2003 ten beri yaklasık 15 yıldır Devletimiz Badem ve Ceviz üretimini arttırmak ve ithalat oranını düşürmek için Özel ağaçlandırma projelerine destek verdi. Bu Destek ile yeni bahçeler kurulmaya başladı. Bu bahçe kurulma işleri 2010 dan sonra hızlandı ve önemli ölçüde bahçeler kuruldu.
Türkiye USDA rakamlarına göre ortalama 10.000 ton badem üretiminden 15.000 ton badem üretimine yükseldi. Tabi daha istenilen verime gelmeyen bir çok bahçe var. Bunlarda geliştikçe üretim miktarı çok daha yukarılara gidecek ve ithalat konusundaki açık daralacak belki bitecek.
Malesef ceviz ve bademde bu sene %43,5 olan ithalat vergisi oranı Ocak ayında %15 e düşürüldü.
Yerli üretici üzerine düşeni yapıp Badem üretimini 15000 ton a çıkardığı halde ithalat vergisinin düşürülmesi çok anlamsız. 25000 ton ithalat yaptığımız gözüküyor. Yani 40.000 ton ihtiyacımızın sadece 15.000 ton u yerli üreticiden karşılanıyor. Tersi bir durum olsa yerli üretim 30.000 tonlara çıktığında kalite rekabeti sağlamak adına bazı indirimler düşünülebilirdi. Ancak Badem üretimi arttığı halde ki daha ithalat rakamlarına yaklaşamadık bile, vergi düşürülmesi direk yerli üretimi etkilecek. Çok basit bir hesapla, mesela 10 lira olan bademin, 6,7 lirası vergi-3,3 lirası badem ise.. 10 liralık bademlin 3.3 lirası badem 1,5 lirası vergi olacak. Yani 10 liralık bademin fiyatı 4,8 tl ye inecek. Yaklaşık %50 lik bir fiyat düşüsü olacak. Döviz %10 civarında değerlenirse, fiyat 5,8 tl lere gelecek.
Girdi maliyetlerine bakarsak 50.000 lira gideri olan bir bahçe 6 ton badem aldığında 10.000 lira yıllık elinde kar kalacak. Bu durum dahi üreticiyi zor durumda getiriyor. Ama yeni duruma göre retimin üstüne 20.000 lira borçlanacak. Türkiye'de bahçeler büyük değil. Büyük olmadığından birim maliyetler , sabit giderler yüksek ama gelirler de düşük. Bu model de üretici sınıfı orta ve küçük bahçelerden oluşuyor. Orta ve Küçük bahçelerin olduğu bir ülkede üretimi artan ve badem yatırımlarının arttığı bir dönemde ithalat vergisinin %15 e düşürülmesi, bu sektörden yerli üretimi kaldırmak demektir.
Yapılan itirazlar sonucu bundan geri dönüleceği ümit ediliyor. Badem Ocak 2017 ve 2018 ithalatlarına ve 3 aylık dönem dolunca bu aralığa bakıp farkları incelemekte fayda var. Bu bize önümüzdeki sene fiyatların ne kadar etkileneceğini gösterir.
Badem bahçesi tecrübelerinin paylaşılması
facebook/turatarim
twitter @turatarim
E-Mail ile Ulaşın
www.turatarim.com
ENGLISH
14 Şubat 2018 Çarşamba
13 Haziran 2017 Salı
Bahçemizi Nasıl Gübreledik, Gübreliyoruz?
Gübreleme konusunda yaptığımız en önemli işlem az ama sürekli gübreleme. Gübrelemeden sonuç almak için ağacın bir ritme girmesi önemlidir. Ağaç ritmi yakaladığı zaman durmaz. Bu gübrenin yanında düzenli sulama rejimi ile de desteklenmeli. Bizim ana odağımız ağacı bir ritme alıştırmak. Her hafta az az ağaçların büyüklüğüne ve yaşına göre dönüşümlü gübreleme yapıyoruz.
Toplu gübre verildiği zaman gübrenin büyük kısmı yıkanıyor ve istenilen sonucu alamıyorsunuz.
İkinci önemli konu sıvı organik enzimli gübreler kullanıyoruz. Enzimli gübrelerin içeriğinin büyük çoğunluğunu ağaç ilk gün alıyor. Bu ayrı bir avantaj sağlıyor. Ağaç gübreyi alabildi mi alamadı mı gibi soru işareti kalmıyor. Meyvaya yatma konusunda enzimli gübreler daha iyi sonuç veriyor. Mesela %10 Azot %25-28 etki ediyor ama ağaç %10 Azot almış oluyor ve P ve K dengeli kalıyor. Ağaç büyürken meyve gözlerini de oluşturuyor.
Üçüncü olarak gübre vermeden önce iyi sulama yapıyoruz, kademeli bir kaç gün sulayıp suyun toprağa doymasını sağlıyoruz. Üzerine gübre ve 10-15 dk yaklaşık ağaç başına 4-5 litre su diyebilirim veriyoruz ve kısa sulama ile gübreyi köklere indiriyoruz.
Kullandığımız gübreler çok iyi sonuç veriyor ama en önemlisi gübreleri verimli kullanıyoruz. Sulama ve yağış ile yıkanmasını engellemiş oluyoruz.
Gübreleme zamanlaması ayrıca önemli. Ağaçlar bir baş parmağı kadar yaprak açmadan gübreleme yapmıyoruz ve yapraklar dökülmeye dönmeye başladığı zamana kadar gübreleme devam ediyor. Çünkü ağaçlar sadece yaprağı varken gübreyi gövdeye, dallara ve meyve gözlerine taşıyabiliyor. Eskiden kışın ağaçlar açmadan gübre verirdik. Biraz klasik yöntem. Mart yağmurlarıyla nerdeyse tamamının yıkandığını ağaç yaprak açana kadar gerekli desteği veremediğimizi gözlemledik. Onun yerine kışa girmeden ağaca ihtiyacı kadar gübreyi depolaması için vermek çok daha mantıklı.
Ağaç çiçek zamanı bir sene önceden gövdesinde depoladığı elementlerle canlanıyor. Ağaç uyanmaya başladığı zaman gövdede depolanmış gıdası yaprak açana kadar hazır olmalı.
Gübrelemede tavsiye edebileceğim gübreyi toprakta verimli kullanmaya odaklanmalıyız. Bir iki kere bol gübre atmak her sene iyi sonuç vermeyecektir. Genelde gördüğümüz birsene veriyor bir sene vermiyor durumları buna bağlı. Gövdede yeterince element birikmediği zaman gövde deposu dolana kadar bir sezon daha bekliyor ağaç. Bu yüzden ürün kayıpları çok oluyor.
Bu sene Haziran başına kadar uyguladığımız programdan kısa bir örnek vermek istiyorum.
Toplu gübre verildiği zaman gübrenin büyük kısmı yıkanıyor ve istenilen sonucu alamıyorsunuz.
İkinci önemli konu sıvı organik enzimli gübreler kullanıyoruz. Enzimli gübrelerin içeriğinin büyük çoğunluğunu ağaç ilk gün alıyor. Bu ayrı bir avantaj sağlıyor. Ağaç gübreyi alabildi mi alamadı mı gibi soru işareti kalmıyor. Meyvaya yatma konusunda enzimli gübreler daha iyi sonuç veriyor. Mesela %10 Azot %25-28 etki ediyor ama ağaç %10 Azot almış oluyor ve P ve K dengeli kalıyor. Ağaç büyürken meyve gözlerini de oluşturuyor.
Üçüncü olarak gübre vermeden önce iyi sulama yapıyoruz, kademeli bir kaç gün sulayıp suyun toprağa doymasını sağlıyoruz. Üzerine gübre ve 10-15 dk yaklaşık ağaç başına 4-5 litre su diyebilirim veriyoruz ve kısa sulama ile gübreyi köklere indiriyoruz.
Kullandığımız gübreler çok iyi sonuç veriyor ama en önemlisi gübreleri verimli kullanıyoruz. Sulama ve yağış ile yıkanmasını engellemiş oluyoruz.
Gübreleme zamanlaması ayrıca önemli. Ağaçlar bir baş parmağı kadar yaprak açmadan gübreleme yapmıyoruz ve yapraklar dökülmeye dönmeye başladığı zamana kadar gübreleme devam ediyor. Çünkü ağaçlar sadece yaprağı varken gübreyi gövdeye, dallara ve meyve gözlerine taşıyabiliyor. Eskiden kışın ağaçlar açmadan gübre verirdik. Biraz klasik yöntem. Mart yağmurlarıyla nerdeyse tamamının yıkandığını ağaç yaprak açana kadar gerekli desteği veremediğimizi gözlemledik. Onun yerine kışa girmeden ağaca ihtiyacı kadar gübreyi depolaması için vermek çok daha mantıklı.
Ağaç çiçek zamanı bir sene önceden gövdesinde depoladığı elementlerle canlanıyor. Ağaç uyanmaya başladığı zaman gövdede depolanmış gıdası yaprak açana kadar hazır olmalı.
Gübrelemede tavsiye edebileceğim gübreyi toprakta verimli kullanmaya odaklanmalıyız. Bir iki kere bol gübre atmak her sene iyi sonuç vermeyecektir. Genelde gördüğümüz birsene veriyor bir sene vermiyor durumları buna bağlı. Gövdede yeterince element birikmediği zaman gövde deposu dolana kadar bir sezon daha bekliyor ağaç. Bu yüzden ürün kayıpları çok oluyor.
Bu sene Haziran başına kadar uyguladığımız programdan kısa bir örnek vermek istiyorum.
Hazirandan itibaren NK içerekli, azot dengesini bozmadan potasyum ağırlıklı Festival NK ile devam ediyoruz.
11 Mayıs 2017 Perşembe
Verim Farklarının Sebebleri
Badem de Kaliforniya ile Türkiye arasındaki verim farklarının sebeplerini inceliyorum.
Kendi gözlem ve çalışmalarıma göre iki kategoriye ayırabilirim.
Birincisi,
İklim farklılarımız, anaç farklılıklarımız, doğru çeşit seçimi, çeşitlerin zenginliği ve toprak yapısı farkı.
Kendi gözlem ve çalışmalarıma göre iki kategoriye ayırabilirim.
Birincisi,
İklim farklılarımız, anaç farklılıklarımız, doğru çeşit seçimi, çeşitlerin zenginliği ve toprak yapısı farkı.
Verim düşüklüğü sebebleri %
Kaliforniya'da ağaçlar daha az stres görüyor çünkü gece gündüz sıcaklık farklılıkları daha düşük. Bizde meyvanın oluştuğu dönemlerde geceleri 10 derecelerin altı gündüzleri 20-25 bazı yerlerde 30 derecenin üstünü görüyoruz.
Ayrıca çiçek zamanı yağmura yakalanma risklerimiz daha fazla. Kaliforniya 'da çiçek dönemleri bizdeki kadar yağmur geçişleri yaşanmıyor. Bizde çiçekte yağmur geçisleri tozlanmayı etkiliyor. Bu yüzden bahçelerimizdeki kovanları Bombus arıları ile desteklememizde fayda var. Bu sene denedik ve olumlu sonuç aldık.
Anaçlar çok farklı. ABD de badem üzerine badem yerine hep Hybrid anaçlar kullanılıyor. Badem üzerine aşılanan badem yavaş gelişiyor. Oysa hybrid anaçlara aşılanan bademler hızlı gelişiyor ve erken verime yatıyor.Bizde de hybrid anaç çeşitleri kullanılmaya başlandı. Fidan kaliteleri yüksek. Hybrid Anaç ile hastalıksız fidanlar üretilmesi konusu verimi etkiliyor. Biz badem üzerine aşılı ve hastalıklı fidanlarla bahçe de dikime başladık ve bu bizi en az iki sene kadar geriye attı.
Çeşit seçim hatalarına rastlıyoruz. Birbirini yakalamayan çiçekli çeşitlerden çok fazla dikildi. Bunlar şimdi aşılanıyor değiştiriliyor bu bizim verimimizi düşüren başka bir faktör. Ayrıca badem için ülkemizde çok fazla çeşit zengiliği yok. Her iklime ve toprağa uygun şekilde badem çeşitleri dikilmesi gerekiyor.
Toprak kalitesi olarak Kaliforniya toprakları düz, verimli.. Bizde badem genelde kıraç topraklarda dikiliyor. Kıraç topraklarda, kireçli topraklarda dikilir gibi bir bilgi dolaşıyor. Oysa verimli topraklarda dikilen badem daha verimli oluyor. Bizde toprağımızın kalitesini gübrelemelerle destekleyebiliriz. Toprağı bizim gibi zayıf olan bahçelerde gübrelemeye çok önem vermek gerekiyor. Çok gübre basmak yerine doğru miktar, periyotlarla ve doğru sulama ilişkisini kurmalıyız. Sonuçta ağaca gübreyi su taşır.
Birinci kısımda anaç ve çeşit en önemli faktörler diyebiliriz.
İkinci olarak,
Verim düşüklüğü sebebleri %
Gübreleme farklılıklarımız var. Sık gübreleme yapıyorlar, bizden daha fazla gübre kullanıyorlar ve daha doğru zamanlarda gübre kullanıyorlar. Bu konu ile ilgili biz çalışma hazırlayıp paylaşacağım.
Sulama rejimine bakarsak, toprakları bizden daha cok su tutan bölgelerde bile daha fazla sulama yapıyorlar. Sulamaya bizden daha erken başlıyorlar. Bizde bu sulama rejimini uygulamaya başladık. Bu gübreleme ve sulama rejimi %64 kadar çiçeklenmemizi arttırdı. 3 yıldır çiçeklerimiz artarak devam ediyor. Seneye de arttırabilirsek bir sene verir bir sene vermez yani bitkinin periyodisiteye geçmesini engellemiş olabiliriz. Zaman gösterecek.
Son olarak Bakım, doğru budama, doğru zamanda doğru ilaçlama, ot mücadelesi başarısı... bunların hepsi verimi etkiliyor.
İkinci kısımda gördüğünüz üzere gübreleme ve sulama en önemli farklı yaratıyor.
Bahçe kurarken, doğru lokasyonda, doğru ürün, doğru anaç, doğru çeşit, hastalıksız fidan ile beraber bahçe hazırlamalıyız. Bu şekilde hazırlanan bir bahçede doğru gübreleme, sulama ve bakım yaparsak Kaliforniya verim rakamlarına yaklaşmak mümkün olabilir diye düşünüyorum.
8 Mayıs 2017 Pazartesi
BADEM TOZLANMASI VE ÇİÇEK TUTMA ORANLARI
Badem çiçeğinin ne kadarı meyvaya döner?
Ne kadarı tozlanır?
Bu sorular üzerinde 7 yıldır bahçe yetiştiriciliği yaparak odaklanıyoruz ve son iki yıldır birebir sayımlı gözlem yapıyoruz, araştırıyoruz. Daha öncede yazdığım gibi badem çiçeği açtıktan iki yada en fazla üç gün içinde tozlanmalı, daha sonra tozlanamaz. Çiçek daha uzun süre açık kalsa dahi meyvaya dönmez, tozlanacağını düşünürüz ama yanılırız. Çiçek açtıktan 3 gün sonra arı tarafından ziyaret edilen badem çiçekleri %100 dökülür. Dökülen meyvaları toplayıp ortadan bıçak ile keserseniz tozlanmadığı için mi dökülüp döküldüğünü anlayabilirsiniz. Tozlanmayan meyvanın içinde çekirdek yoktur. Tozlanmış ama dökülmüş ise içinde çekirdek oluşmuştur, o zaman daha farklı nedenlerden dökülmüştür başka yorumlar yapabiliriz.
Detaylı bilgileri elde etmek için uzun yıllar gerekiyor.
Kaliforniya Üniveristesi (UC) tarafından yayınlanan ''Almond Production Manuel'' kitabı bu konuda bize önemli bir istatistik veriyor. UC'ya göre normal şartlar altında ağaçların güçlerine göre %20-%40 arasında çiçekleri meyvaya dönmeli. Çiçeklerin %20'nin altında meyvaya dönme oranı varsa burada tabiat koşulları, arı uçmaması veya arı sayısının yetersiz olması gibi diğer sebepler söz konusu olabilir. Mesela tabiat olaylarına örnek verirsek, don olmadığı halde bir-iki günlük yağmur %10-20 çiçeklerin tozlanamamasına sebep olur veya biz üreticilerin yanlış uygulamalarından kaynaklanan sorunlar yaşanabilir, mesela gübreleme hataları çiçeklerin az açmasına veya ağaçta tutunamamasına sebep olabilir.
Bu sene bu oranların doğruluğunu anlamak için bahçemizden örnek ağaçlar seçip , seçtiğimiz ağaçlardan üç veya dört ana daldan birini örnek seçerek çiçek sayımı yaptık. Dallar işaretlendi ve çağla döneminde aynı dallarda kalan meyvaları saydık. Sayımın yanı sıra diğer bir çok verileri sayımın üzerine ekledik. Çünkü, çiçek açımını ve çiçek tutumunu etkileyen çok fazla etken var. Bu kısımlar tamamen ayrı yazı dizisi konusu olabilir. Çok değişken var.
Fikir olması açısından bu sene rakam paylaşabilirim. Tanıdığım diğer bahçelere de bu işlemi yapmalarını önermiştim. Şu ana kadar %20-30 civarı çiçeklerin meyvaya döndüğü bilgisini aldım. Aslında bu uygulamayı tüm bademcilere öneriyorum, verilerini burada paylaşmaktan mutluluk duyarım.
Türkiye genelinde badem çiçeklerinin %15 la %30 arası meyve tutumu yakaladığı bilgilerini aldık. Bu bilgiler rakamsal olarak sayılarak ölçülmüş bilgiler değil. Tamamen gözlem kaynaklı tahminler. Yine de gözleme dayansa da, UC verilerine göre doğru bir yüzde aralığında kalıyor. Türkiye'deki verim düşüklüğünün Kaliforniya'ya göre neden düşük olduğunun bir kısmını açıklayan mantıklı bir oran. Çiçek sayılarımızın az olması da ayrıca verimlerimizi etkiliyor.
Bu sene aldığım genel bilgi ise bademlerin çok az çiçeklendiği. Çiçek bademde nasıl arttırılır.? Öyle çiçek arttıran veya tutturan gübreleri bir kaç kere kullanıp sonuç alamayacağını tecrübeli her çiftçi bilir. Bu tamamen ayrı bir yazı konusu. Çiçeği her sene arttırmak veya yüksek tutmak bir ritim işi.
Çıkan sonuçlara baktığımızda bahçemizde bu sene açan çiçeklerin %41'i meyveye dönmüş. Bu oran başarılı bir tozlama geçirdiğimizi söylüyor. Geçen sene doğa şartlarından çiçeklerimizin sadece %8'i meyvaya döndüğüne göre bu sene 5 kat fazla bir tozlama yaşadık ki.. Maksimum tozlanmayı yakaladık. Bu sene iklim yardım etti gerçekten. Geçen seneki çiçeklenmemizin yaklaşık %64 fazla çiçeklenme yaşadığımızı tahmin ediyoruz. Geçen sene net bir sayım yapmamıştık.
Şu an tutan bademlerin içinden daha dökülen olur mu? Bunu söylemek için çok erken. Belki daha olacaktır. Önümüzdeki günlerde ve sonuçları hasat döneminde göreceğiz. Dökülecek meyvaların sayılırken dokununca zaten döküldüğünü ve sayımlarımıza eklenmediğini de not etmek isterim. Hasata gelene kadar, kuş zararı, domuz zararı, hastalık, böcekler vs.. gibi kayıplarda yaşanabilir. Bu çalışmayı devam ettiriyoruz ve sonuçlarını paylaşacağız.
Şu an tutan bademlerin içinden daha dökülen olur mu? Bunu söylemek için çok erken. Belki daha olacaktır. Önümüzdeki günlerde ve sonuçları hasat döneminde göreceğiz. Dökülecek meyvaların sayılırken dokununca zaten döküldüğünü ve sayımlarımıza eklenmediğini de not etmek isterim. Hasata gelene kadar, kuş zararı, domuz zararı, hastalık, böcekler vs.. gibi kayıplarda yaşanabilir. Bu çalışmayı devam ettiriyoruz ve sonuçlarını paylaşacağız.
Verim tahmini sadece sayım ile yapılabilecek bir işlem değil. Son derece karmaşık ve son derece hassas bilgilerin doğru analiz edilmesi gerekiyor. En azından bu çiçek sayımı bizlere genel anlamda bilgi verir.
Tarımda maalesef yaptığımız her işlemin sonucunu en erken bir senede alırız. En az diyorum, bu en az iki seneye de çıkabilir. Bu yüzden tarım diğer sektörlerden çok farklı. Badem üretmek isteyenlere söyleyebileceğim çok uzun bir maratona girdiklerini bilsinler.
27 Mart 2017 Pazartesi
Tarım Gelirleri
Tarım gelişmişliği ülkelerin gelişmişlik oranı ile bağlantılı bir göstergedir. Bazı ülkelerin arazileri çok büyük olduğundan (mesela Brezilya ve Çin gibi ülkeler) bu ülkelerin tarım üretimi ve tarımsal ihracatı fazla gözükebilir. Mesela, Çin büyük bir yüzölçümüne sahiptir, ama 1 milyar 374.000 nüfusu olunca bu çok şey ifade etmeyebilir. Brezilya mesela 200 milyon nüfusu var.. Bu yüzden tüketimleri de fazla.
Bizim yaş grubumuzun hatırlayacağı üzere bir zamanlar Türkiye tarımda kendi kendine yeten 7 ülkeden biriydi. Bu durum artık mevcut değil. Tarımda ilerlediğimizi söylemek ne kadar doğru olur? teknolojik olarak gelişmeler yaşanıyor ama altyapı sorunları ve yapısal sorunlar giderek arttı. Şimdi ki duruma baktığımızda verimli iklim ve topraklara sahip ülkemiz, 75 milyonluk bir ülke olarak üretimde çok başarılı olduğumuzu söyleyemiyoruz.
ABD 182 Milyar dolarlık ihracatıyla birinci sırada. Türkiye ise 18 Milyar dolar ile 26. sırada. Kanada çok soğuk ve iklimden dolayı tarıma elverişsiz topraklara sahip olmasına rağmen 68 Milyar dolar ile 7.sırada. Almanya kuzey ülkesi olmasına rağmen 101 Milyar dolarlık tarımsal ihracat yapıyor.
Yukarıdaki tabloda en ilginç gösterge Hollanda. Konya 38.873 km2 ve çoğunluğu tarım arazisi, nüfusu 2.2 Milyon, .Hollanda ise 41.453 km2., nüfusu 17 milyon ve sadece 1/3’ü ekili dikili arazisi var. Yani daha fazla nüfus yoğunluğu ve iç tüketimi var. Konya ilimizde daha fazla tarımsal arazi var demektir. Bugün Hollanda'nın toplam ülke ihracatının % 25'ini tarıma dayalı ürünler oluşturmaktadır. Bu küçük Avrupa ülkesi 112 Milyar dolarlık tarım ürünleri ihracatıyla ikinci sırada. Konya ilinin 100 milyar dolar tarımsal ihracat yaptığını ancak hayal edebiliyorum. Sadece alandan gitmeyelim. Bizde iklim son derece tarıma elverişli oysa bu kuzey ülkesinin, güneş görme sayısı düşük, 184 gün ortalamada yağmurlu ve kapalı geçiyor. Yani yılın yarısı güneş yok. Konya ilimizin iklimi tabii ki Hollanda'dan daha elverişli.
Birleşmiş Milletlerin yaptığı bir araştırmaya göre eğer Hindistan tarım tekniklerini Hollanda düzeyine çıkarabilirse mevcut buğday üretimini beş kat artırabilir ki, bu da dünyanın yıllık ihtiyacının iki katına karşılık gelmektedir (Dünya Tarım Örgütü). Bizde sadece Konya ilinde 100 Milyar doları yakalamış olsak herhalde listede ilk 2 ye girerdik.
Ülkelerin gelişmişliğinde tarım önemli göstergedir. Üniversite'de öğrendiğimiz ülkelerin gelişim sıralaması şu şekildeydi: Önce tarım gelişir, sonra sanayisi, burdan hafif sanayiye geçilir, sonra ağır sanayiye, ardından servis sektörü gelişir ve teknoloji. Teknoloji tarıma ve diğer sektörlere etki eder.
Biraz düşünmemiz gerek. Tarımdaki gelişmelere bakarak ülkelerin ilerleyişlerini ve nereye gittiğini görebiliriz. Umarım bizde tarımda doğru vizyon ile doğru adımlar atarız.
Bizler badem üreticileriyiz ve kendimize sürekli soruyoruz, neden bizdeki badem rekolteleri diğer ülkelerden düşük? Çok fazla etken var tabi, tarıma bakış, anaçlar, çeşitler, üretim sistemleri, altyapı, bakım vs.. hiçbiri birbirinden daha az önemli değil. Aslında tek kelime vizyon.. Medeniyet tarım ile başlamış ve tarım ile devam edecek.
Non-Pareil ve Texas Bahçeleri 2017
Geçen sene Non Pareil Texas bahçelerinin verim alabileceğini belirtmiştim. Gerçekten de geçen sene Non-pareil-Texas açma süreleri 4-5 gün yakınlaştı.
http://turatarimbadembahcesi.blogspot.com.tr/2016/03/non-pareil-ve-texas-bahceleri-bu-sene.html
Bu sene de durum benzer.. Hatta daha yüksek soğuklamalar ve soğuk giden hava tüm çeşitlerde 10-12 gün geç açmaya sebeb oldu. Bu Non-Pareil ile Texas ın daha yakın açması demek. Bu sene don olayın etkilenmeyen bahçelerde yüksek verim beklenebilir. Bazı bölgelerde badem ağaçları bir sene çok bir sene az verim veriyor. İyi ve doğru bakım yapılmayan bölgelerde periyodisite yaşanması normaldir. Bu tür bölgelerde bademin az yılı ise bu verimli iklim şartlarını iyi kullanamayabilirler. Yine de bu seneki iklim verimli bir yıl olacağına işaret ediyor. Verimli ama kalite için aynı düşüncede değilim. Önümüzdeki aylar kalite konusunda yorum yapabiliriz sanıyorum.
Kısacası, Non-Pareil Texas yetiştiricileri için yine iyi birsene, diğer çeşitler için mükemmel bir verim senesi diyebiliriz.
19 Mart 2017 Pazar
BADEMDE TOZLAMA VE ARILAR
2016 sezonunda en büyük problemimiz çiçek sonrası durmaksızın yağan uzun yağışlar oldu. Bu yağışlarla beraber arılar uçamadı ve tozlanma gerçekleşmedi.
Saha da yaptığımız sayım ve gözlemlerin sonucunda kapanıp meyvaya dönen çiçeklerimiz 8 günlük yağışlı ve soğuk hava şartlarından dolayı tozlanmadığı için %90 oranında yere döküldü.
Mart 2016 Çiçeklenme zamanı minumum sıcaklıklar
Bu dönemde, çiçek evresinde don yaşanmadı. En düşük sıcaklıklarda bile 0 altına düşme 2016 da yaşanmadı. 2017 de ise çiçek evresi 10-12 gün geç döneme denk geldi. Bu hemen hemen bütün bölgelerde aynı şekilde gecikti. Şu an 2017 Mart itibariyle çiçeklenmenin sonundayız. Çiçeklenme evresinde 2017 Mart ayında 0 derecenin biraz altına hava indi. Don zararı gözlemlenmedi. Bir iki ağaçta çiçeklerde büzülme gördük ama çiçeklerde don yanması olduğunu söylemek zor. Çok kısa sürelerde 0 altına inen havalarda çiçekler şimdilik dayanıyor. Umarım bu sezon için havalar ısınmaya devam eder.
2016 da yaşananlar bize 2017 için önlem almak için çalışma yapmamızı söylemiş oldu. Bu sene nasıl önlemler alabiliriz diye çalıştık. Yağmuru takip ettik ve çiçekleri erken veya geç açtırmayı düşündük. Diğer bir önlem ise BOMBUS arıları olabilir şeklinde bilgi aldık. Mersin'den badem üreticisi Mustafa Kemal bey ile geçen sene yaptığımız fikir alışverişinde bir kaç adet bombus kovanını bahçesine yerleştirdiğini ve yağışlı havalarda bile bombusların çalıştığını belirtti. Bu konuyu araştırırken benzer bir olumlu yorumu Uşak'tan başka bir üreticiden aldık. Aynı zamanda bombuslar hakkında araştırma yapmaya başladık. Gazipaşa'dan başka bir üretici bombuslara çok para harcadık ama sonuç alamadık, ağaçlardan çok yerdeki çiçeklere gidiyor diye bir yorum aldık. Bu bahçe bir nonpariel X Texas bahçesiydi. Bu yüzden beraber açmadıkları için bombusların işe yaramadığı düşünülmüş olabilir. Diğer iki bahçe de Ferragnes x Ferradual yani birbirini tozlayan ve beraber açan çeşitlerdi.
Bombus arısı polen taşıyor- 15 Mart 2017 -Tura Tarım Badem Bahçesi
Bal arıları Hava sıcaklığı 10 C derece üstüne çıktığında kovandan çıkabiliyor. 10 C derece altına indiği zaman kayboluyorlar. 14 Mart Salı günü hava sabahtan açıktı ve soğuktu. Bal arıları Saat 11 gibi hava sıcaklığı 9 C dereceden10 derceye yaklaşınca uçmaya başladılar. Öğlen saatlarinde havasıcaklığı 15 -16 derecelere ulaştı. Bu sırada gökyüzü tamamen bulutlandı. Yağış olmadı. Güneş kalmadı. Bal arılarının tamamı uçmaya devam etti. Çalışmaya aynı hızla devam ettiler. Saat 16:30 civarı sıcaklık 10 derece altına indi ve bal arıları kovanlarına kaçtı. Kovanlarından 15-20 metre civarda yavaş yavaş toplandılar ve kovanlarına döndüler. Bal arılarının 7 km/h rüzgar hızında uçmaya zorlanarakta olsa devam ettiklerini gözlemledik.
Bombus Arıları, Bombus arıları ise sabah sıcaklık gün ışığının ardından 6-7 dereceye ulaştığında çalışmaya başladılar. Gün batımına doğru bu sıcaklıkların altına inene kadar çalışmaya devam ettiler. Çiçekler açmadan bir hafta önce 5 gün durmaksızın yağış aldık. Tek tük açan çiçeklerim başında yağmur altında bombusları gözlemledik.
Bombus arıları bal arılarına göre cok daha hızlılar. Çalıştıkları süre daha uzun. Ama açık güneşli bir havada, uygun rüzgar hızında bal arıları sayıları fazla olduğu için daha etkililer.
Badem çiçekleri bilinenin aksine açtıktan 2-3 gün içinde tozlanmalı. 10-15 gün tozlanma süresi hesaplamaları doğru değil. Çiçekler bölgeye ve iklime göre bu aralıkta belli bir sırada açarlar. 2-3 gün içerisinde açmış olan badem çiçekleri tozlanamaz ise tozlanmadan da olsa dökülmek üzere meyveye döner. Halen çiçeklenme dönemindeyiz, sonlarına yaklaşıyoruz. Bombus arılarının ekstra katkısını görebilmemiz için çağla dönemini bekliyoruz ve gözlemlerimize devam ediyoruz. Bu çalışmanın net sonuçlarını ileriki dönemde paylaşmayı umuyoruz.
Sonuç olarak yağmur riski meyvecilikte her zaman mevcut ve bombus arıları her ihtimale karşı bal arıları ile beraber çiçeklenme evresinde kullanılmalı.
Not: Ek olarak mesai arkadaşım Halil Göktaş'ın değerli gözlemlerini kendi notlarından paylaşmak istiyorum;
Şubat son haftası bir kaç ağaç tek tük çiçek açtı. 8 Mart akşamı yağmur başladı. Bu arada çiçekler taşlıklı bölgede tek tük açmaya başladı. 13 Mart akşam üzeri yağıl kesildi. Hava soğudu ve 2 gün yüksek hızlı rüzgar oldu. Bu rüzgarda bal arıları 14 derecelerde sahada gözlemlendi ve hava altına indiğinde arılar azaldı. Bal arıları kovanların 25 metre uzağında tozlama faaliyetlerine devam ederek kovanlarına döndüler. Bombus arıları yağmur ve rüzgara rağmen çalışmaya devam ettiler. Bombus arıları rüzgar ve yağış döneminde dahi tek tük açan çiçeklerde çalışmaya devam ettiler. 15 marttan sonra hava 20 marta kadar sürekli güneşli geçti. 21.03.2017 hava kaplı çiçeklerin ilk tozlananları taç dökmeye başladı. Çiçekler tozlandı ve arılar azalmaya başladılar, çiçekler meyveye dönmeye başladılar.
Not: Ek olarak mesai arkadaşım Halil Göktaş'ın değerli gözlemlerini kendi notlarından paylaşmak istiyorum;
Şubat son haftası bir kaç ağaç tek tük çiçek açtı. 8 Mart akşamı yağmur başladı. Bu arada çiçekler taşlıklı bölgede tek tük açmaya başladı. 13 Mart akşam üzeri yağıl kesildi. Hava soğudu ve 2 gün yüksek hızlı rüzgar oldu. Bu rüzgarda bal arıları 14 derecelerde sahada gözlemlendi ve hava altına indiğinde arılar azaldı. Bal arıları kovanların 25 metre uzağında tozlama faaliyetlerine devam ederek kovanlarına döndüler. Bombus arıları yağmur ve rüzgara rağmen çalışmaya devam ettiler. Bombus arıları rüzgar ve yağış döneminde dahi tek tük açan çiçeklerde çalışmaya devam ettiler. 15 marttan sonra hava 20 marta kadar sürekli güneşli geçti. 21.03.2017 hava kaplı çiçeklerin ilk tozlananları taç dökmeye başladı. Çiçekler tozlandı ve arılar azalmaya başladılar, çiçekler meyveye dönmeye başladılar.
14 Ekim 2016 Cuma
Badem Fiyatları
Badem yetiştiricileri olarak Ağustos ve Eylül aylarında Hasatı tamamlandık. Şimdi hepimiz fiyatları merak ediyoruz.
Fiyatları değerlendirmek için neler yapıyoruz veya yapmalıyız? Fiyat kimler tarafından, nasıl belirleniyor?
Hepimizin merakı bu yönde ve birbirimizi sürekli arayıp fiyatlar hakkında bilgi alıyoruz. Tabi fiyatı pazar belirliyor ama bunu nasıl değerlendireceğiz.
Öncelikle fiyatı çeşitler, ürünün kalitesi, iç randıman oranı ve kalibresi belirliyor. Kalibre hesabı ile ilgili önceki yazımda bilgi vermiştim. http://turatarimbadembahcesi.blogspot.com.tr/
Daha önce de belirttiğim gibi öncelikle üreticiler olarak temiz ve kaliteli ürüne odaklanmalıyız. Miktarın ikinci planda olması gerektiğini düşünüyorum.
Badem'in en büyük üreticisi Amerika Birleşik Devletleri'nin Kaliforniya eyaleti. Bu bölgede dünya Badem üretiminin %80-85'i üretiliyor. Bu bölgedeki kalite ve üretim miktarları fiyatları direk etkiliyor. Buna ek olarak dolar kuru fiyatı etkiliyor.

(Küresel Badem Fiyatlaması)
Sağ taraftaki tabloya baktığımızda Badem Fiyatları 2014 'e doğru yükselmeye başlamıştı. 2015 te de bu trend devam etti. Bu hesap ağırlık birimi olarak pound ve iç badem üzerinden yayınlanmıştır. Bu fiyatların üzerine Türkiye'ye gelen ürünler için %43 gümrük vergisi, nakliye vs de ekleniyor.
Sadece trende bakmak yeterli. Bu sene bu tabloda 2016 yer almıyor ve hızlı bir düşüş var. Şu anda fiyatlar 2012-2013 arası bir seviyede.
2016 yılında geçen seneye göre fiyatlar Kaliforniya'da %30-35 düştü. Bu sene ayrıca aşırı sıcaklardan badem büyüklükleri azaldı. Bu fiyatı etkiledi. Dolara bakacak olursak geçen seneye göre dolar kuru %10 civarı arttı. %8 enflasyon da eklersek Fiyatlar ortalamada yaklaşık %20 civarı düşecek diyebiliriz. Tabii bu tahmin aynı kalitede üretim yaptıysak.
Amerika'nın tarım sektöründeki en büyük bankası Rabobank'ın danışman grubundan Vernon
Crowder'a göre Badem fiyatlarının son 10 yılda 8 dolar /kg ortalamasında olduğunu (vergiler vs hariç ve iç badem) ve bunun bu averajın altında devam edeceğini öngörüyor.
Diğer bir etken iklim. Bu sene Haziran ve Temmuz sıcakları Bademlerin hatta bir çok meyvenin irileşmesini engelledi. Bademlerin geçen seneki iç verimi ve bu seneki iç verimi hemen hemen aynı olabilir. Ama Kalibresi düştü. Her bölgede düşmedi belki ama geçen seneki kalibrenizle bu seneki kalibreniz arasındaki farkı artı veya eksi karşılaştırabilir, bademinizin fiyatını en azından kabaca
belirleyebilirsiniz. Fiyatların bu sene düşük olmasının sebeblerini kısaca paylaşmak istedim.
Fiyatları değerlendirmek için neler yapıyoruz veya yapmalıyız? Fiyat kimler tarafından, nasıl belirleniyor?
Hepimizin merakı bu yönde ve birbirimizi sürekli arayıp fiyatlar hakkında bilgi alıyoruz. Tabi fiyatı pazar belirliyor ama bunu nasıl değerlendireceğiz.
Öncelikle fiyatı çeşitler, ürünün kalitesi, iç randıman oranı ve kalibresi belirliyor. Kalibre hesabı ile ilgili önceki yazımda bilgi vermiştim. http://turatarimbadembahcesi.blogspot.com.tr/
Daha önce de belirttiğim gibi öncelikle üreticiler olarak temiz ve kaliteli ürüne odaklanmalıyız. Miktarın ikinci planda olması gerektiğini düşünüyorum.
Badem'in en büyük üreticisi Amerika Birleşik Devletleri'nin Kaliforniya eyaleti. Bu bölgede dünya Badem üretiminin %80-85'i üretiliyor. Bu bölgedeki kalite ve üretim miktarları fiyatları direk etkiliyor. Buna ek olarak dolar kuru fiyatı etkiliyor.

(Küresel Badem Fiyatlaması)
Sağ taraftaki tabloya baktığımızda Badem Fiyatları 2014 'e doğru yükselmeye başlamıştı. 2015 te de bu trend devam etti. Bu hesap ağırlık birimi olarak pound ve iç badem üzerinden yayınlanmıştır. Bu fiyatların üzerine Türkiye'ye gelen ürünler için %43 gümrük vergisi, nakliye vs de ekleniyor.
Sadece trende bakmak yeterli. Bu sene bu tabloda 2016 yer almıyor ve hızlı bir düşüş var. Şu anda fiyatlar 2012-2013 arası bir seviyede.
2016 yılında geçen seneye göre fiyatlar Kaliforniya'da %30-35 düştü. Bu sene ayrıca aşırı sıcaklardan badem büyüklükleri azaldı. Bu fiyatı etkiledi. Dolara bakacak olursak geçen seneye göre dolar kuru %10 civarı arttı. %8 enflasyon da eklersek Fiyatlar ortalamada yaklaşık %20 civarı düşecek diyebiliriz. Tabii bu tahmin aynı kalitede üretim yaptıysak.
Amerika'nın tarım sektöründeki en büyük bankası Rabobank'ın danışman grubundan Vernon
Crowder'a göre Badem fiyatlarının son 10 yılda 8 dolar /kg ortalamasında olduğunu (vergiler vs hariç ve iç badem) ve bunun bu averajın altında devam edeceğini öngörüyor.
(Almond-Badem) (Hazelnut-Fındık) (Pistachios-Antep Fıstığı) (Walnuts-Ceviz) (Cashews-Kaju)
Bu grafikte Fındık fiyatlarının arttığı, Ceviz fiyatlarının düştüğü dikkat çekiyor. Bu sene Ceviz fiyatlarının arttığı söylendi ama bununla ilgili net bir verim yok. Badem son 2 yıl cok yükselmişti. Bu Kaliforniya kuraklığı ve verim düşmesi ile ilgili diyebiliriz.
belirleyebilirsiniz. Fiyatların bu sene düşük olmasının sebeblerini kısaca paylaşmak istedim.
12 Eylül 2016 Pazartesi
Badem Satışı
Badem yetiştiren meslekdaşlarımızla sürekli bu konuyu konuşuyoruz. Bademi kaça satarız? Nasıl satarız?
Bu konuda tüm üreticiler olarak sıkıntı yaşanıyor. Sürekli telefon ve mesaj alıyorum ve bu konudaki düşüncelerimi paylaşmak istedim.
Tarım çok değişkenli... hava sıcaklığı, yağmur, don, hastalık, zararlı, gübreleme, budama, bahçenin lokasyonu, sulama kapasitesi, sulama sistemi, toprak yapısı vs.. her değişken çok önemli. Aynı şekilde badem fiyatı, satışı da çok fazla değişkene bağlı.
Öncelikle badem fiyatlarını Kaliforniya üretimi etkiliyor. %83 dünya badem üretimine sahip bu bölgede fiyatların düşmesi veya çıkması etkileyici faktör. Bu sene Kaliforniya 'da fiyatlar düştü, üretim arttı. Büyük bir düşüş değil belki dolar bazında bakarsak çok büyük fark göremeyiz, bu yüzden bu noktada kalite farkları öne çıkıyor.
İkinci olarak badem kalitesi. Kaliforniya'da üreticiler kalitelerine özellikle çok dikkat ediyorlar.Kaliteyi ve üretim miktarını tüm üretim değişkenleri etkiliyor. Çiçekte yağmura yakalanan bölgelerde verim düşüyor, hava sıcaklıkları bu sene olduğu gibi yüksek gidince ürün kalitesi düşüyor. Badem büyüklüğünü kaybediyor. İç verim etkileniyor.
Bademiniz kalibresi yüksek, iç verimi yüksek ise fiyatı artıyor. Ürünün ne kadarı zararlı veya hastalığa yakalandığı direk etkiliyor. Bahçe işi açık fabrika ve dış etkenler, yanlış uygulamalar satışı zorlaştırıyor. 10 ton bademin kalitesi düşük olursa satması zor olabilir ama 50 ton kaliteli ürün varsa satması kolaydır. Ayrıca kalitesiz badem üretiminin artması ülkemizdeki badem piyasasını etkiliyor.
Önemi olan biz üreticilerin ürünümüzün kalitesinin farkında olmamız. Bu sene bizde kalite geçen seneye göre düştü. En önemli etken hava sıcaklığından dolayı yapraktaki stomalar kapandı ve bitki fotosentezi yavaşlattı, ürünü yeterince beslemedi ki; yüksek miktarda sulama yapıldı.
Tarımda bir iki sene önce yapılan yanlış uygulamalar ileriki yıllara yansıyor, eski uygulama hataları da fiyatları etkiler. Tarım çok değişkenli ve çok uzun vadeli incelenmesi ve düşünülmesi gereken bir üretim.
Don yemek veya çiçekte yağmura yakalanmak gibi sıkıntılardan daha önemlisi bademin kalitesini yüksek tutmak. Don veya çiçekte yağmura yakalanmanız (arı uçamıyor) belki doğal pek öngörülemeyen doğal olaylar olabilir. Ama ürün kalitesini mümkün olduğunca üstte tutmalı.
Satılamayan badem kalitesi düşük bademler veya piyasa ile aynı seviyedeki kalite..
Kalitemizi nasıl ölçeriz? 57 gram iç bademi tartın. çıkan adeti 2 ye bölün ve çıkan sayı kalibredir. Bu sayı ne kadar düşük ise kalitelidir.
Mesela tarttınız ve 50 adet çıktı. Kalibreniz 25 tir. Bu bazda ürün düşük kaliteli bir üründür. 18 ve altı özel çeşitlerde görünür. Tabii ilk topladığınızda bu rakamları görebilirsiniz ama iyice kuruduğunda tartmak daha gerçekçi olur. 19-22 aralığında iyi üründür. 23-25 orta kalite, 26-28 düşük ve 29 ve üzeri en ucuz bademdir.
Kabuklu satarken hem iç verim oranına hem kalibreye bakmalıyız. kabuklu bademde ise iç verim çeşide göre değişir. Bazı çeşitlerde %20 olabilir ama kalibre 18 dahi çıkabilir. Fiyatlama bu bazda yapılmalıdır. Bazı çeşitlerde kabuk incedir. İç verim %50-55 çıkabilir. ama kalibre 25 ise yine buna göre hesaplanmalıdır.
Bu sene bademler ve hatta elma gibi diğer ürünler sıcaktan çok gelişemedi. Bu bazda bademinizi kontrol edin ve fiyatlandırın. Biri 7 liraya satıyor diye 7 ye satılmaz veya biri 12 liraya satıyor diye de satılmaz. O fiyata satılan badem ile sizin bademinizi bu bazda değerlendirebilirsiniz.
İç verim için 100 gram dışı temiz kırılmamıs bademi kırıp içini tartacaksınız. Örnek: %32 iç verim
Yorumlar kısmına bademinizin iç verim oranını, çeşidini, mümkünse anacını, yaşını , bölgesini ve kalibresini yazmanızı rica ederim.
Bu konuda tüm üreticiler olarak sıkıntı yaşanıyor. Sürekli telefon ve mesaj alıyorum ve bu konudaki düşüncelerimi paylaşmak istedim.
Tarım çok değişkenli... hava sıcaklığı, yağmur, don, hastalık, zararlı, gübreleme, budama, bahçenin lokasyonu, sulama kapasitesi, sulama sistemi, toprak yapısı vs.. her değişken çok önemli. Aynı şekilde badem fiyatı, satışı da çok fazla değişkene bağlı.
Öncelikle badem fiyatlarını Kaliforniya üretimi etkiliyor. %83 dünya badem üretimine sahip bu bölgede fiyatların düşmesi veya çıkması etkileyici faktör. Bu sene Kaliforniya 'da fiyatlar düştü, üretim arttı. Büyük bir düşüş değil belki dolar bazında bakarsak çok büyük fark göremeyiz, bu yüzden bu noktada kalite farkları öne çıkıyor.
İkinci olarak badem kalitesi. Kaliforniya'da üreticiler kalitelerine özellikle çok dikkat ediyorlar.Kaliteyi ve üretim miktarını tüm üretim değişkenleri etkiliyor. Çiçekte yağmura yakalanan bölgelerde verim düşüyor, hava sıcaklıkları bu sene olduğu gibi yüksek gidince ürün kalitesi düşüyor. Badem büyüklüğünü kaybediyor. İç verim etkileniyor.
Bademiniz kalibresi yüksek, iç verimi yüksek ise fiyatı artıyor. Ürünün ne kadarı zararlı veya hastalığa yakalandığı direk etkiliyor. Bahçe işi açık fabrika ve dış etkenler, yanlış uygulamalar satışı zorlaştırıyor. 10 ton bademin kalitesi düşük olursa satması zor olabilir ama 50 ton kaliteli ürün varsa satması kolaydır. Ayrıca kalitesiz badem üretiminin artması ülkemizdeki badem piyasasını etkiliyor.
Önemi olan biz üreticilerin ürünümüzün kalitesinin farkında olmamız. Bu sene bizde kalite geçen seneye göre düştü. En önemli etken hava sıcaklığından dolayı yapraktaki stomalar kapandı ve bitki fotosentezi yavaşlattı, ürünü yeterince beslemedi ki; yüksek miktarda sulama yapıldı.
Tarımda bir iki sene önce yapılan yanlış uygulamalar ileriki yıllara yansıyor, eski uygulama hataları da fiyatları etkiler. Tarım çok değişkenli ve çok uzun vadeli incelenmesi ve düşünülmesi gereken bir üretim.
Don yemek veya çiçekte yağmura yakalanmak gibi sıkıntılardan daha önemlisi bademin kalitesini yüksek tutmak. Don veya çiçekte yağmura yakalanmanız (arı uçamıyor) belki doğal pek öngörülemeyen doğal olaylar olabilir. Ama ürün kalitesini mümkün olduğunca üstte tutmalı.
Satılamayan badem kalitesi düşük bademler veya piyasa ile aynı seviyedeki kalite..
Kalitemizi nasıl ölçeriz? 57 gram iç bademi tartın. çıkan adeti 2 ye bölün ve çıkan sayı kalibredir. Bu sayı ne kadar düşük ise kalitelidir.
Mesela tarttınız ve 50 adet çıktı. Kalibreniz 25 tir. Bu bazda ürün düşük kaliteli bir üründür. 18 ve altı özel çeşitlerde görünür. Tabii ilk topladığınızda bu rakamları görebilirsiniz ama iyice kuruduğunda tartmak daha gerçekçi olur. 19-22 aralığında iyi üründür. 23-25 orta kalite, 26-28 düşük ve 29 ve üzeri en ucuz bademdir.
Kabuklu satarken hem iç verim oranına hem kalibreye bakmalıyız. kabuklu bademde ise iç verim çeşide göre değişir. Bazı çeşitlerde %20 olabilir ama kalibre 18 dahi çıkabilir. Fiyatlama bu bazda yapılmalıdır. Bazı çeşitlerde kabuk incedir. İç verim %50-55 çıkabilir. ama kalibre 25 ise yine buna göre hesaplanmalıdır.
Bu sene bademler ve hatta elma gibi diğer ürünler sıcaktan çok gelişemedi. Bu bazda bademinizi kontrol edin ve fiyatlandırın. Biri 7 liraya satıyor diye 7 ye satılmaz veya biri 12 liraya satıyor diye de satılmaz. O fiyata satılan badem ile sizin bademinizi bu bazda değerlendirebilirsiniz.
İç verim için 100 gram dışı temiz kırılmamıs bademi kırıp içini tartacaksınız. Örnek: %32 iç verim
Örnek 27-28 gramda 20-21 adet badem var. Yani 20-21 Kalibre...Bu iyi kalite badem demek.
Çiçekte Yağmur
Bu sene ılıman güzel bir iklim vardı. Bazı bölgelerde çiçek zamanı aşırı yağmura yakalandık. Bunun sonuçlarını ve zararlarını görmek üzere hasat zamanları bekledik.
Kendi bahçemizden ve etrafımızdan aldığımız bilgilere göre arının yağmurdan dolayı bir gün kovanından çıkmaması halinde (yeterli kovan olduğunu düşünürsek) günlük %10-12 kadar ürün kaybedebiliyoruz.
Ağaçlar çiçek açmaya başladıktan sonra ilk iki gün fazla çiçek olmuyor, ikinci günden sonra hızlı bir çiçek açımı gözleniyor. 10-12 gün süren çiçek dönemi sürüyor. Son iki günde çok önemli olmadığını düşünebiliriz. Arada kalan 8-10 gün yağışa yakalanmak ürünü direk vuruyor. Bu 8-10 günde her bir gün%10-12 verim kaybı yaşayabiliriz.
Bizde bu sene çiçek zamanı 6-7 gün kadar yağmura yakalandık. Tahmini kaybımız %80-90 arası.
Bir kaç başka bahçeden daha örnek verirsek. Civarımızda 3-4 gün yakalanlar da %40-50 civarı kayıpları olduğunu belirtti. Stockton California' da da 3 gün çiçekte yağan yağmurun %30-35 civarı badem verimine zarar verdiği bilgisini aldım. Bahçe büyüklüklerine göre %10-15 arası bir kayıp hergün için yaşanabiliyor.
Bu sene bölgemizde don vakası gözlemlenmedi. Dolu da olmadı ancak çiçekte yağmur ürünü direk vurdu.
Bazı bölgelerde ise erken açan yerlerde özellikle çiçekte sert lodos çiçekleri dökebiliyor. her bölgenin kendine öz sorunları var. İç kesimlerde don, sahilde lodos, yağış ortalaması yüksek sulak yerlerde ise çiçekte yağmur.
Tarım kesinlikle sabır işi, ve her türü doğa olayına hazırlıklı olunmalı, yıllık değil, daha uzun vadeli planlamalar yapılmalı.
Kendi bahçemizden ve etrafımızdan aldığımız bilgilere göre arının yağmurdan dolayı bir gün kovanından çıkmaması halinde (yeterli kovan olduğunu düşünürsek) günlük %10-12 kadar ürün kaybedebiliyoruz.
Ağaçlar çiçek açmaya başladıktan sonra ilk iki gün fazla çiçek olmuyor, ikinci günden sonra hızlı bir çiçek açımı gözleniyor. 10-12 gün süren çiçek dönemi sürüyor. Son iki günde çok önemli olmadığını düşünebiliriz. Arada kalan 8-10 gün yağışa yakalanmak ürünü direk vuruyor. Bu 8-10 günde her bir gün%10-12 verim kaybı yaşayabiliriz.
Bizde bu sene çiçek zamanı 6-7 gün kadar yağmura yakalandık. Tahmini kaybımız %80-90 arası.
Bir kaç başka bahçeden daha örnek verirsek. Civarımızda 3-4 gün yakalanlar da %40-50 civarı kayıpları olduğunu belirtti. Stockton California' da da 3 gün çiçekte yağan yağmurun %30-35 civarı badem verimine zarar verdiği bilgisini aldım. Bahçe büyüklüklerine göre %10-15 arası bir kayıp hergün için yaşanabiliyor.
Bu sene bölgemizde don vakası gözlemlenmedi. Dolu da olmadı ancak çiçekte yağmur ürünü direk vurdu.
Bazı bölgelerde ise erken açan yerlerde özellikle çiçekte sert lodos çiçekleri dökebiliyor. her bölgenin kendine öz sorunları var. İç kesimlerde don, sahilde lodos, yağış ortalaması yüksek sulak yerlerde ise çiçekte yağmur.
Tarım kesinlikle sabır işi, ve her türü doğa olayına hazırlıklı olunmalı, yıllık değil, daha uzun vadeli planlamalar yapılmalı.
28 Mart 2016 Pazartesi
Non-Pareil ve Texas Bahçeleri Bu Sene Verim Alabilir..
Bildiğiniz gibi daha önceki yazılarımızda da bahsettiğimiz üzere Non-Pareil ve Texas cinsi Amerikan bademleri dikenler tozlama sorunları yaşarlar ve yaşıyorlar.
Literatüre göre Texas, Non-Pareil'den 8 gün sonra açıyor. Soğuklama süresi yüksek yerlerde bu cinslerde tozlama sağlanabiliyor. Türkiye'de özellikle sıcak bölgelerde bahçe sahiplerinden aldığımız bilgilere göre uzun zamandır verim alınamıyordu.
Bu sene farklı bir sene, soğuklama süreleri yüksek. Bu hava çok soğuk demek değil geçen sene daha soğuktu ama bizim bahçemiz 780 saat ve ağaçlarımız 550 saat soğuklama aldı. 5 Mart çiçek zamanı çok sert olmasa da bahçemizde don oldu. 20 yılda belki ilk kez olmuştur. Bu sene ise hava daha ılıman geçti ve şu ana kadar don görmedik. Çiçek zamanı eksi dereceler yaşamadık. Bu sene soğuklama süremiz şu ana kadar 1289 saat ve ağaçlarımız 830 saat soğuklandı.
Görüldüğü gibi nerdeyse %50 daha fazla soğuklama yaşadık. Bunun anlamı Non-Pariel ve Texas'ın bu sene bu sıcak bölgelerde verim vermesi demek.
Non-Pareil soğuklama süresini tamamlar ve açar, Texas ise açmak için tamamlamayı bekler, 8-10-15 gün sonra açmaya başlar. Ama soğuklama süreleri %50 artınca Texas Non-Pareil i yakaladı ve neredeyse beraber açtılar. Birkaç gün geç açtı.
Gözlemlerimiz bunu doğruluyor. Adana, Antalya ve İzmir'de Texas ilk defa 2-3 gün sonra açmış.
Bu sene bahçelerine hatalı olarak Non-Pareil Texas dikenler için verim senesi olabilir. Tabii hava kaç sene de bir yardım eder onu bilemeyiz. Sonuçta sıcak bölgeler için doğru seçenekler değil. Ama iç kesimlerde, soğuklamanın yüksek olduğu yerlerde verim alanlar don yemediği sürece mutlaka olacaktır.
Literatüre göre Texas, Non-Pareil'den 8 gün sonra açıyor. Soğuklama süresi yüksek yerlerde bu cinslerde tozlama sağlanabiliyor. Türkiye'de özellikle sıcak bölgelerde bahçe sahiplerinden aldığımız bilgilere göre uzun zamandır verim alınamıyordu.
Bu sene farklı bir sene, soğuklama süreleri yüksek. Bu hava çok soğuk demek değil geçen sene daha soğuktu ama bizim bahçemiz 780 saat ve ağaçlarımız 550 saat soğuklama aldı. 5 Mart çiçek zamanı çok sert olmasa da bahçemizde don oldu. 20 yılda belki ilk kez olmuştur. Bu sene ise hava daha ılıman geçti ve şu ana kadar don görmedik. Çiçek zamanı eksi dereceler yaşamadık. Bu sene soğuklama süremiz şu ana kadar 1289 saat ve ağaçlarımız 830 saat soğuklandı.
Görüldüğü gibi nerdeyse %50 daha fazla soğuklama yaşadık. Bunun anlamı Non-Pariel ve Texas'ın bu sene bu sıcak bölgelerde verim vermesi demek.
Non-Pareil soğuklama süresini tamamlar ve açar, Texas ise açmak için tamamlamayı bekler, 8-10-15 gün sonra açmaya başlar. Ama soğuklama süreleri %50 artınca Texas Non-Pareil i yakaladı ve neredeyse beraber açtılar. Birkaç gün geç açtı.
Gözlemlerimiz bunu doğruluyor. Adana, Antalya ve İzmir'de Texas ilk defa 2-3 gün sonra açmış.
Bu sene bahçelerine hatalı olarak Non-Pareil Texas dikenler için verim senesi olabilir. Tabii hava kaç sene de bir yardım eder onu bilemeyiz. Sonuçta sıcak bölgeler için doğru seçenekler değil. Ama iç kesimlerde, soğuklamanın yüksek olduğu yerlerde verim alanlar don yemediği sürece mutlaka olacaktır.
20 Ekim 2015 Salı
BAHÇENİZDEKİ VERİMİ TEKNOLOJİ İLE ARTTIRIN!
Modern tarım yapan üreticiler uzun yıllardır tarımsal verileri, iklim verilerini topluyorlar. Verinin önemi bizde yeni yeni anlaşılıyor. Alibaba.com'un CEO'su yeni yüzyılın petrolünün veri olduğunu söylüyor. Gelişen teknoloji ile beraber artık veriler bilgisayarlar, tabletler ve akıllı telefonlarla toplanabiliyor.
Veri = Verim
Verimlilik ve maliyet konuları ancak sürdürülebilir üretim ile anlamını buluyor. Bahçenizi veya tarımsal işletmenizi tanımanız veriler ile takip ederek mümkündür.
Tarımda, üretim sahanızdaki verilere ne kadar hakim olursanız, verimliliğe o kadar hakimsiniz demektir.
Bahçemizin başarılı olması için ne yapmalıyız?
-Veri toplamalıyız ve Veriler üzerinden konuşmalıyız.
Mesela bahçemizde bu sene soğuk oldu.. Bizde kullandığımız Datatarım sistemi sayesinde bahçemizin çiçekte -2 derece altında 0,13 dakika, 0 derece altında 1 saat kaldığını biliyoruz. Bu bize ne sağlar? Don Bakterilerinin işe yarayacağını gösterir ve kullanabiliriz. Ama mesela -2 derece altında 3, 4,5 saat veya üzeri geçse bu bakteriler her ne kadar işe yarayacağı iddia edilse de yarayacağını sanmıyorum. Bu bakterileri kullanmak çok yüksek maliyetli ama boşa kullanıp kullanmadığını bilmek ise paha biçilmez.
Ayrıca don vuran bahçede gübreleme şekli ve maliyetleri değişir. Verilerle, bilimsel üretim yapmak ve bunu en basit şekilde yapabişmek her şekilde size para kazandırır.
-Veri toplamalıyız ve Veriler üzerinden konuşmalıyız.
Mesela bahçemizde bu sene soğuk oldu.. Bizde kullandığımız Datatarım sistemi sayesinde bahçemizin çiçekte -2 derece altında 0,13 dakika, 0 derece altında 1 saat kaldığını biliyoruz. Bu bize ne sağlar? Don Bakterilerinin işe yarayacağını gösterir ve kullanabiliriz. Ama mesela -2 derece altında 3, 4,5 saat veya üzeri geçse bu bakteriler her ne kadar işe yarayacağı iddia edilse de yarayacağını sanmıyorum. Bu bakterileri kullanmak çok yüksek maliyetli ama boşa kullanıp kullanmadığını bilmek ise paha biçilmez.
Ayrıca don vuran bahçede gübreleme şekli ve maliyetleri değişir. Verilerle, bilimsel üretim yapmak ve bunu en basit şekilde yapabişmek her şekilde size para kazandırır.
Veri toplamakta geç mi kaldık? Hayır.. Yaklaşık 3 yıldır üzerinde çalıştığım proje son iki yılda test aşamalarını geçti ve ticarileşti.
Şu anda birçok bölgede kullanılmaya başladı.


Nerelerdeyiz?
Şu an Avrupa'da da sistem takip ediliyor. Pek yakında Türk Cumhuriyetlerinde kullanılmaya başlayacak.
Bu proje sayesinde dünyanın neresinde olursanız olun bahçeniz hep yanınızda olacak.
· Bu projeyi yaparken birkaç hedefim vardı.
1.
Dünyanın
en ileri teknolojilerindeki gücü ve güzelliği kullanarak sizin ve benim gibi üreticilerin bahçelerinin her zaman yanında
olmasını sağlamak.
2. Çiftçiler,
üreticiler için bu teknolojileri basit hale getirerek bu ürünün bahçedeki
olmazsa olmaz bir ekipmanlardan biri haline gelmesi
3. Datatarım ile beraber artık tarım sektörüne bir daha aynı gözle
bakılmamasını sağlamak. .
Verilerle, analizlerle doğru kararlar verilmesine
yardımcı olarak, üretime, verimliliğe,
basit şekilde daha kolay odaklanılması
sonucunda verimlilik artışı ile tarım ile uğraşan
insanların gelirlerini
arttırmak istiyoruz.
Size bu ürünüm tanıtmaktan mutluluk
duyuyorum.
Bahçenizden dakikalık iklim verilerini telefonunuzdan izleyebiliyorsunuz. Sadece izlemek kelimesi yetersiz kalıyor tabii ki....
Aydın Zeytin bahçeleri Aydın Şaraplık Üzümler
Datatarım Tanıtım Buluşması, Bursa
Datatarım Kaliforniya'da kullanılıyor
Kaliforniya
Bu sistem sayesinde yurtdışındaki veya şehir dışındaki danışmanlarınız da bahçenizi uzaktan takip edebiliyor.
Bölgesel olarak Entegre Zirai Mücadele yapılabiliyor. Daha detaylı bilgileri sonraki yazılarımda sizlerle paylaşacağım ve modül modül sistemi tanıtacağım..
Bahçenize teknolojiyi getirmek istiyorsanız destek@datatarim.com adresinden ulaşabilirsiniz.
4 Eylül 2015 Cuma
Türkiye 'de ve Kaliforniya'da 2015 Yılı Badem Verimi Düşüklüğü ve Nedenleri
BADEM FİYATLARI ARTIYOR
İklim değişiklikleri gezegenimizde farklı bölgelerde farklı şekillerde hissedilir derecede arttı. Özellikle büyük devletler iklim değişiklikleri konusuna çok önem veriyor. Nat Geo 'da çıkan Barrack Obama röportajında, ABD başkanı hafta da bir gün ulusal güvenlik brifingi aldığını ve her hafta brifing aldığı ulusal güvenlik konularından birinin iklim değişikliği olduğundan bahsediyordu. İklim değişiklikleri, su sıkıntısı, tarımsal üretimin azalması, dünya nüfusunun artmasının ülkesinin ulusal güvenliğini tehdit edecek unsurlardan biri olduğundan bahsediyordu. Farklı ülkelerdeki açlık, kuraklık, tarımsal üretimin düşmesi, deniz sularının hızla yükselmesi, bunların sonucunda göç, savaş vs... mevcut düzenin yerini radikal gruplara bırakır duruma gelebileceğinden bahsediyordu.
Kaliforniya'da son 5 yılda büyük bir kuraklık yaşanıyor. Bu kuraklık badem üretimini doğal olarak düşürdü. Badem fiyatları kilogramda 10-11 dolar seviyelerine yükseldi. Bademin ağırlık kalibreleri bazında bu fiyat azalabilir veya artabilir. Yani ülkemize 11 Usd'ye gelen 1 kg iç badem %45 e varan vergiler ve dolar kurunun 3 lira bandında olduğu düşünülürse, iç badem fiyatları kilogramda 45 -50 tl bandında diye düşünebiliriz. Kabuklu badem fiyatı kalitesine göre ortalama yine iç doluluk kalibresine göre 12-15 tl civarı olabilir. Daha fazla da olabilir. Bunu yorumlayacak yeterli verilere sahip değiliz. Hasat sonrası satışlar başlayınca bunu gözlemleyeceğiz. Bazı bölgelerde badem satış fiyatları çok daha düşük olabilir. Bunun başlıca sebebi karışık cinslerin dikilmesi, birlikte hasat edilmesi, kalitenin düşük olması, küçük üreticilerin dünya badem fiyatlarından haberdar olmaması olabilir. Dünya badem üretiminin %83'ünü üreten Kaliforniya bölgesinde kuraklık sürdüğü sürece badem fiyatlarının düşmeyeceği gözüküyor.
Türkiye'de bu sene ne oldu ve bu kadar üretim düşüklüğü yaşandı?
Ege bölgesinden örnek verecek olursak Datça'da bu sene badem olmamasının sebebi 19-20 Şubatta havaların soğuması ve şiddetli rüzgarın bademi çiçekte yakalaması. Kayıp çok büyük. Ayrıca Datça'da yoğun phomomsis hastalığı gözlemleniyor. Uçtan dala geriye doğru kuruma ile başlayan bu hastalık ağacı hemen öldürmüyor. Önce verimi düşürüyor ve sonra bahçeyi sarıyor ve sonunda ağaçları öldürüyor. Entegre ilaçlama ile temizlenecek bir hastalık. Herkesin bu ilaçlamaları aynı periyotlarda yapması gerekiyor ki; Datça genelinde sonuç alınsın.
Biraz daha Kuzey'e çıktığımızda İzmir'in Güneyi ve Aydın bölgesinde aynı tarihlerde bademler tomurcukta aynı soğuk havaya yakalandı.19-20 Şubat tarihlerinde bahçeler -2 derece altında 14 saat ve 8 saat civarı soğuk gördüler. Tomurcuklar çiçeğe dönmeye başladı ve çiçekler açtı. Don vurmadığı için o kadar çok çiçek açtı ki; bu bölgelerde büyük bir verim beklentisi oldu. Ancak şu an bakıyoruz, gelen sonuçlarda verimler çok düşük gözlemleniyor. Bölgeye göre %90 ile %30 arası kayıplar yaşanıyor.
Geçen sene bir tona yakın badem alan bir badem bahçesinin, bunun kat kat üzerini beklerken, neredeyse hiç badem alamaması gibi örnekler var. Bu aslında Tarsim konusunda incelenmeli, ve Bahçeler korunmalı. Çünkü İlla don veya fırtına olması etkilemiyor üretimi. Çiftçilere böyle yıllarda, bu konuda tarsim destek olmalı. Don olmayan bölgelerde farklı şekilde etkileniyor ve ürün kaybı yaşıyor. Zira, don ortamının oluşmamasına rağmen, -2 derece altında tomurcukta uzun süreler geçirerek bu soğuklara yakalanan bahçeler zaten üretiminin büyük çoğunluğunu kaybetti.
Badem fiyatlarının artışını bu hasat haftaları bitince gözlemleyeceğimizi düşünüyorum. Bu sene Türkiye genelinde bir çok yerde üç kere don yaşandı. Don yaşanan bölgelerde zaten hiç ürün yok. Ama sigorta desteği var. Don yaşanmayan bölgelerde ise yine soğuk zararı var ve sigorta desteği yok. Ağaçlarda çiçek oldu ama çok çiçek açmasına rağmen, tomurcuk dönemindeki soğuk yüzünden meyvaya dönemediler.
En batıda Kaliforniya'da kuraklık, bizim bölgemizde soğuk havalar ve bazı bölgelerde aşırı yağış tarımsal üretimi çok fazla etkilemeye başladı. Badem fiyatlarının, tarımsal ürünlerin fiyatlarının artıyor veya artacak olması bu yüzden rahatlıkla öngörülebilir.
İklim değişiklikleri gezegenimizde farklı bölgelerde farklı şekillerde hissedilir derecede arttı. Özellikle büyük devletler iklim değişiklikleri konusuna çok önem veriyor. Nat Geo 'da çıkan Barrack Obama röportajında, ABD başkanı hafta da bir gün ulusal güvenlik brifingi aldığını ve her hafta brifing aldığı ulusal güvenlik konularından birinin iklim değişikliği olduğundan bahsediyordu. İklim değişiklikleri, su sıkıntısı, tarımsal üretimin azalması, dünya nüfusunun artmasının ülkesinin ulusal güvenliğini tehdit edecek unsurlardan biri olduğundan bahsediyordu. Farklı ülkelerdeki açlık, kuraklık, tarımsal üretimin düşmesi, deniz sularının hızla yükselmesi, bunların sonucunda göç, savaş vs... mevcut düzenin yerini radikal gruplara bırakır duruma gelebileceğinden bahsediyordu.
Kaliforniya'da son 5 yılda büyük bir kuraklık yaşanıyor. Bu kuraklık badem üretimini doğal olarak düşürdü. Badem fiyatları kilogramda 10-11 dolar seviyelerine yükseldi. Bademin ağırlık kalibreleri bazında bu fiyat azalabilir veya artabilir. Yani ülkemize 11 Usd'ye gelen 1 kg iç badem %45 e varan vergiler ve dolar kurunun 3 lira bandında olduğu düşünülürse, iç badem fiyatları kilogramda 45 -50 tl bandında diye düşünebiliriz. Kabuklu badem fiyatı kalitesine göre ortalama yine iç doluluk kalibresine göre 12-15 tl civarı olabilir. Daha fazla da olabilir. Bunu yorumlayacak yeterli verilere sahip değiliz. Hasat sonrası satışlar başlayınca bunu gözlemleyeceğiz. Bazı bölgelerde badem satış fiyatları çok daha düşük olabilir. Bunun başlıca sebebi karışık cinslerin dikilmesi, birlikte hasat edilmesi, kalitenin düşük olması, küçük üreticilerin dünya badem fiyatlarından haberdar olmaması olabilir. Dünya badem üretiminin %83'ünü üreten Kaliforniya bölgesinde kuraklık sürdüğü sürece badem fiyatlarının düşmeyeceği gözüküyor.
Türkiye'de bu sene ne oldu ve bu kadar üretim düşüklüğü yaşandı?
Ege bölgesinden örnek verecek olursak Datça'da bu sene badem olmamasının sebebi 19-20 Şubatta havaların soğuması ve şiddetli rüzgarın bademi çiçekte yakalaması. Kayıp çok büyük. Ayrıca Datça'da yoğun phomomsis hastalığı gözlemleniyor. Uçtan dala geriye doğru kuruma ile başlayan bu hastalık ağacı hemen öldürmüyor. Önce verimi düşürüyor ve sonra bahçeyi sarıyor ve sonunda ağaçları öldürüyor. Entegre ilaçlama ile temizlenecek bir hastalık. Herkesin bu ilaçlamaları aynı periyotlarda yapması gerekiyor ki; Datça genelinde sonuç alınsın.
Biraz daha Kuzey'e çıktığımızda İzmir'in Güneyi ve Aydın bölgesinde aynı tarihlerde bademler tomurcukta aynı soğuk havaya yakalandı.19-20 Şubat tarihlerinde bahçeler -2 derece altında 14 saat ve 8 saat civarı soğuk gördüler. Tomurcuklar çiçeğe dönmeye başladı ve çiçekler açtı. Don vurmadığı için o kadar çok çiçek açtı ki; bu bölgelerde büyük bir verim beklentisi oldu. Ancak şu an bakıyoruz, gelen sonuçlarda verimler çok düşük gözlemleniyor. Bölgeye göre %90 ile %30 arası kayıplar yaşanıyor.
İzmir'in Güneyi 17 Şubat - 6 Mart 2015 Min Sıcaklıklar
Rüzgardan dolayı don yaşanmamasına rağmen
- 2 Derece Altında Tomurcuk Zamanı Geçen Süreler
Badem fiyatlarının artışını bu hasat haftaları bitince gözlemleyeceğimizi düşünüyorum. Bu sene Türkiye genelinde bir çok yerde üç kere don yaşandı. Don yaşanan bölgelerde zaten hiç ürün yok. Ama sigorta desteği var. Don yaşanmayan bölgelerde ise yine soğuk zararı var ve sigorta desteği yok. Ağaçlarda çiçek oldu ama çok çiçek açmasına rağmen, tomurcuk dönemindeki soğuk yüzünden meyvaya dönemediler.
En batıda Kaliforniya'da kuraklık, bizim bölgemizde soğuk havalar ve bazı bölgelerde aşırı yağış tarımsal üretimi çok fazla etkilemeye başladı. Badem fiyatlarının, tarımsal ürünlerin fiyatlarının artıyor veya artacak olması bu yüzden rahatlıkla öngörülebilir.
Insanlar küresel ısınmanın, iklim değişikliklerinin ilk etkisini artan tarım ürünleri fiyatları ile ceplerinde ve sonra yiyecek tarımsal ürünlerin azalmasıyla midelerinde hissedecekler.
26 Ağustos 2015 Çarşamba
2016 Yılı Hazırlıkları Başladı
Badem de Hasat sezonu bazı bölgelerde bitti, bazı bölgelerde devam ediyor. Bizim bölgemizde ve Datça bölgesinde erken hasat yapılıyor.
Bu sene ilk hasatımızı yaptık ve hasatın nasıl yapılması gerektiğini yaşayarak anlaöış olduk.
Bu sene ilk hasatımızı yaptık ve hasatın nasıl yapılması gerektiğini yaşayarak anlaöış olduk.
Hasatta Cifarelli marka silkeleme makinası ve Ürünal marka kavlatma makinası kullandık. Traktörümüz Kubato marka..
Silkeleme için ağaç altına brandalar hazırlattık. Silkelenen bademler romork ile kavlatma makinasından geçirilerek kurutuldu ve çuvallarla tartılarak kaldırıldı.
Geçen sene elle toplanan yemelik denen hasatı topladıktan sonra ilk defa bir hasat yapmış olduk. İlk hasatımız da önemli olan hasat tecrübesi ve önümüzdeki yıllarda hasatı nasıl planlayacağımızı öğrenmek oldu.
Aslında sezon hasat bitmesi ile başladı. Yaprak analizlerimize göre önümüzdeki sene verim arttırmak için gübrelemelere başladık.
2016 yılı gübreleme ve bakım planı üzerinde çalışmaya başladık. Analizlerde eksiklik ve miktarlara göre besleme programımız şekilleniyor. Aynı zamanda yazın ağaçların altına çıkan otlarda temizleniyor...
Kısacası hasat biter bir sene sonraki sezonun hazırlıkları başlar..
- Yaprak ve Toprak tahlillere bakın. Gerekirse hasat sonrası gübrelemeleri tamamladıktan 2 hafta kadar sonra tekrar yaprak analizi yapabilirsiniz. Bu tamamen ağaçların yaşı ve verime yatma dönemi ile ilgilidir.
- Seneye alınması planlanan meyvaya göre besleme ve koruma programınızı oluşturun.
- Tüm ekipmanınızı ve sulama sisteminizi elden geçirin, bakımlarını kışın yapın
- İklim verilerinizi ve tüm uygulama verilerinizi analiz edin ve takip edin. İklim verilerinize göre gübrelemeniz değişebilir. İklim iyi giderse gübreleme arttırılabilir, kötü giderse meyva alamayacak iseniz program tamamen değişebilir. Planlamanızı yapın ve çiçeklenme zamanı sonrası iklime göre gübrelemeleri değiştirin.
26 Haziran 2015 Cuma
Tarımda İnovasyonu Diğer Sektörlerden Gelen Kişiler Gerçekleştirecek
Tarım ile 2007'den beri ilgileniyoruz ve çalışıyoruz. Her gün yeni bir şey öğreniyoruz ve sürekli araştırma geliştirme yapılması gerekiyor, bilimsel yöntemlerle neden sonuç ilişkilerini sorgulamak gerekiyor. Her yeni gün bir şeyler daha öğrenmek gerçekten çok heyecan verici.
Tarım konusunda çalışmak, yeni bilgiler öğrenmek , uygulamak ve bunların sonuçlarını görmek şahsen beni çok heyecanlandırıyor ve mutlu ediyor. Sürekli bu işi düşünmek, odaklanmak ve işini en iyi şekilde yapmaya çalışmak yeni kapılar açıyor. Sonuçta sürekli ar-ge yapıyoruz ve doğru mühendislerle beraber çalışıyoruz. Inovatif uygulamalar yaratıyoruz. Tarımda inovasyonu tarımcılar değil, diğer sektörlerden gelen kişiler gerçekleştirecek. Bu her sektörde böyle olmuştur. Sektörleri genellikle sektör dışındaki oyuncular değiştirir.
''Harvard Business
Review Haziran 2015 Türkçe sayısında bir makalede Uzmanlık alanımız dışından
gelecek inovasyon fikirlerine odaklanmamız gerektiğini söyleyen bir araştırmayı sizlerle paylaşmak istiyorum:
Araştırmacılar; marangozlara, çatıcılara ve patencilere, bu üç alandaki
güvenlik malzemelerinin nasıl
geliştirilebileceğini sorduklarında her üç grup da kendi alanları dışında kalan
iki alanda daha özgün ve iyi çözümler bulmaya eğilim gösterdi. Yani sorundan
konseptsel olarak ne kadar uzak olursanız bulduğunuz çözüm o kadar özgün
oluyor. Örneğin marangozların güvenlik teçhizatının daha konforlu ve güvenilir
kılınmasına yönelik fikirler geliştirmede
patenciler, marangozlardan daha iyi sonuçlar verdi.'' (Kaynak Harvard B.R. Haziran 2015)
Badem ve ceviz yetiştiriciliği yapmak isteyen birçok kişi ile tanışıyorum. Neler yaptıklarını veya neler yapmak istediklerini konuşuyoruz.
Badem yatırımını sonuçlandıramayanlardan da, başaranlardan da çok şey öğrendiğimi söyleyebilirim. Bu kişiler, her biri farklı sektörlerden, farklı düşünce yapısına sahip şahıslar, girişimciler ve yatırımcılardı. Kısaca söyleyebilirim ki, yatırımı belli bir yere getirebilenlerle, getiremeyenler arasındaki en büyük fark düşünce yapılarıydı.
Badem yatırımını sonuçlandıramayanlardan da, başaranlardan da çok şey öğrendiğimi söyleyebilirim. Bu kişiler, her biri farklı sektörlerden, farklı düşünce yapısına sahip şahıslar, girişimciler ve yatırımcılardı. Kısaca söyleyebilirim ki, yatırımı belli bir yere getirebilenlerle, getiremeyenler arasındaki en büyük fark düşünce yapılarıydı.
19 Haziran 2015 Cuma
Kaliforniya 6-Fidanlıklar ve Danışmanlık Sistemi
Kaliforniya'da iki büyük fidanlık gezdik.
İlk gezdiğimiz fidanlık Modesto da Burchell Fidanlığı. Bir diğer fidanlığı Fresno'da bulunuyor. Dededen babaya, babadan oğula geçmiş çok eski bir fidanlık. 70 yılı aşkın bir tecrübesi var. 80 üzerinde patentli çeşidi var. Yıllık 75 milyon adet ağaç satışları var. Burchell'dan fidan alanların %80'i tekrar alıyor. Ben ilk aldığım fidanlıktan bir daha fidan almadım, almamda.. Ama ikinci olarak ölen ağaçlarımı değiştirdiğim fidanlıktan, 2. defa değiştirilecek ağaçları gönül rahatlığında alıyorum. Bu çok önemli.
Burchell Fidanlığında Bademde
anaçları kullanılıyor.
çeşitleri ise

Bizim gezdiğimiz bu şubesi 4000 dönüm üzeriydi. Web sayfasında tozlama şekilleri yer alıyor. Yanlarda gördüğünüz -9, -5,+3 vs.. şu anlama geliyor. Non-Pareil merkez çeşit 0 anlamında. -9 demek non-paerilden 9 gün önce açar, +3 demek Non-Pareil den 3 gün sonra açar. Tabii bu verileri yıllardır tuttuklarından bölge bölge net verilere sahipler. Mesela Texas , mission olarak geliştirilmiş burada var. 8 gün sonra açıyor mission non-pareil'den.Bizde olmadığından bilmiyorum ama texas ile non-pareilin tozlanması için aynı dönemde açmaması tozlanma sorunu yaratıyordu. Mission da 8 gün sonra açması tozlamayı kaçırabilir. Ama yine bazı bölgelerde bu erkene gelip denk gelebiliyor. Anaçta ayrı bir etken.
Anaçlarının yetiştirildiği alanlar, tohumlukları ve aşı aldıkları ağaçlar 4000 dönümün içinde farklı uzak yerlerde dikili. Fidan yetiştirilen parseller, dezenfekte edilip, 2 sene buğday dikiliyor. Sürekli denetim var ve eğer bir hastalık vs gözlenirse üretim yapılmıyor. Zaten eğer hastalıklı veya çeşit yanlışlığı vs yapılırsa ceza alınıyor, hatta üretim lisanları iptal ediliyor. Son derece hassas bir üretim yapılıyor.
Fidanlığı bize gezdiren ve bize bu konularda bilgiler veren Tom Burchell 'a teşekkür ederim.
Diğer gezdiğimiz fidanlık Dave Wilson,
1938 'de kurulmuş bir fidanlık. yaklaşık 4500 dönümdü.
Anaçları
Independence denilen çeşit bu fidanlığa ait. Başka hiçbir fidancı lisansını ödemeden bu çeşidi üretemiyor.
İlk gezdiğimiz fidanlık Modesto da Burchell Fidanlığı. Bir diğer fidanlığı Fresno'da bulunuyor. Dededen babaya, babadan oğula geçmiş çok eski bir fidanlık. 70 yılı aşkın bir tecrübesi var. 80 üzerinde patentli çeşidi var. Yıllık 75 milyon adet ağaç satışları var. Burchell'dan fidan alanların %80'i tekrar alıyor. Ben ilk aldığım fidanlıktan bir daha fidan almadım, almamda.. Ama ikinci olarak ölen ağaçlarımı değiştirdiğim fidanlıktan, 2. defa değiştirilecek ağaçları gönül rahatlığında alıyorum. Bu çok önemli.
Burchell Fidanlığında Bademde
| Nemaguard | Lovell | Hansen 536 Hybrid+ |
| Nemared | Plum (Marianna 26-24) | Cornerstone (PP#21,248) |
| Guardian® Brand BY520-9 |
çeşitleri ise
Bizim gezdiğimiz bu şubesi 4000 dönüm üzeriydi. Web sayfasında tozlama şekilleri yer alıyor. Yanlarda gördüğünüz -9, -5,+3 vs.. şu anlama geliyor. Non-Pareil merkez çeşit 0 anlamında. -9 demek non-paerilden 9 gün önce açar, +3 demek Non-Pareil den 3 gün sonra açar. Tabii bu verileri yıllardır tuttuklarından bölge bölge net verilere sahipler. Mesela Texas , mission olarak geliştirilmiş burada var. 8 gün sonra açıyor mission non-pareil'den.Bizde olmadığından bilmiyorum ama texas ile non-pareilin tozlanması için aynı dönemde açmaması tozlanma sorunu yaratıyordu. Mission da 8 gün sonra açması tozlamayı kaçırabilir. Ama yine bazı bölgelerde bu erkene gelip denk gelebiliyor. Anaçta ayrı bir etken.
Almond Cross-Compatibility Chart
Anaçlarının yetiştirildiği alanlar, tohumlukları ve aşı aldıkları ağaçlar 4000 dönümün içinde farklı uzak yerlerde dikili. Fidan yetiştirilen parseller, dezenfekte edilip, 2 sene buğday dikiliyor. Sürekli denetim var ve eğer bir hastalık vs gözlenirse üretim yapılmıyor. Zaten eğer hastalıklı veya çeşit yanlışlığı vs yapılırsa ceza alınıyor, hatta üretim lisanları iptal ediliyor. Son derece hassas bir üretim yapılıyor.
Fidanlığı bize gezdiren ve bize bu konularda bilgiler veren Tom Burchell 'a teşekkür ederim.
Diğer gezdiğimiz fidanlık Dave Wilson,
1938 'de kurulmuş bir fidanlık. yaklaşık 4500 dönümdü.
Anaçları
Nemaguard, Lovell,Atlas™*, Viking™*, Titan, Marianna 26-24, Myrobalan 29C,Hansen 536
Atlas ve Viking bu fidanlığa ait özel çeşitler.
Her fidanlığın kendine ait anaçları v çeşitleri mevcut. Ortak üretilen çeşitler ve anaçlar lisansı ödenerek üretiliyor ve her adet için loyality ödeniyor.
Dave Wilson çeşitlerine gelince aşağıdaki listede görebilirsiniz.
Independence denilen çeşit bu fidanlığa ait. Başka hiçbir fidancı lisansını ödemeden bu çeşidi üretemiyor.
Bizimle birebir ilgilenen Staycey Anderson'a (sağda) teşekkür ederim. Ayrıca Dave Wilson'ın sahibi Rob Woolley harika birisi. Nasıl tarif edebilirim blmiyorum, bizde derler ya baba adam, belki bu şekilde tarif edebilirim. Ona da çok teşekkür ederim.
Bu fidanlıkta ortalama yıllık 4 milyon badem fidanı üretiyor ve 3 yılı kapatılmış durumda. Fidan fiyatları ve kalitesi bizden çok yüksek.
Yüksek Ziraat Mühendisimiz Sn.Aydın Lal inceleme yaparken. Aydın Bey'in fidan üretimi konusundaki tecrübelerini dikkatte almaları işlerini ne kadar ciddiyetle yaptıklarını gösteriyor. Özellikle fidan yetiştiriciliği konularında konularda karşılıklı bilgiler verildi.
Mesela Burchell'a gittiğimizde, atlas anaç sorduk bize direk Dave Wilson'dan almalısınız dedi. Bizde yok o onların patentli anacı denildi. Ayrıca, fidancılar sonuç alınan fidanları öneriyor. Hangi bölgede hangi çeşit fidandan sonuç alacağına göre öneriyor. Elindeki çeşit veya anaç uygun değilse, doğruyu dikmen için, kendi satmasa bile başka firmaya yönlendiriyor. Bizde elinde ne varsa o en iyisidir vs.
Fidan alırken, fidancı ile anlaşın size adete göre fidan seçip istediğiniz laboratura göndermeniz için fidan vermesini rica edin ve hastalık testi yaptırın, ücretini de fidancının ödemesini isteyin. Eğer temiz çıkarsa alın. Benim önereceğim özel laboratuarlar, ag-pür izmir, yeditepe nin iyi olduğunu duydum, Laben.. Devletten ise Bornova zirai araştırma enstitüsü ve Batem diyebilirim. Diğerlerini bilmediğimden öneremiyorum. Diğer laboratuarlara haksızlık olmasın. Özel laboratuarlardan Ag-pür den en son çok memnun kaldığımı söylemek isterim. Bornova Zirai Araştırma enstitüsü de müthiş bir ekibe ilgi alakaya sahip. Onlarla çalışmaktan da gerçekten mutlu olduğumu söylemek isterim.
Bu iki fidanlık ilk siparişlerini 2019 sezonundan başlayarak aldığı düşünülürse yüksek bir fidan üretimi olduğunu görebiliriz. Başka fidanlıklar da var tabii.
Bu ticaret hacimleri ve gelişimin en önemli nedenlerin biri ticari ahlak tarımın ve sektörün gelişimin önünü açıyor. İşbirliği kültürü üst seviyede. Ne üretilirse üretlisin, ben de aynısını yapayım vs yerine beraber sektörü nasıl geliştiririz, pazarı büyütmeye odaklılar.
Robert Woolley, bizi Zaiger'e özel izinle girmemizi sağladı. Zaiger nedir? Dışardan ziyaretçi almıyorlar, özellikle fidancıları. Bence almamakta haklılar, müthiş bir emek var ve çaldırmak istemiyorlar. Zaiger Tüm meyva çeşitlerinin geliştirildiği, gelecekte daha iyi çeşitler bulunması için çalışma yapan bir araştırma ve geliştirme merkezi. Özel bir şirket. Robert Woolley sayesinde özel rica ile girmemize izin verildi. Tek bir dal, meyva, çekirdek almak, tohum çalmak yasak. Zaten bu ziyaret için özel form doldurduk ve imzaladık. Burda gördüklerimiz konusunda detaylı bilgi yazamayı doğru bulmuyorum. Ar-Ge nin ne demek olduğunu gördüm ve içtenlikle söyleyebilirim çok saygı duydum.
(Aydın Lal-Mehmet Coka-Robert Wolley-Bora Yücel ve Zaiger ekibi)
-----------------
Danışmanlık sistemi ile ilgili. Her county de UC Davis ekibi var ve badem üzerine, ceviz üzerine vs... her meyva için uzmanlar bulunuyor. Bu uzmanlar maaşlarını devletten alıyor. Ofis, araştırma geliştirme, sekreterya, ofis vs... operasyon giderlerini county ödüyor. İlçe diyebiliriz. Çiftçilerden toplanan vergilerin bir kısmı o bölgedeki danışmanlık giderlerine ayrılıyor. O vergi dilimi başka bir amaç için kullanılmıyor. Eğer danışmanlık için başvurduğunuzda, bahçenizde sorun varsa uzman kişi gelip bahçenize ziyarette bulunuyor. Yardımcı olmaz ise , county den aldığı ücretleri, primi, ar-ge, sekreter, araç vs paketi kesiliyor. Bu uzman sorun karşısında yardımcı oluyor eğer gerekiyorsa diğer countylerdeki uzmanlarla beraber de çalışıyor. Bahçelere doğru, bilimsel çözümler sunuyor. Bir uzmanın bademin bilirim, cevizde üstüme yoktur, kirazdan anlarım, kayısı özel alanımdır vs.... dediğini duymanız imkansızdır. Ceviz hocasına badem derseniz, sizi badem uzmanına yönlendirir. Yorum yapmaz.
Bizde tarımsal anlamda yeni bir yapılanmaya ihtiyaç var. Bizde de konularında uzman olan kişilerin öne çıkması için yapının yeniden kurulması çok önemlidir.
Konularından tam anlamayan ama herşeyi bilen uzmanlarla karşılaşıyoruz ve bunlar ön saflarda yer alıyorlar. Sistemin olmaması bilgili insanların öne çıkmasını engelliyor. Bu tarım üretiminize çok önemli darbe vuruyor.
Diğer ülke üreticileri, uzmanları ile görüşmek bilgi alışverişi yapmak çok faydalı ama sistemi kurmadıktan sonra bu bilgiler, çalışmalar kişisel kalıyor.
Eleştirel olacak ama özellikle o bölgeleri gezmiş, araştırma yapmış bizim uzmanlarımızdan detaylı raporlar, bilgilerin biz üreticilere aktarılmadığını söylemek durumundayım. Bizden giden uzmanların UC Davis'te nasıl çalışmalar yapıldığını ve yapılmadığını, kendilerinin daha çok bildiğini iddia ettiklerini, Kaliforniya'daki yetkililerden duymak üzücüydü. Zira adamlar daha çok bildiğini vs.. iddia etmiyorlar. Kendi çalışmalarını paylaşıyorlar. Bize oralarda yapılan çalışmaların sonucunda, elde edilen bilgilerin ulaşmaması zaten bunun sağlamasını yapıyor sanırım. Denetim mekanizması gerçekten önemli.
Bizler genel görüşler yazabiliriz, gözlemlerimizi yazabiliriz, hatta teknik konuları da yazmaya çalışıyoruz ama bizim yetkililerin ziyaretler sonrası teknik bilgileri getirmemesi, (yine haksızlık yapmamak adına internetten bulduğum kadarıyla tabii ki), sadece ziyaret gözlemleri yazmalarını eleştirmek zorundayım. Ancak internetten bulamayacaksak nereden bulacağız..Bu bilgiler üreticiler için internette olmalıydı.
Aldığımız teknik bilgileride çalışıyoruz ve uyguluyoruz, ham bilgilerin pek faydası görülmediğinden sonuçlarını aldıkça, farkları gördükçe paylaşacağım.
Konularından tam anlamayan ama herşeyi bilen uzmanlarla karşılaşıyoruz ve bunlar ön saflarda yer alıyorlar. Sistemin olmaması bilgili insanların öne çıkmasını engelliyor. Bu tarım üretiminize çok önemli darbe vuruyor.
Diğer ülke üreticileri, uzmanları ile görüşmek bilgi alışverişi yapmak çok faydalı ama sistemi kurmadıktan sonra bu bilgiler, çalışmalar kişisel kalıyor.
Eleştirel olacak ama özellikle o bölgeleri gezmiş, araştırma yapmış bizim uzmanlarımızdan detaylı raporlar, bilgilerin biz üreticilere aktarılmadığını söylemek durumundayım. Bizden giden uzmanların UC Davis'te nasıl çalışmalar yapıldığını ve yapılmadığını, kendilerinin daha çok bildiğini iddia ettiklerini, Kaliforniya'daki yetkililerden duymak üzücüydü. Zira adamlar daha çok bildiğini vs.. iddia etmiyorlar. Kendi çalışmalarını paylaşıyorlar. Bize oralarda yapılan çalışmaların sonucunda, elde edilen bilgilerin ulaşmaması zaten bunun sağlamasını yapıyor sanırım. Denetim mekanizması gerçekten önemli.
Bizler genel görüşler yazabiliriz, gözlemlerimizi yazabiliriz, hatta teknik konuları da yazmaya çalışıyoruz ama bizim yetkililerin ziyaretler sonrası teknik bilgileri getirmemesi, (yine haksızlık yapmamak adına internetten bulduğum kadarıyla tabii ki), sadece ziyaret gözlemleri yazmalarını eleştirmek zorundayım. Ancak internetten bulamayacaksak nereden bulacağız..Bu bilgiler üreticiler için internette olmalıydı.
Aldığımız teknik bilgileride çalışıyoruz ve uyguluyoruz, ham bilgilerin pek faydası görülmediğinden sonuçlarını aldıkça, farkları gördükçe paylaşacağım.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

















