Zac Matere... Kenya'da bir çiftçi.. Kenya'da çağı yakalamış biri... İzleyin..
Badem bahçesi tecrübelerinin paylaşılması
facebook/turatarim
twitter @turatarim
E-Mail ile Ulaşın
www.turatarim.com
ENGLISH
6 Ocak 2015 Salı
Veri, Enformasyon, Bilginin Önemi
Zac Matere... Kenya'da bir çiftçi.. Kenya'da çağı yakalamış biri... İzleyin..
21 Kasım 2014 Cuma
ANKET
Lütfen aşağıdaki linke tıklayarak anketi cevaplayın...
28.Mayıs 2015 Cevapları % üzerinden hesaplanmıştır
Tarımda Teknoloji Kullanımını Destekliyor musunuz?
Üretimini Yaptığınız Ürün Hangisidir?
Üretim yaptığınız alan ne kadar?
10 Kasım 2014 Pazartesi
GEÇEN SENE YAŞANAN ILIMAN KIŞ YENİ NORMAL İKLİM Mİ?
Katherine Pope Tarafından
yazılmıştır / Kasım 08, 2014 /
Katherine Pope,Sacramento,
Solano ve Yolo bölgesinde UCCE’de Çiftlik Uzmanıdır,
1.Bölüm: 2013- ve 2014 yıllarındaki
düşük soğuklama saatlerinden neler öğrendik.
Bir noktadaki düşen soğuklama hesabı
örneği
Hasatın tamamlanmasıyla beraber,
2013-2014 ılık kışlarının etkilerini değerlendirmek için iyi bir zaman. Merkez Vadi’de(California) ortalama soğuklama
%25 düştü. Bahçelerdeki bir çok ürün, klasik soğuklama eksikliği – geciken
çiçeklenme, zayıf tozlanma ve zayıf yaprak bırakma - semptomları gösterdi. Bazı
kiraz, antep fistığı ve erikler ılıman çiçeklenme sıcaklıklarını tecrübe
ediyorlar, uzayan çiçeklenme bir çoğunda verim kayıplarına neden oldu.
Hasatta gözlemlediğimiz, kuraklığın
sebeb olduğu su stresi, bazı ürünlerde, büyüklük ve kalite durumlarında etkiye sebeb
oldu. Ama soğuklama süresi düşüklüğü, hemen hemen kesin diyebiliriz ki, alışılmamış
ağaç davranışlarından, düşük verimden ve düşük kaliteden sorumludur. İlerlemek
için bu sert yıldan neler öğrenebiliriz.?
Birincisi, geçen yıl kıştan endişe
duymalı ve öğrenmeli miyiz?
Bu sadece bir radar göstergesi
miydi? Ya da geçen sene yaşanan ılıman
kış yeni normal iklim mi? Cevap ikisinin arasında bir yerlerde. Bu şekilde
ılıman kışları her sene beklemiyoruz, ama ılıman kışların sıklıkla yaşanacağını
bekleyebilriz. Bölgesel düşük soğuklama California için yeni bir konu değil.
1950’den beri tutulan tarımsal kayıtlara baktığımızda, düşük soğuklama her
10-20 yılda bir yaşanmış. Bu devam eden
bir döngü. Fakat genel sıcaklıklara göre merkez vadi gittikçe ısınıyor. Orta
vadide, 1970’ten beri hava kayıtları yıllık miminum sıcaklıkların 4 F ‘ten
yüksek durumda. Bu çok fazla değil gibi gözükebilir, ama yeterli soğuklama’dan
, yetersiz soğuklamaya sıcak kışlara değişim için yeterlidir. Sıcaklıklar
ısınmaya devam ederse, iklim uzmanlarının çoğunluğunun hesaplamasına göre,
2013-2014 yıllarının sıcaklıklarını her 10 yılda bir görebiliriz. (Luedeling et al.
2009).
Zaman üzerinde minimum sıcaklık
değişimleri. (Cordero et al. 2011).
Bunlara ilaveten, biliyoruz ki sis orta
vadide azalıyor. Sabahları beyaz mafsal yoğunluğu arasında Delta Nehri yolunda
okula doğru arabayla gittiğimi hatırlıyorum. Bu gibi sabahlar alışılagelmiş
şekilde gelmezler. 1980’lerde ve 1990’larda sisli günler önemli şekilde azaldı,
10 yıllık sürelerde, 10 günden 3 ü sisli geçerken, sisli gün sayısı 2’nin biraz
daha altına düştü
Bu %33 sis’te düşme yaşanması anlamına
gelir. Bu soğuklama, ağaç ürünleri için önemlidir, çünkü sis meyva gözlerine
güneşten gölge yapar. , Düşük sis şu demektir, Meyva gözleri hava sıcaklığı
değişiminden daha çok az soğuklama aldıklarını hissederler.
Şimdilik sisin etkisi dahil ne kadar
değişim yaratacak bildiğimiz hiçbir soğuklama modeli yok.
Hepsini biraraya koyalım, kış soğuklaması
düşüyor ve sis azalmasından dolayı meyva gözleri daha az kış soğuklaması
aldıklarını biraz fazla hissediyorlar. California ürün endüstrisi şanşlı ki,
Orta vadide soğuklamanın düşmesine karşı bir çok potansiyel çözüm var. Bu
çözümlerin bazıları piyasada bulunuyor. Bazılarının sahada kullanılması için
biraz daha araştırma, test ve onaylanması gerekiyor.
Sisteki Değişim. (Baldocchi &
Waller 2014).
Sıcak kışlara hazırlanmanın birinci
adımı soğuklama sürelerinin hesaplanması. Soğuklama hesabı modellerine göre,
geçen kış gerçekten bir ortalama soğuklama kışıydı. Ancak, ağaçlar açıkça aynı
fikirde değildi.
Bir sonraki yazıda size dinamik modeli
anlacağım, ağaçların saydığı gibi soğuklamayı hesaplamayı. Ne kadar iyi
soğuklama sayarsak ihtiyacımız olduğunda o kadar iyi harekete geçebiliriz.
Bundan sonra ki yazıda, düşük soğuklama yönetimini ele alacağız , özellikle
uyutma spreylerini. Bu spraylar bize
antep fıstığında düşük soğuklamalı yıllarda ne kadar yararlı olduğunu
gösteriyor.
Note: Sıcaklık artışlarını realize
ediyorum ama iklim bilimcisi değilim, ben bir bitki bilimcisiyim. Bununla
beraber %97 iklim bilimcisi sıcaklıkların arttığına inanıyor, ve artmaya devam
edeceğine. Eğer 100 doktor görürseniz ve 97 si benim kolesterolümün yüksek
olduğunu söylerse, ben onlara inanırım ve bazı değişiklikler yaparım. Buna istinaden, sıcaklıkları yükselmesi, California’da
nasıl tarım yapacağımızı etkileyecek. Sıcak kışlara hazırlanmak için
yapacağımız bir çok iş var. Yakında bu çözümler hakkında konuşmaya başlayacağız
ve bu çözümleri destekleyeceğiz, hazır olabildiğimiz kadar hazır olacağız.
2 Kasım 2014 Pazar
BADEM PAZARI SON DURUM
Badem yatırımının uzun vadeli bir yatırım olduğunu biliyoruz. Yapılan yatırımlar meyvalarını 8-16 yılda alıyor. Son 15 yılda badem yatırımları birçok yerde arttı. Şimdi bu konuda bilgi paylaşmaya çalışayım.
USDA verilerine göre dünya bademinin %83'ü California'a da üretiliyor. %7 Avustralya, %6 AB (%4,5 ile İspanya lider), %1,3-%2 Turkiye, %1 Şili ve %1 diğer..
Kısaca 4 oyuncu var, ABD, Avustralya, AB ve Türkiye.
Bazı verilere göre ise Türkiye'nin üretimi Yunanistan ile hemen hemen aynı ve %1 civarında. Bu araştırmayı yaparken 70.000 ton kabuklu badem üreticisi gözüktüğümüzü belirlerken, bazı kaynaklarda 15.000 ton içbadem üreticisi olduğumuzu tespit ettim. Üç aşağı beş yukarı oranlarsak normal bir miktar. INC verilerine göre dünya genelinde, yaklaşık 1.06 MT iç badem üretildiğini düşünürsek Türkiye badem üretimi pazar payı konusunda %1,3 bandına daha yakın diyebilirim. Ama biz USDA yi baz alarak %2 diyoruz.
FAO, INC, USDA veya yerli veriler arasında farklılıklar olması normal. Gerçekten bu konularda derin bir istatistiki çalışma yapılmadığını tahmin ediyorum. Bu çalışma yapılmadan badem konusunda doğru bir politika, vizyon planlaması yapılması bir hayli zor diye düşünüyorum.
ABD %83'lük pazar payından %31'lik kısmını iç piyasada tüketiyor. ABD diyorum ancak bu pay tamamen California Eyaletinde üretiliyor. Californiya eyaleti eğer ayrı bir ülke olsaydı, dünyanın en büyük 6'ıncı ekonomisine sahip olurdu. (Vikipedi) Geri kalan %52'lk kısmı İhraç ediyor. Son 10 yılda dikim alanları arttı. Son yıllardaki kuraklık en büyük sorunları. Californiya'nın içme sularının %10'u badem üretiminde kullanılıyor. Bademe 'Ulusun en değerli ürünü' diyorlar.Bir makalede okumuştum, kuzeyden Californiya'ya su getirmek için yaklaşık iki milyar dolarlık bir projeden bahsediyordu. Yani Badem üretimini ve pazardaki güçlerini korumak için de yatırımlar yapılıyor.
Avustralya badem konusunda en hızlı hareket eden ülke. 2 sene önce olan %6 pazar paylarını bu sene %7 ye çıkardılar. Bu arada %1, %0,5 gibi rakamlar çok büyük rakamlar, bir ülke üretimi o kadar olabilir. Üretiminin %2 sini kendisi tüketirken, %5'ini ihraç ediyorlar.
Daha önemlisi 2002 den 2014'e kadar 2002'ye göre 5 kat badem alanlarını arttırdılar. %7'lik dünya pazar payını varolan dikili arazilerin sadece %43'lük verim aldıkları kısmı ile alıyorlar. 2015'ten itibaren verime yatacak dikili alan oranı %43'ün üzerine + %48 daha gelerecek. Yani dikili alanların verim verme oranı %91'e yükselecek. Yeni dikilmiş 3 yaşından küçük %9 luk bir alanları daha var. Pazar paylarını en az %4 (Türkiye üretiminin 2-3 kat kadar fazlası) arttırmayı hedefliyorlar. Bence bu yatırımlara bakarsak, son derece gerçekçi bir hedef. Dünya Nufüsununda 7,1 miyara ulaştığı ve 2050'ye kadar 9 milyara ulaşacağı öngörülürken (FAO, WorldBank) badem tüketiminin her bölgede arttığını da ekleyeyim.
ABD ve Avustralya'da dünya borsalarında işlem gören badem üreticisi firmalar mevcut.
Avrupa Birliğine gelince, burda en önemli ülke İspanya. %4,5 -%5 arasında farklı verilere göre dünya pazarında payı var. Yunanistan hacimli bir üretici, Italya ve Fransa'nın üretimi daha düşük. Ancak bu ülkelerde de badem yatırımları devam ediyor ve destekleniyor. Neler olacağını önümüzdeki yıllarda göreceğiz. Fındıkta dünya lideri olan ülkemizin, son 15 yılda pazar payıının nasıl düştüğünü ve bu ülkelerde pazar payının nasıl arttığını incelerseniz daha iyi anlarsınız. Avrupa ülkelerinde dikilmiş ama verime yatmamış ne kadar badem alanı var bulamadım. Bu yüzden yorum yazamıyorum.
AB-(27 ülke) toplamda pazarda %6'lık bir üretim payına sahipken, Toplam pazarın %28'ı kadarında tüketici durumunda. Toplam pazarda üretilen bademin %22 sini AB ithlat ediyor. Net şekilde üretici-ithalatçı sınıfındalar. İspanya ayrı şekilde değerlendirilirse, İspanya kendine yeten ve dışarı satan ihracatçı bir ülke konumunda.
Türkiye'ye gelince Pazarın %1,3-%2 sinin üretimine sahip. %3 tüketimi var. Dünya pazar payından %1-2 kadar badem ithal ediyoruz. Net üretici-ithalatçı sınıfındayız. İthalatımızın %94'ü ABD, geri kalan İspanya ve diğer ülkelerden.
Badem konusunda bu durum devlet tarafından görülmüş ve özellikle özel ağaçlandırma ile 2002-2003'ten beri destek vermeye çalıştığını biliyoruz. Bu amacına istenilen ölçüde malesef ulaşamadı. Tabii ki yine de eksi değil, artı bir etkisi oldu. Bizler gibi, badem yatırımını yapan şirketler, kişiler oldu. En önemlisi, bu işe kafa yoran, bu işi inceleyen, tekkik eden, üzerinde çalışan kişiler oluştu. Bu da bir sonraki dönemler için kazanımdır. Özellikle arazi tedarikindeki bürokrasi bu işin hedefine ulaşmasında yavaşlatıcı bir etken olduğunu söyleyebilirim. Tek üzüntüm, Avustralya, İspanya, ABD ve bazı diğer küçük üretici ülkelerde son 10 yılda koşan yatırımların yapıldığı ve yapılmaya devam ettiği dönemde bizim yürümemiz. Her bahçenin kendi kliması olduğu gibi her ülkeninde kendi kliması var. Bu konuda koşacak iklime henüz gelemedik belki de, bilemiyorum.
Sonuç olarak avantajlarımız hala mevcut, California'daki kuraklık (sanırım hazırlıklı olduklarından Avustralya'ya yarayacak) badem piyasasını su sorunu çözülene kadar farklı bir duruma getirebilir. Başka bir avantajımız, dünya badem üretminin %92 si (ABD, Avustralya ve diğer) Amerikan bademi cinslerinin üretimidir. Biz ülkemizde genelde Akdeniz bademi üretiyoruz. Ferragnes vs.. gerçi Amerikan bademi bahçeleride kuranlar oldu. Akdeniz bademi ayrı bir segment, daha iri, daha aromalı...vs.. İspanya da bizim gibi akdeniz bademi de, Amerikan bademi de üretiyor. İspanya akdeniz bademi üretimini katlamaya devam ederse, büyüyen pazarda payımız ve ithalatımız gittikçe artacak. Türkiye Ziraat Odaları birliği kaynaklı bir bilgiye göre, 2005 yılından itibaren bademde ithalatımız artmaya başladı. 2005 yılında 7,99 milyon dolar olan kabuklu ve iç badem ithalatı, 2012 yılında 102 milyon dolara çıktı.
Bademde büyük yatırımlar yapılması ve hızlı bir şekilde bu yatırımların yapılması desteklenmeli, sağlanmalı. Bahçe büyüklük ortalamaları, 20 dönümden 400 dönümlere çıkarılmalı. Büyük sahalarda badem yapılmasının önü açılmalı. İthalat rakamları gösteriyor ki ve badem fiyatlarının yükselmesi gösteriyor ki, talep artıyor ve pazar büyüyor, bizim dışımızdakiler bunları öngörmüş ve atağa geçmiş durumdalar. Pazar payı kaybetmemiz, iç pazarımızın da tamamen ithalata dönmesi içerideki biz üreticileri bekleyen en büyük tehlikelerden biri.
Kaynaklar:TZOB, USDA, INC, World Bank, FAO,Avustralian Almond, California Almond Board.
30 Eylül 2014 Salı
Mayıs Böceği (Melolontha spp.) X Haziran Böceği (Polyphylla spp.)
Mayıs böceği (Melolontha spp.) , haziran böceği (Polyphylla spp) , Kadı Lokması, Manas, TJLB farklı isimler, benzer böcekler, benzer yaşam döngüleri, benzer zararlar ve benzer mücadele....
Bu böceklerin zararı bizim bahçemizde bugüne kadar aldığımız önlemler sonucunda gözlemlenmedi. Son yıllardaki kayıtlara baktığımızda doğru zamanda doğru müdaheleler yaptığımızı düşündük. Bu sene uygulamada bir değişiklik yaptık. Bunun sonucu ilk defa gözlemledik. Eski kayıtlarımızı incelediğimizde sebebin bu yaptığımız değişikliğin sonucu oluştuğu fikrine vardık.
Bu böcekler Mayıs-Haziran aylarında topraktan çıkıp uçuşmaya başlarlar. Bizlerde Hazirandan sonra ürün güvenliği için ilaçlama yapmayız. Böcekler yaz aylarında 2 ay kadar çiftleşip, ağaç köklerine yakın bölgelere yumurta bırakırlar. Bu yumurtalardan larvalar çıkar. Ağustos sonu, eylül aylarında birinci aşama larvalar toprağın 5-10 cm derinliğinde gözlemlenir. Bu yüzden her sene hasattan sonra damlatıcılardan ilaçlama yaparız. Bu larvaları yok eder. Bu sene iki defa yapılan ilaçlamayı dip kurdu önlemi için mayıs ve haziran ayında üstüste uyguladık. Hasat dönemine 90 gün kala uygulama yaptık ve hasat sonrası her zaman yaptığımız bu uygulamayı ilk defa yapmadık. İlacımızı iki dönem için aldık ve erken kullanımla bitirdik.
Eylül ayında yaptığım bahçe ziyaretinde, bir ağaçta diğer ağaçlara nazaran yaprak dökme ve sıkıntı gözlemledik. Bu bölge daha önce dip kurdu bulduğumuz bir alandı. Hatta etkilenen bir ağacın hemen yanıydı.. Etkilenen o Ağaç kök ilaçlaması ve ek hümik asit takviyeleri ile geri dönmüştü. Dolayısıyla köklerde inceleme yaptık. Bu inceleme sonucunda bu ağacın köklerinde manas pupa ve larvalarına rastladık. Bu böcekler 3 evreli larvalara sahhiptir. Birinci evrede larvalar küçük olur, sonraki aşamalarda ise büyür ve daha aşağıya iner. 1,5 metre kadar aşağıya inebilir. Kökleri çok aşağılardan da yiyeblir. Yukarıdayken yukarıdaki saçak köklerden beslenmeye başlar ve aşağıya iner. Bu yüzden ilaçlamalarda ilacı kademe kademe sulayarak aşağıya indirmekte fayda var. İlaçlamayı yaptıktan 3-4 gün sonra suyu daha aşağıya indirmek gerekebilir. Sonra daha aşağıya indir. İlacın etkisi geçene kadar 14-21 gün içinde her kademede bulunan larvalar yokedilir. Zehri alan larvalar okuduğum bazı araştırmalara göre 10 gün içinde ölüyor. Eğer bahçenizde her sene bu böcek zararı gözlemleniyorsa sadece yukarıdaki genç larvaları öldürmeniz ile sonuç alınması zordur.
Halil ile beraber larvalı bölgede ve diğer bölgelerde kazı yaptık. Her yerde bu larvalara rastlamadık. Sadece bir bölgede böcek zararına rastladık, bu bölge aynı zamanda dip kurdu bulduğumuz bölge ile aynı bölge..Bu bölge böceklerce tercih edilen bir alan. Sebebine gelince burası eskiden hayvan gübresi kullanılan, daha kumlu ve yumuşak toprak yapısına sahip bir bölge. Hayvan gübresi ve yumuşak toprak tercih sebebi sonucunu çıkarabiliriz.
Erkekler geceleri ışıklara uçuşurlar. Işıklı tuzaklarla yapılan çalışmalarda %99 Erkek yakalandığı gözlemlenmiş. Dişiler nadir uçuşuyorlar. Çiftleşip toprakta yumurtalarını bırakıyorlar. Çiftleşme dönemlerinde, yani yaz aylarında ağaç etrafındaki deliklere dikkat derim.
Bence meyvacılık yapan herkes bu dönemlerde, eylül aylarında, ağaçlarını ve topraklarını incelemeli. elek yardımıyla topraklarındaki larvaları gözlemlemeli, önlemini almalı zira bu bahçede ilerisi için ciddi verim kaybına yol açacaktır. Biz tüm bu çalışmaları verim dönemini düşünerek çok ciddiye alıyoruz. 3-4 sene sonrasına bu şekilde hazırlanıyoruz. Tarım çok uzun soluklu bir sektördür ve değişkenler çok fazladır.
Şimdi üçünc uygulama yapıldı ve sonuçlarını inceliyoruz. Bahçenin sadece bir bölgesinde gözlemlenmiş olmasını sevindiri buluyoruz ancak bu böceklere karşı önlem almaya önceki yıllardaki gibi devam edeceğiz. Tuzak, kimyasal mücadele, biyolojik mücadele konusunda çalışmalarımız var. 2015 yılında diğer zararlılarla yaptığımız müdadelerde olduğu gibi, kimyasal mücadeleye, tuzaklar ve biyolojik mücadeleyi ekleyerek devam edeceğiz.

Haziran Böceği

Mayıs Böceği
UC Cooperative Extension | Agricultural Experiment Station Kaynağından aldığım bazı görüntüleri paylaşmak isterim.
Kaynak ve Resim:UCANR
Çok derinlere inmiş ve bir ağacı öldürmüş 3. seviye larva araması..
Kaynak ve Resim:UCANR
Yerde bulunan delik örneği.
Kaynak ve Resim:UCANR
Yaşam döngüsü. Sırasıyla, yumurta, Birinci evre, 2. Evre, 3.Evre Pupa ve Yetişkin.
Kaynak ve Resim:UCANR
Soldaki böcek dişi sağdaki ise erkek.
Kaynak ve Resim: UCANR
Bir badem ağacının kalın köklerinin larvalar tarafından yenmesi.
Kaynak ve Resim:UCANR
Amerikada yapılan bir deney, 20 adet larva 60 gün içinde solda görülen kökü %50'den fazlasını yokedebiliyor. Bu şekilde devam ettiğini düşünürsek ağaç ölüyor. Bu larvalar yetişkin olup topraktan çıkana kadar kökleri yiyerek yaşamını sürdürüyor.
BAHÇEMİZDEKİ İLAÇLAMADAN 10 GÜN SONRA
Fotograf: Halil Göktaş
İlaçlamadan 10 gün sonra bahçede kontrol yapmamız gerekiyordu. Bu kontroller sonucunda ölü dişi manas ve ölü larvalar bulduk.
Fotograf: Halil Göktaş
Fotograf: Halil Göktaş
Toprağı elediğimizde 15 cm de ergin dişi manas ölülerine rastladık. 40-50 cm de ile ilaçlamanın işe yaradığını gösteren ölü larvalara rastladık. Bazı forumlarda kullandığımuz Ethopropos etken maddeli ilacın işe yaramadığını yazmışlardı. Biz yaradığını gözlemledik. İşe yaraması için önce toprağı iyice suladık. Sonra danışman ziraat mühendisimizin verdiği dozda kullandık. Toprak ıslak olduğundan ilaç ağacın tüm köklerine ulaştı.
Mayıs ayında yaptığımız toprak ilaçlamalarında anladığımız kadarıyla topraktaki dişileri, hasat sonrasında da yumurtadan çıkan larvalardan ağaç köklerini temizleyebiliyoruz.
25 Eylül 2014 Perşembe
10 Eylül 2014 Çarşamba
Hasat Sonrası
Hasat'tan sonra yapılacak işlerle ilgili olarak farklı görüşler aldık. Bir kısım hasattan sonra suyu kesmek gerekir, ağaç meyve gözüne dönmeli derken, başka bir görüş suyu keserseniz meyva gözleri oluşumu düşer.
Suyu kesende gördük, veya suyu olmadığı için vermeyende, suyu kesmeyen bahçelerde gördük. Bunların sonraki yıllardaki verim durumlarını incelemediğimizden yorum yazamayacağım.
Bu konuda Amerika'dan badem uzmanlarına da sordum. Bizim ziraat mühendislerimiz ve yetiştiricilerimiz ile de görüştüm. Bizim çalıştığımız yüksek ziraat mühendisi suyu kesmemek gerektiğini savundu, Amerika'daki uzmanlarda bunu savundu. Biz bu bazda su vermeye devam ediyoruz.
Bu dönem iklim kayıtlarımızda dikkatimizi çeken bir durum oldu. Şu an Mayıs ayı hava şartlarında devam eden bir gece gündüz durumu var. Sadece toprak Mayıs'a göre 5-7 derece daha sıcak. Nisan ve Mayıs dönemleri ağaçlarımızın en hızlı sürgün verdiği dönemler. Bunu baz alarak ağaçlarımıza azot gübrelemesi vermeye karar verdik. Yapraktan gözlere yönelik gübreleme yaparken kökten de azot ve su desteği verdik.
15 günde yeni bir boğum ile beraber yeni bir sürgün daha oluştu. 2014 sürgünleri ikinci katı çıkıyor gibi diyebiliriz. Bu bize sürgün boyu ortalamalarımızı yükseltme şansı veriyor. Yani 2 sene sonra daha fazla göz oluşturacak bir alana sahip olma durumu.
İlk olarak 29 Ağustosta ağaç başına 55 gram X1 isimli (Agro-bene firmasının özel bir sıvı azotlu gübresi) verdik.
2-3 gün sonra sulama yaptık.
Daha sonra 4 Eylül 2014'te ağaç başına 55 gram X1 gübreyi ikinci defa verdik ve ardından toprak nem durumuna göre tekrar sulama yaptık.
Aşağıda 15 günde oluşan yeni kat sürgünlerin resimlerini görebilirsiniz.
Fotograf: Halil Göktaş
Fotograf: Halil Göktaş
Fotograf: Halil Göktaş
Bu sürgünlerin 15 günde bu seviyeye gelmesini takip ediyoruz. Eylül sonu hatta yağmurlara kadar sulama devam edecek. Ölçtüğümüz 1 metre sürgünlerin üzerine ne kadar daha yeni sürgün geldiğini tespit edeceğiz.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





























