tarım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tarım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Ağustos 2014 Çarşamba

Geleceğin Çiftçisi



Gezegen ısınıyor. İklim şartları değişiyor. Nüfus artıyor. Ormanlar azalıyor. Su kaynakları tükeniyor.



Tarım sektörü tüm olumsuzluklara karşın, endüstrisi ve teknolojisi ile beraber aynı alandan yüksek verimlilik için çalışıyor.


Geleceğin çiftçileri teknoloji kullanarak daha kontrollü ve verimli olmak durumundalar.
Ürün kayıplarını en aza indirmek, verim düşüklüklerine uğramamak ve yüksek verime erişmek için teknolojileri kullanıyorlar.

Gelecekte tarımsal üretim yapılan alanların işletmeciliği profesyonel iş tanımlarına girecek. Badem yetiştirme uzmanı, elma yetiştirme uzmanı vs.. veya teknik alanın dışında bahçe işletme uzmanı.  
Bu yapılar yurt dışında tarımda başarılı olan ülkelerde zaten mevcut. Neden ilerlediklerinin cevabının bu olduğunu düşünüyorum. Odaklanma...

Bizim ülkemizde tecrübe ettiğimiz, her tür yetiştiricilikten anlayan uzmanlarla çevrili olduğumuz. Aslında buna uzmanlık demek doğru gelmiyor. Tabii ki Ziraat Mühendisleri diyebiliriz , ama hem bademden, hem elmadan, hem zeytinden, hem narenciyeden, hem armuttan vs.. anlayan mühendislere sahibiz. Mühendislerimize de haksızlık etmeyelim, çok değerli mühendislerimiz mevcut, bu onların yarattığı bir durum değil. Tarımsal üretim sektöründeki sistemsizlikten kaynaklanan bir durum.
Amerikada ceviz uzmanı ayrı, badem uzmanı ayrı, elma ve hatta bölgesel çeşitlere göre uzmanlar ayrı. Mesela bademde gözüken bir bakteriyel hastalığın tüm detaylarına odaklanıyorlar. Bunu her bölgede, farklı şartlarda takip ediyorlar. Sonunda da nasıl mücadelenin daha etkin olduğuna karar veriyorlar. Bu verilerde düzenli, bilimsel şekilde tutuluyor ve sonrakilere ışık oluyor. Gelişim böylece ilerliyor.
Yurt dışında bahçeler daha büyük, enstitülerle beraber birbirlerini destekleyen yapılar kurulmuş. Badem veya herhangi bir ürün ile ilgili hakim ziraat mühendisleri mevcut. Tıpta nasıl kulak burun boğaz uzmanı, kardiyolog vs.. farklı ise tarımda da elma uzmanı, badem uzmanı vs.. farklı.  Badem konusunda uzman bir ziraat mühendisine ceviz ile ilgili bir soru sorduğumuzda, kendisinin uzmanlık alanı olmadığını rahatlıkla söyleyebiliyor.

Geleceğin çiftçiliğinde bizde benzer bir yapıya geçmek durumundayız. Yakın gelecekte göreceğimiz üzere, bahçeler büyüyecek, uzmanlık yapıları kurulacak.
İşletme fakülteleri gelişerek, ziraat fakülteleri ile beraber tarımsal işletmecilik bölümleri açacak. Tarımsal üretim yapılan, genişleyen sahalarda saha işletme müdürleri, saha teknik müdürleri vs.. gibi yönetim birimleri oluşacak. Biri işletmenin finansal geleceği ile ilgilenirken, diğeri bahçenin bitkisel gelişimine odaklanacak. Bu gibi benzeri yapılara oluşacak. İşletmecilik ayrı bir önem kazanacak, maliyetlerini bilmek, maliyet kalemleri üzerinde karşılaştırmalar yapmak, üretim fiyatlarını net görmek önemini arttıracak. Aynı zamanda teknik olarak yapılan işlemlerin üzerine de odaklanılması ve doğru kararlar almak için kayıtların önemi artacak. Küçük verilerin birleşmesi her anlamda verimlilik kapısının anahtarını oluşturacak.
Üretim alanınızın küçük olmasının hiçbir önemi yok. Eğer saha büyüklüğünü esas alırsanız yanılırsınız. Öyle olsaydı Ukrayna etrafımızdaki en bilinçli ve verimli üretim yapan ülke olurdu. Oysa toprağı olmayan Hollanda ve İsrail gibi ülkeler dünya tarımında, tarım teknolojilerinde, bilgide lider ülkeler.



Üretim alanınız ne kadar küçük olursa olsun, geleceğin çiftçisi olarak, bilimsel odaklanma ile küçük verilerden büyük verilere ulaşabilirsiniz. Bu konuda sizleri destekleyecek çok önemli olduğunu düşündüğüm bir çalışmamızı yakında sizlerle paylaşacağız.



27 Kasım 2013 Çarşamba

Riskler

Tarımda riskler çok çeşitli. Her bahçenin veya tarlanın kendine göre riskleri vardır. Bu riskleri sıralamak ve risk analizimizi yapmamız faydalı olacaktır.
Genel anlamda üretimi ve işletmeyi ne gibi riskler etkileyebilir.

Yangın, sel, don, dolu, aşırı yağıs, aşırı nem, aşırı sıcaklık

Yalnış işletmecilik,

Hastalık ve Zararlılar,

Domuz, kuş, sincap ve benzeri canlılar.

Tarlanın konumu,

Fiyatlar,     vs…..bunları kendi içinde genişletebiliriz veya yeni riskler ekleyebiliriz.

Önlem alabildiklerimize önlem almak üzere çalışıyoruz.

Bizim bahçemizde bu dönem sel tehlikesi sürekli vardır. 3,5 yıldır bu sel tehlikesine karşı yanımızdaki dere kenarında setler çekerek ve çalışmalarımız oldu. Bugüne kadar buna engel olabildik.

Ancak global ısınma etkilerini her geçen sene hissetmeye başlıyoruz. Hersene bir kere ciddi sel tehlikesi ile bölgemiz karşıkarşıya kalıyor. Geçen sene çok büyük bir sel oldu. Son yılların en büyük seli denildi. Bu sene 2 kere oldu ve ikiside öncekilerine göre daha büyük sellerdi. Setler bir yere kadar işe yaradı.

Bulunduğumuz bölgede benzer bir  dere yatağı var.  Islah edilmişti ve orda sel tehlikesi bertaraf edilmiş durumda. Bizim dere ıslah edilmedi ve sürekli tehlike yaşıyoruz. Bununla ilgili geçtiğimzi yıllarda DSİ'den dereyle ilgilenilmesini istedik. Plana alınacağı söylenmişti.

En son gelen sel çok büyük oldu. Bahçemizde zarar olmadı ama komşularımız can tehlikesi atlattıklarını belirttiler. Bu konuyla ilgili Orman Bölge ile temasa geçtik ve durumun vehametini belirttik. Yardımcı olunacağı konusunda bilgi aldık ve bekliyoruz.

Hem orman yanı olmamız için kısa bir yangın yolu hem de dere içinde düzeltme yapılması konusunda yardım istedik. Bahçelerde riskleri düşürmek için devlet desteği gerekiyor. Çiftçinin gücü bir yere kadar yetebiliyor.

Geçtiğimiz yıllarda bahçemizin arkalarında orman içinde çöp atılan ve yakılan bir yer vardı. Bu konuda bahçemiz değil ama orman yangın tehlikesi yaşadı, Orman bölge bu konuda gerçekten düzgün bir çalışma yaptı ve o çöplüğü ordan kaldırdı, çöp atması yasaklandı. Dere kenarında hayvan ölüleri ve çöpler vardı. Köylünün kuyu sularını kullandığını düşünürsek sağlık açısından tehlike atlatıldığını daha iyi anlayabilriz.

Bizim bahçemizde aldığımız önlemler bir yere kadar yeterli, yangın ve sel riskini ancak devletin yardım eliyle düzeltebiliriz.

Yangın ile ilgili bahçede kuru ot bırakmayarak bizde mücadeleyi sürdürüyoruz.
Geçen yaz yalnış mangal kullanımı yüzünden bahçemizin dışından bize kadar yangın ulaştı. Ancak bahçede ot olmaması ve Orman Bölgenin çok hızlı müdahelesi sonucunda hiç zarar görmedik. Sanırım bir kaç dakika içinde müdahele olmuştu ki, İstanbul'da şehirde böyle hızlı bir müdahele yapılamazdı. Burdan Muğla Orman Bölge Müdürlüğü yangın ekibine teşekkür etmek isterim.

Diğer risklere bakınca don, dolu iklim şartlarına karşı uyarı sistemi oluşturuyoruz.

Domuz gibi canlılar için çitler kuvvetlendirilecek.

 Hastalık ve Zararlılar konusunda iyi işlemecilik ile mücadele ediliyor. Şu ana kadar başarılıyız diyebilirim. Bu çalışmalarımızı bölgesel entegre mücadeleye döndürmek için çalışıyoruz. Entegre mücadeleye geçilebilirse bu risk rahat minimize edilir.

Tarlanın konumu bahçe kurulmadan önce planlanırsa orda riskler minimize edilebilir.

Bu konulara bakınca elden birşeyler geliyor ama sel ve yangında elimizden gelen bir yere kadar.


Resimde görüldüğü üzere, dere bahçenin bir ucundan geçiyor ve sel ile gördüğünüz bu dere ilerisi daraldığından tamamen doluyor. 


Fiyatlar konusunda da riskleri nasıl minimize edeceğimizi de çalışıyoruz. Bu şimdilik çalıştığımız bir konu, çalışma tamamlanınca daha sonra yazacağım bir konu.

Şu an bahçemizde en büyük risk sel ve yaz aylarında yangın. Umarım devletimiz çok hızlı müdahele eder.