3 Mart 2014 Pazartesi

Bakla Zınnı, Tropinota Epicometis Hirta veya Tropinota SqualidaMücadele 2014

Geçen sene bu zararlı ile ilgili yazımı aşağıdaki linkte bulabilirsiniz.

http://turatarimbadembahcesi.blogspot.com.tr/2013/03/bakla-znn-epicometis-hirta.html

Bunlara ek olarak geçen seneden bu yana öğrendiklerimizi veya çalışmalarımızı sizlerle paylaşmak isterim.

Bu böcek Mısır'da Tropinota Squalida olarak gözlemleniyor.




















Sol taraftaki bizde görülen Tropinota Epicometis Hirta.Sağ Taraftaki ise Tropinota Squalida.


Mısır'da bu böcekler 16 Kasım'dan Mayıs sonuna kadar gözlemleniyor. Erginleri Havalar ısınınca uyuşma durumunda toprakta duruyorlar.
Bizde ise havalar çok ısınınca Temmuz ortası ve Ağustos aylarında toprakta uyuşma modunda, bir nevi yaz uykusu modunda geçirirken, kışı da erginleri aynı şekilde toprakta kış uykusu modunda geçiriyor.
Hava sıcaklıklarının 16-25 derece olduğu dönemlerde en çok görüldükleri dönem.
Eylül- Kasım aylarında hava sıcaklıkları 16-25 derece arasına düştüğünde gözlemleyip tekrar uçuşup uçuşmadıklarına bu sonbahar bakacağız.  Tekrar çıkıp 2 ay içinde yumurtlama faaliyetleri olan bölgeler olabilir. Belki bazı bölgelerden gelen bu böcekle başa çıkamıyoruz feryatlarının sebeblerinden biri bu olabilir. Bu bölgelerde o dönemler ilaçlama yapmak gerekebilir. Bunu mantık olarak bu şekilde yorumluyorum, ancak bunu bu sezon sonu göreceğiz.

Bizim yaptığımız ölçümlere göre toprak sıcaklığı 10 dereceye ulaşınca ergin uçuşmaları tek tük gözlemleniyor. Bu ara ağaçlarımız henüz açmaya başlıyor veya henüz açmamış durumda. Geçen sene bir bölgede arılar gelmeden, toprağa insektisit uygulaması yaptık. Bahçenin o bölgesinde bu böcekleri çok az gözlemledik. O bölgede mavi leğenler boş kaldı. Bu sene ise  geçen sene bahçede en çok gözlemlenen yerde aynı uygulamayı yaptık.  Sonuçlarına bakacağız.

Tabii ki uçarak başka yerlerden geliyorlar. Bu yüzden bahçeler bu uygulamaları beraberce yapmalı.
Entegre Zararlı Mücadelesi (EZM) bu zararlılın zarar oranını düşürebilir.

Arılar gelmeden ve arılar gittikten sonraki dönemlerde hava sıcaklıkları çok çıkmadan yapılan ilaçlamalarda da nesilleri kırılabilir. Çok sıcaklara ise gözlemlerseniz erginleri toprakta bulabilirsiniz.

Bizim bu sene de gözlemlerimiz ve yaptığımız uygulamalar bir nebze işe yararsa bahçe koruma programınıza ekleyeceğiz.

Ayrıca dünyanın her yerinde bu mavi leğen uygulanıyor. Ancak renk açık mavi olmalı. İçine elma kokulu bulaşık sabunu damlatan var, dut pekmezi damlatan var veya yurtdışında Macaristan'da yapılan bir çalışmada Cinnamly alcohol (3-phenyl-2-propenyl alcohol) ve trans-anethole ((E)-4-propenyl-methoxybenzene) formülü mavi leğenlere böcek çekici maddeler olarak ekleniyor. Bu formülün başarılı olduğunu bir çalışmada okudum. Ancak henüz deneyemedik. Bu formülü yaptırabilirsek bu dönem denemek isteriz.

Zınnı ile ilgili ülkemizdeki bazı entamoloji hocalarından ve yurtdışından bazı hocalardan bilgiler araştırıyorum. Bu konuda çok fazla detaylı çalışmaya şu ana kadar rastayamadım. Genelde dönemsel tuzaklarda yakalanan böcek sayıları ile ilgili rakamlar var. Ancak hava ve toprak sıcaklıkları ile ilgili çalışmalara rastlayamadım. Bu çalışmaların yapılmasına ülkedeki verim artışı açısından önemli.

Mesela bu böcekler Mart ayında iyice gözükmeye başlıyorlar, ancak bahçeniz geçci bir çeşit ise çoğaldıkları dönem ağaçlarınız çiçek açıyor ve bu böceklerin saldırısına uğuyor. O saatten sonra arılarda geldiğinden ilaçlama ve mücadele yapmak zorlaşıyor.

Size tavsiyem bahçenizde Kiriş Otu, Protea Aristata, Chrysanthemum Carinatum (bir çeşit kuzey afrika papatyası) , bu papatyanın sarı ve beyaz renkli olanları seçilerek tuzak bitkiler kurabilirsiniz.
Protea Çiçeği

Kuzey Afrika Papatyası
Kiriş veya Çiriş otu (Asphodelus Albus)

Bu tuzak bitkilerde erginler topraktan çıkıp bahçenizde uçuşmaya başlayınca arılar gelmeden ve ağaçlarınız çiçek açmadan toprak ilaçlama yapabilirsiniz.

Tuzak bitkiler bakımından iki görüş var:

1.Görüş tuzak bitkileri çok fazla bahçenize dikmeyin, böcekleri çekersiniz.

2.Görüş ise bol bol tuzak bitki kurun. Bu bitkiler ağaçlardan alçak olduğu için ve bu bitkileri bu böcekler daha çok sevdiği için ağaçlarınıza çok gelmezler.

Bu böcekler beslenmek amacıyla ağaçların çiçeklerine geliyorlar. Bu görüşlerden şu ana kadar 2.sine yakınım. Ancak hangisinin daha doğru olduğu bir kaç yıl içinde anlayacağız.

Neden 2.sine şimdilik daha yakınım? Bizim bahçemizde çiriş otu çok fazla. Bizde geçen sene saldırı çok olmadı, tüm böcekleri bu tuzak bitkilerin üzerinde gördük. Geçen sene nerdeyse her ağacın yanından çiriş otu çıktı. Ağaçlarda böcek göremezken Çiriş otlarının üzerinde onlarca böcek vardı. Neden 1. görüş haklı çıkabilir.? Bu sene daha çok ağacımız çiçek açacağından saldırıyı daha detaylı gözlemleyeceğiz. Belki geçen sene ağaçlarımızın yaşından dolayı az çiçek açması bu sonuçları doğurdu.
Ama bunu tam manasıyla teyyit etmek için bir iki sezon daha gözlemlememiz gerekiyor.


Kısacası bu böceğin mücadelesi böceğin gözlemlenmediği dönemde de yapılması gerekiyor. Müdahele böcek gelmeden, uyanmadan yapılmalı. Mavi leğen konmadan önce doğru zamanlarda EZM yapılmalı nesiller kırılmalı. Sonra bu mavi leğen ve tuzaklar çiçek mevsiminde kurulmalı. Hiç birşey yapmayıp  sadece çiçek dönemi mavi leğen koymanın etkin bir mücadele olmadığını düşünüyorum.

Bu konuda bilgisi olan değerli hocalarımız ve üreticierimiz var ise bizlerle bilgi paylaşmalarını dileriz.

3 Şubat 2014 Pazartesi

Klasik Tanımlardan Uzak, Fidan Alırken Nelere Dikkat Edilmeli?


Fidan alırken dikkat edilecek standart tanımları internet üzerinde bulabilirsiniz.
Ben size farklı olarak pratik kısa bilgi vereceğim. Kendi bahçemizde başımıza gelenlerle alakalı olarak ne öğrendik onu paylaşacağım.

Ne öğrendik?

1-    Anaç seçimi çok önemli

2-    Çeşit seçimi çok önemli. Fidancının mühendislerin  elindeki anaçlar veya çeşitler değil veya mühendisin tahminleri değil, tabiattan aldığınız verilere göre tabiatın size söylediği çeşitler ve anaçlar dikilmeli

3-    Fidanınızı 1-1,5  yıl öncesinden hazırlatın

4-    Fidanlıktan hastalık analizleri testi isteyin. Sonradan hastalıklı fidanlar size gelirse yatırımınız çok darbe alıyor.

5-    Fidanlıktan üretim yapılan toprak killi ise, veya tüplerin toprağı killi ise oradan fidan almayın, o kil yüzünden kök çürüklüğü yaşanıyor. Bizde yaşandı.

6-    Tüplü fidanlarda ayrık otu vs.. yabancı ot var ise tüpten çıkarıp temizleyip o şekilde çıplak köklü dikim yapın.

7-    Güvendiğiniz fidanlıktan fidan alın. Tavsiye önemlidir. Ben bahçeyi kurarken aldığım fidanları ve üreticiyi tavsiye edemiyorum, Hala oradan aldığımız kendini kurtaramayan fidanlar oldu ve onları değiştiriyoruz. Ama daha sonra tanıştığım fidancıyı tavsiye edebiliyorum. Sonradan aldığım fidanların hepsinin temiz çıkması ve 1 sene geç dikmeme rağmen diğerlerine yetişmesi, hatta geçecek olacağını görmem üzerine tavsiye edebiliyorum. Hatta yeni bahçe fidanlarımı siparişini 1,5 sene evvelden gönül rahatlığı ile verdim.

8-    Fidanın boyu, yok 1+1 yaş vs.. pazarlama kelimeleri olduğunu düşünüyorum, fidan sağlıklı ise zaten coşuyor. 80 cm 1+1 yaş fidan alıp, diker dikmez kafasını diz hizasından zaten kesiyoruz. Sağlıklı fidan güzel dallanıyor. Kökleri düzgün gelişiyor önemli olan bu.

9-    Fidan yetişirken kökler içeriye dönmüş ise o ağaç küçük kalıyor, dikkat edilmeli.


Size bizim bahçe kurulurken aldığımız ve  sorun yaşadığımız fidanlardan bir kaç örnek..



3 yıldır gelişmeyen fidan, kökler içeri dönük ve toprağa kök atamıyor. Değiştirilmeli. Ayrık otu da sarmış

      3 yıldır gelişmeyen fidan, kökler içeri dönük ve toprağa kök atamıyor. Değiştirilmeli
 Killi toprak içinde tüplenen badem fidanı, toprak killi hastalıklara sebeb oluyor  ve kökler içe dönmüş.
 Killi toprak yüzünden kök ıslak kalıyor ve kök boğaz kısmında ve köklerde çürüme yaşanıyor.


 Killi toprak yüzünden kök ıslak kalıyor ve kök boğaz kısmında ve köklerde çürüme yaşanıyor.

Bu işe girmek isteyenlere en önemli önerim, sağlıksız ve ucuz fidan almayın, daha fazla para harcarsınız. Bilmeden ve çok araştırmadan fidan almamanızı tavsiye ederim. Bir bilene danışın demiyorum , bahçe kurmuş, başından bu tür sıkıntılar geçmiş etrafınızdaki kişilere danışın. Ayrık otu vs.. fidanın tüpünde varsa ya almayın, ya da uzak bir yerde temizleyip çıplak köklü dikin. Ayrık ile başa çıkmak zor.

21 Ocak 2014 Salı

İklim Değişiklikleri ile Tarım


Çağımızın en büyük mücadelesi  iklim değişiklikleri yaşanırken dünya nüfusunu besleyebilmek.

Dünya nüfusu 7 milyar kişiye ulaştı. 2050’de 9 milyarın üzerine ulaşacağı hesaplanıyor. Dünyayı doyurmak için tarımsal üretim %70 artması gerekiyor.

İklim değişiklikleri tarımsal üretimi yüksek sıcaklıklar, hızlı sıcaklık ve nem değişiklikleri, kuraklık vb..direk etkiliyor

Bahçemizde son 3 yıldır iklim değişikliklerini yaşıyoruz. Buna göre kendimizce önlemler nasıl alınabilir o konu üzerinde odaklanıyoruz.

İklim değişiklikleri bizde Aşırı yağış, kuvvetli sel, kısa sürede aşırı yağışlardan dolayı yağış dağılımının olmaması sonucu kuraklık, ağaçların erken çalışmaya başlaması ve çiçeklenmeye yönelmesi şeklinde kendini gösteriyor.

2013-2014 19.Ocak günü iklim karşılaştırması

Aşırı yağış ve selleri göz önüne aldığımızda her sene bir kere büyük sel yaşardık, bu sene 2 kere büyük sel yaşadık ve ikisi de geçen seneki  yağışlara göre daha şiddetliydi.

Yağış dağılımın düzensiz oluşu yağış miktarını arttırsa da depolanması ve toprağın suyu alması açısından kuraklığa sebep oluyor. Bölge olarak sulak bir noktadayız, bu sene kuyudaki su miktarımızı nasıl etkileyeceğini göreceğiz.

Ağaçlarımız erken tomurcuklandı. Gezegenin ve havaların ısınması sonucu geç çiçeklenen çeşitler seçmemize rağmen Ocak ayında tomurcuklanmaya başladı. Geçen sene havalar sıcak gitmiş ve çiçeklenme Mart ayında gerçekleşmişti, tomurcuklanma ise Şubat ayında başlamıştı. Bu sene tomurcuklanma Ocak ayında başladı.

Son günlerdeki hava sıcaklıkları Ortalaması eğrisi


Toprak sıcaklığı 8 derecelerde olmasına rağmen, tabiat uyanmamasına rağmen , hava sıcaklığı  gün içinde 13-20 derecelerde gezinmeye başladı.

Yağış ve sel için Orman dairesinden dere yatağında düzeltmeler istedik. Zira dere yatağı sadece bizim bahçe için değil, civarındaki ev ve ekili alanlar için tehlike yarattı en son selde. Can kaybı olamaması sevindirici. 
Muğla Orman Bölge Müdürlüğü bu talebimizi yerinde gördü ve tüm önlemleri almak üzere ıslah çalışması başlattı. Şimdilik önlem açısından düzenlemeler yapıldı. Umarım yaz aylarında ıslah üzerine odaklanılır ve dere ıslahı sağlanır. Sel önlemini bu şekilde bertaraf etmiş oluruz.

Kuraklık konusunda eğer kuyumuz yeterli gelmeyecek duruma gelirse, önümüzdeki dönem büyük bir sulama havuzu ihtiyacı doğacak. Bu da alınabilecek bir önlem.

Öncekilere önlem düşünülebilir ama iklim değişikliğine müdahale edemeyiz. Global ısınmaya ülkeler  işbirliği içinde odaklanmalı. Gezegen ısındıkça tarım üretimi tehlikeye girecek.

 Bilindiği üzere, Erkenci çeşitlerle geçci çeşitler arasındaki fark, erkenci çeşitlerin soğuklama sürelerinin kısa olması. Soğuklama süresini tamamlayan ağaç çiçeklenir. Eğer soğuklama süresi dolmadan hava ısınır ve çiçeklenme olursa ağaç çiçeklerini döker. Bazen çiçek dökme olayını üretici yorumlarken bunu gözden kaçırabilir. Erkenci bölgeye geçci çeşit aşılanmasının sonuçlarından biridir.

Bahçemizde ağaçlarımız soğuklama süresini tamamladı ve ısınan hava ile beraber erken çiçek açma öncesi evre başladı.


2013- 2014 yılı Çiçeklenme Başlangıcı Dönemleri

Geçen hafta, ağaçlara budama sonrası olması sebebiyle Bordo bulamacı uygulaması yaptık. Bu uygulama çiçeklerin açma eğilimini durdurdu. Önümüzdeki hafta sıcaklıkların düşeceği tahminlere göre öngörülüyor. Bu erken açmaya önlem olabilir. Ama yine de geçen seneye göre erken açacak gibi gözüküyor. Tabii kestirilemiyor çünkü birden dondurucu soğuklarda gelebilir. Artık tahminler çokta tutmuyor.

Hava sıcaklıklarının ani düşüşler veya dolu yaratmayacağını bilsek belki erken açmasında sorun görmeyeceğiz. Ama erken açıp sıcaklıklar düşerse kaybımız büyük olur. Diğer yandan dolu şu ana kadar gözlemlememiş olmamıza rağmen, bu iklim değişiklikleri ani ısı değişimleri doluya çevirebilir.

Havalar sıcak gider çiçekler erken açarsa, toprağın geç ısınacağından ötürü zararlıların ağaçlarda açan çiçeklere zarar vermesi engellenecek. Mesela Bakla Zınnı.. Toprak ısısı artmadan görülmüyorlar. Çiçekler toprak ısınmandan açar ve meyveye dönerse ürüne zararı olmuyor. Bunu Datçada  gözlemledim. Orda ağaçlar erken çiçek açıp mart şubat-mart ayında meyveye dönüyor. Etraf bakla zınnı kaynıyor ama badem bahçelerine zararı olmuyor.


İklim değişikliklerine göre önlem almanın birinci yolu bahçenizin sıcaklık, nem vs.. değerlerini anlık bilmenizden geçiyor. Gözlem ile tahminlerle hareket etmek değişen iklim koşullarında hata payını arttırır.

Bizim ağaçlarımız kitaplarda geçci çeşit olarak geçiyor ve Nisanda çiçekleniyor yazıyor. Ama bizde artık Ocak, şubat aylarında çiçeklenme yaşanacağı gözüküyor.

Ağaçlarda takvim olmadığına göre, ağaç bulunduğu bölgenin değişen iklim koşullarına göre kendini programlıyor. Tabiatın bir parçası olarak tabiata uyumlular. Her şarta göre hazırlıklılar. Bizde tabiat ve ağaçları izlersek, tarımda üretim konusunda başarılı hedeflere ulaşabiliriz. Ağacı zorlamayla, ağaca yüklenme ile sınırlı başarılar yakalanabilir. Ağaçları tanıyarak ise sürdürülebilir tarım yapmak mümkün.

27 Kasım 2013 Çarşamba

Riskler

Tarımda riskler çok çeşitli. Her bahçenin veya tarlanın kendine göre riskleri vardır. Bu riskleri sıralamak ve risk analizimizi yapmamız faydalı olacaktır.
Genel anlamda üretimi ve işletmeyi ne gibi riskler etkileyebilir.

Yangın, sel, don, dolu, aşırı yağıs, aşırı nem, aşırı sıcaklık

Yalnış işletmecilik,

Hastalık ve Zararlılar,

Domuz, kuş, sincap ve benzeri canlılar.

Tarlanın konumu,

Fiyatlar,     vs…..bunları kendi içinde genişletebiliriz veya yeni riskler ekleyebiliriz.

Önlem alabildiklerimize önlem almak üzere çalışıyoruz.

Bizim bahçemizde bu dönem sel tehlikesi sürekli vardır. 3,5 yıldır bu sel tehlikesine karşı yanımızdaki dere kenarında setler çekerek ve çalışmalarımız oldu. Bugüne kadar buna engel olabildik.

Ancak global ısınma etkilerini her geçen sene hissetmeye başlıyoruz. Hersene bir kere ciddi sel tehlikesi ile bölgemiz karşıkarşıya kalıyor. Geçen sene çok büyük bir sel oldu. Son yılların en büyük seli denildi. Bu sene 2 kere oldu ve ikiside öncekilerine göre daha büyük sellerdi. Setler bir yere kadar işe yaradı.

Bulunduğumuz bölgede benzer bir  dere yatağı var.  Islah edilmişti ve orda sel tehlikesi bertaraf edilmiş durumda. Bizim dere ıslah edilmedi ve sürekli tehlike yaşıyoruz. Bununla ilgili geçtiğimzi yıllarda DSİ'den dereyle ilgilenilmesini istedik. Plana alınacağı söylenmişti.

En son gelen sel çok büyük oldu. Bahçemizde zarar olmadı ama komşularımız can tehlikesi atlattıklarını belirttiler. Bu konuyla ilgili Orman Bölge ile temasa geçtik ve durumun vehametini belirttik. Yardımcı olunacağı konusunda bilgi aldık ve bekliyoruz.

Hem orman yanı olmamız için kısa bir yangın yolu hem de dere içinde düzeltme yapılması konusunda yardım istedik. Bahçelerde riskleri düşürmek için devlet desteği gerekiyor. Çiftçinin gücü bir yere kadar yetebiliyor.

Geçtiğimiz yıllarda bahçemizin arkalarında orman içinde çöp atılan ve yakılan bir yer vardı. Bu konuda bahçemiz değil ama orman yangın tehlikesi yaşadı, Orman bölge bu konuda gerçekten düzgün bir çalışma yaptı ve o çöplüğü ordan kaldırdı, çöp atması yasaklandı. Dere kenarında hayvan ölüleri ve çöpler vardı. Köylünün kuyu sularını kullandığını düşünürsek sağlık açısından tehlike atlatıldığını daha iyi anlayabilriz.

Bizim bahçemizde aldığımız önlemler bir yere kadar yeterli, yangın ve sel riskini ancak devletin yardım eliyle düzeltebiliriz.

Yangın ile ilgili bahçede kuru ot bırakmayarak bizde mücadeleyi sürdürüyoruz.
Geçen yaz yalnış mangal kullanımı yüzünden bahçemizin dışından bize kadar yangın ulaştı. Ancak bahçede ot olmaması ve Orman Bölgenin çok hızlı müdahelesi sonucunda hiç zarar görmedik. Sanırım bir kaç dakika içinde müdahele olmuştu ki, İstanbul'da şehirde böyle hızlı bir müdahele yapılamazdı. Burdan Muğla Orman Bölge Müdürlüğü yangın ekibine teşekkür etmek isterim.

Diğer risklere bakınca don, dolu iklim şartlarına karşı uyarı sistemi oluşturuyoruz.

Domuz gibi canlılar için çitler kuvvetlendirilecek.

 Hastalık ve Zararlılar konusunda iyi işlemecilik ile mücadele ediliyor. Şu ana kadar başarılıyız diyebilirim. Bu çalışmalarımızı bölgesel entegre mücadeleye döndürmek için çalışıyoruz. Entegre mücadeleye geçilebilirse bu risk rahat minimize edilir.

Tarlanın konumu bahçe kurulmadan önce planlanırsa orda riskler minimize edilebilir.

Bu konulara bakınca elden birşeyler geliyor ama sel ve yangında elimizden gelen bir yere kadar.


Resimde görüldüğü üzere, dere bahçenin bir ucundan geçiyor ve sel ile gördüğünüz bu dere ilerisi daraldığından tamamen doluyor. 


Fiyatlar konusunda da riskleri nasıl minimize edeceğimizi de çalışıyoruz. Bu şimdilik çalıştığımız bir konu, çalışma tamamlanınca daha sonra yazacağım bir konu.

Şu an bahçemizde en büyük risk sel ve yaz aylarında yangın. Umarım devletimiz çok hızlı müdahele eder.

14 Kasım 2013 Perşembe

2013 Değerlendirme ve Badem Bahçesinde Kışın Neler Yapılır?

 Kış geliyor ve ağaçlar uykuya hazırlanıyor, biz ise çalışmaya başlıyoruz. Zira kışın iş çok yokmuş gibi gözükse de kış aylarında planlama yapılmayan bahçelerde yazın herşey acil olur. Yazın gelişme hızlı olduğundan müdahelelerde zaman çok kısıtlıdır ve hızlı olmak gerekir. Kış aylarında planlamaya gereken önem verilirse gereken müdaheleler zamanında yapılır. Bizde kış en fazla 2 ay olduğu için kışlık işler için, tabiatın uyanma dönemi sonrası yapılacak işlerin planlaması için zamanımız az ve değerli..

Bugün toprak analizlerimizi gönderdik. Her sene bu aylarda tutmayan veya ölen bir iki ağacı Araştırma ve Geliştirme anlamında laboratuara teste gönderiyoruz. Bu sene 1 ağacı laboratuara gönderdik. Geçen sene eskiden hasta olan ancak yaşama mücadelesi veren 2 ağaç göndermiştik ve bir hastalığa rastlamamıştık. Burda görmek istediğimiz, hedefimiz bu hastalıklı ağaçlara uyaptığımız uygulamaların hastalık etmenlerini yok etmesini görmemizdi.

2013'te ağaçlar iyi gelişti ve hızlı gelişti.


Geçen sene ocak ayı budamasının ardından bir karar almamız gerekiyordu.
Bahçe verim performansını 2013 te %55-60 bekliyorduk. Yani ağaçların yarısından fazlası azda olsa verime yatacaktı. Almamız gereken karar şuydu, 3. yılda badem alalım mı? yoksa ağaca yüklenmeyelim ve 4. yılda mı verime yatıralım?

Daha önce de gözlemlediğimiz gibi 3.yılında verime yatmış bazı bahçelerle tanıştık. 3.yılda verim almanın 4. ve 5. yılında hayal kırıklıkları yaşattığı bilgisini aldık. Yani bademe 3 yıl bak o sana ömrün boyunca baksın diye bir denklem yok. Bakarsan bağ, bakmazsan dağ olur denklemi daha doğru olur. Bahçe sahipleri 3.yıla geri dönme fırsatı olsa ağacı verime zorlamazdık şeklinde yorumlar yapmışlardı. Ve iyice araştırıp, danışmanımız olan yüksek ziraat mühendisimiz Aydın Lal Bey'in de bize tavsiyesini dinleyerek, 2013 verimini almama kararı aldık. Şubat ayında bir yanımız yapmasak mı diğer yanımız yapmalıyız diyerek son kez derin bir budama daha yaptık. Yapmak istemedik çünkü ağaçlarda meyva gözleri doluydu. Badem bahçesi sahipleri bu duyguyu bilir. Budamak istemeyiz meyvaları görünce. Sonucunda ağaçlar bu sene hızlı gelişti dedik, sebebi gübreler ve su meyvaya değil, ağacın dallanmasına, köklerin kuvvetlenmesine yönlendi.


Ağaç gelişimini tamamlamadan bademden verim almanın doğru olmadığını düşünüyoruz. Bunu önümüzdeki sene gözlemleyeceğiz. Bu blogtan yazacağız. 

Bu sene bu kadar derin budamaya rağmen yapılan testler sonucu aldığımız ürünün 1.sınıf badem olması bizi sevindirdi. İçi dolu, büyük, aromalı ve ağır bademlerimiz oldu.

Bizi mutlu eden ve yaptığımız uygulamaların işe yaradığını teyyit eden bir başka durum daha vardı. Yaklaşık karışık olarak şeçilen 100 kg badem kırdık ve hiçbirinden badem iç kurdu çıkmadı. Bu kontrol her sene yapılır. 2012 de aldığımız bademlerde iç kurduna az da olsa rastlamıştık ve bu sene çok iyi takip ettik.  Klasik takip sistemleri dışında ısı ve nem konusundaki dikkatli çalışmalarımız çok yardımcı oldu.  Bunu daha sonraki yazılarda anlatacağım. Sanırım bu yöntem klasik yöntemlerle birleşince daha pratik ve doğru kararlar almamızı sağlıyor.

2014'te bizi en çok zorlayacak zararlı ne olacak bilemeyiz, ama benim tahminim bakla zınnı, kuş, domuz, umarım sincaplar gelmez. Sincap şu ana kadar gözlemlemedik. 

Hastalıklar konusunda yorum yapamıyorum, umarım 2013 kadar hastalıksız bir yıl geçiririz. Bizim bölgemiz mantari hastalıkları destekleyen bir iklime sahip, bu şekilde gübreleme ve ilaçlamalar yapıyoruz. Bahçemizde ne zaman , ne tür hastalıklar olduğunu biliyoruz ama yeni hastalıklara karşı da hazırlıklı olmak gerekiyor.

Don, yangın, sel, dolu gibi risklere önlem almaya çalışıyoruz. Sel bentleri, yangına karşı ot temizlikleri önlemlerini alıyoruz. Geçen ay bölgemizde son yılların en büyük seli yaşandı. Yaptırdığımız bent sayesinde zarar görmedik, sonrasında bent tekrar güçlendirildi. Bölgemizde bademe zarar veren şu ana kadar don ve dolu yaşanmadı. Umarım bu şekilde devam eder.

2014 yılındaki programı veya maçı kafamızda oynayıp, geçmiş kayıtlarımıza bakarak önlemleri geliştirmeye çalışıyoruz. Prosesleri geliştirmeye çalışıyoruz.

Karşımıza yeni çıkabilecek sorunlarla ilgili geliştirdiğimiz sistem ile en hızlı şekilde sorunu tanımlayıp önlem almak için hazırlık ve eğitimler yapıyoruz.

Bunun dışında kışın neler mi yapıyoruz?  İlaç, gübre ve ekipman depomuzu her duruma anında müdahele edebilecek şekilde hazırlanıyoruz. Traktör bakımını yaptırdık. İlaçlama makinemizin temizliği ve kalibrasyonunuda kontrol edip eksikliklerini tamamlıyoruz.  Ecza dolabımız, yangın tüplerimiz kontrol ediliyor. Eksikler tamamlanıyor. Geçen sene kullanılan kimyasal ilaç kutuları kontrollü şekilde imha alanında tutanak tutularak yakılacak. Çitleri artık güçlendireceğiz. Kışın yapılacak işlerin sadece bir kısmı bunlar. Daha o kadar çok iş var ki 2-3 ay içinde tamamlamamız gerekiyor. Aslında kışın yazının başında belirttiğim gibi biz çalışırız ağaçlar uyur. Kışın iyi çalışırsak ve planlarsak yazın bize düşen iş hasat dışında sınırlıdır.