek.


Yorumlar kısmına bademinizin iç verim oranını, çeşidini, mümkünse anacını, yaşını , bölgesini ve kalibresini yazmanızı rica ederim.