6 Eylül 2012 Perşembe

Resimler-2






Tarım ve Matematik

Tarıma yatırım yapmak isteyen birçok kişi Tarım matematiğini gözönüne almaz. Hep gelir hesapları daha çok bakım, daha çok yatırım ile daha çok gelir sağlanacağı düşünülür. Ya da fazla para harcamadan daha standart getiri beklenir.

Tarımda matematik çok farklıdır. O kadar çok değişken vardır ki, en umursanmayan degişken, mesela bir böcek, yaprak altında yaşayan gözle göremediğiniz bir canlı, bir bakteri, mantar tüm planlarınızı altüst edebilir.


Tarımda önemli olan optimum harcama ile doğru besleme-bakım-koruma programınızı oluşturmanızdır.


Bu denge çok önemlidir. Aynı ürünler aynı şekilde ve aynı sistemde dikilse dahi, her bahçeye ve bölgeye göre değişir. Aynı bahçede farklı toprak yapılarında farklı sonuçlar verebilir. Örneğin, Sulama sistemleri projeleri çok dikkatli yapılmalı ve bu yapılara göre dizayn edilmelidir.

Her bahçede ayrı bir yaşam döngüsü hakimdir, bu döngü ve zamanları iyi bilmek ve kayıt etmek gerekiyor.

Tarımsal Matematiğe bir örnek,

Bir elma bahçemiz var ve bahçenin sabit giderleri 15 tl.

Değişken giderlerimizde 10 tl olsun.



40 kg. kaliteli ürün olarak verim almış olalım. 2 liradan alıcı bulduk ve 80 tl ciro yaptık. Harcamamız 25 tl, Cirodan karımız ise 55 tl. Önümüzdeki sene 25 tl harcama yapacağımızı düşünerek bu para bütçeye ayrılınca, 30 tl kadar net karımız var.

Biz bu sefer paramız da var diye ağaçlara daha fazla yüklenip daha fazla ürün almak istediğimizi düşünelim. Klasik matematik hesabı ile 60 kg alalım ve 60 kg x 2tl= 120 tl kazanalım..


30 lira harcayıp 60 kg alabiliriz. Ağacımız hazır olmadığı için gövdeye yakın elmalar büyük, dallardakiler ise küçük kalacak. Bu sefer elma ikinci sınıf elma haline gelecektir. Ve iki lira yerine 0,8'den satıyoruz. 48 tl ciromuz var ve 30 lira masrafımız. Kazancımız 18 tl gibi gözüküyor. Ancak bir sene sonra bütçeye en az 25 lira gerekiyor,bu da demek ki 7 tl içerideyiz. Bu 7 tl yi vermemek için bu sefer bakımdan kısılıyor ve ağacın verimi iyice düşüyor.


Tarımda gerçek risk bitkinin taşıyacağı optimum verimi planlayamamaktır. Mühendislik aslında burda devreye girmelidir.

Bu yüzden ticari bir bahçe kurulurken 4-5 yıllık bir mühendislik öngörüsü ile izlenebilir kayıt sistemi ile yola çıkmak zaruridir. Bunlar hesaplanmaz ise, ya çok uzun vadeye yayılır getiriler, ya bahçe biter.







28 Ağustos 2012 Salı

Badem Fizibilite Hesap Hataları-1


Badem Fizibilite Gelir Hesabı:
Badem, ceviz..vb.. meyvacılık yatırımı fizibilitesi hazırlarken, gelir kalemlerinde ciddi hatalar yapılır. Bizde bu işe ilk başlarken badem yatırımı fizibilitesi hazırlarken bu tip hatalar yaptık. 

Badem gelirleri fizibilitesi hazırlanırken yapılan en temel hata, ağaçların yaşlarına göre vereceği standart meyva miktarında yapılır. Çünkü ağaçların insanlar gibi yaşları yoktur. Badem ağacı, meyva verimine gelecek yaşa 2 veya 6 yaşında da ulaşabilir. Önemli olan ağacın hızlı gelişmesi, dallanması ve kalınlaşmasıdır. Aşağıda kendi bahçemizde aynı anda ekilen üç ağacın dikildikten 2,5 sene sonraki resimlerini görebilirsiniz. 


Görüldüğü üzere üç ağaçta farklı gelişebilir. Aynı toprakta, aynı iklimde, aynı gübreleme, aynı sulama ve ilaçlamalarla..
Badem gelirleri fizibilitesi hazırlarken, gelirlerin hesabı, aslında yapacağınız giderlerle de orantılıdır.
İşletme giderlerini minimumda tutup, badem su sevmez (diktiğimiz ağaç badem ağacı değil zaten, badem fidanı ve fidanlar su isterler), bademe çok gübre vermeyelim, ilaçlamayalım budamayalım, masraf olmasın diyorsak O ağaçların 3 yılda verim vermesini beklemek olmaz.İşletme masraflarının optimize olması gerekir, ne fazla ne az..

İşletme ve bakım giderlerinin etkisi dışında ağacın gelişmesi için çeşitli faktörler vardır. 
1-Yeterli gübre, yeterli sulama, budama, ilaçlama...
Eğer ağacın hızlı gelişmesini istiyorsak, ticari bir üretim yapıyorsak ilk 4 yıl ağaçları sürekli çalıştıracak şekilde program yapmalıyız.

2-Fidan kalitesi
Fidan zayıf ise, üretilirken düzenli gübreleme, ilaçlama, dezenfekte ve mikroorganizmalarla desteklenmeden üretilmişse (Böyle üretim yapan tek yer biliyorum, malesef diktikten sonra tanıştık) fidan daha hızlı adapte olabiliyor.

3-Dikildiği yerin altı
Tavsiyem mümkün ise çukurlarınızı kepçe ile açın. Böylece ağaca köklerini hızlı yayma imkanı verirsiniz. Biz kepçe yardımı ile dikim çukurlarını açıp diktik, elle kenar yerleri diktik onlar aynı hızla gelişemedi.

4-Hastalık ve zararlılar
Bitki koruma programınız yoksa, hastalık geldikçe müdahele yapıyorsanız, ilk 3 seneden bahsediyorum, büyüme yavaşlıyor.

5-Rakım
Rakım yüksek ise havalar geç ısınır ve geç soğur, ağacın çalışma süresi kısalabilir. Mesela, Şubat'ta ısınan ve Kasım'da soğumaya başlayan yerler ile, Mayıs'ta ısınan ve Eylül'de soğuyan yerler arasında 4 ay kadar çalışma farkı olur. Ama alçak yerlerde de hastalıklar daha fazla olur ve bununa mücadele de önceden koruma programınız yoksa yüksek rakımdaki gelişime yakın gelişme yaşanabilir belki daha bile az gelişebilir.

6-Nem oranı
Aynı  şekilde nem mantari hastalıkları arttırır, nem yüksek ise bordo bulamacı uyulamasını 2-3 kereye çıkarmakta fayda olduğunu söyleyebilirim.

8-İklim
İklim olarak don alan yerlerde gelişen sürgünler, tarımsal don ile beraber bir sene geri gidebilir ve bir yıllık bakım ve emek yerinde sayabilir.

Bu yüzdendir ki, fizibilite yaparken bütün bunları düşünüp badem bahçesi gelir tablosunda dikilen ağaç sayısı ile meyva verecek ağaç sayısını karıştırmamak gerekir. 10.000 ağaç dikersiniz 5.000-6.000 ağaç ilk etapta meyva verebilir. Bunların detaylı hesapları var.

16 Ağustos 2012 Perşembe

Fusarium Tedavi Reçetesi


Bahçenizde Fusarium spp. varsa ya Orman arazisinde ceviz, badem vs.. yetiştiriyorsunuz, ya da aldığınız fidanlıktan Fusarium mantarı bulaşık geldi.

Özellikle açık arazilerde fusarium mantarından kurtulmak gerçekten çok zor. Seralarda veya Laboratuar ortamlarında ilaçlar denenerek fusarium tedavi ediliyor belki ama sahada tedavisi uzun ve ciddi bir yaklaşım istiyor.

Fusarium’u diğer mantarlar gibi bakırlı preparatlarla, bakır içeren ilaçlarla iyileştirmek mümkün olmuyor. Bahçemizde tuttuğumuz kayıtlarımızda fusariuma karşı bu ürünlerin işe yaramadığını tespit ettik.

Neden bakırlı preparatlarla fusarium spp.ye karşı sonucç alamadığımızı araştırdığımızda, fusarium spp. nin gram-negatif mantarı olduğunu öğrendik.Gram-negatif mantar grubuna giren mantarlarda bakır tedavisi sonuç vermiyor. Hatta aşırı bakır ile tedaviye kalkışınca ağaca zarar veriyor.

Üç çeşit mantar vardır. Biri Zararlı, Biri faydalı ve bir diğeri de saprofit yani etkisiz mantarlar. Saprofit mantarlar sadece bulunduğu ortamdaki karbonu tüketerek yaşarlar. Fusarium zararlı mantarlar sınıfındandır. Kesinlikle yenilmesi zor bir mantardır.

Biz Fusarium spp.’ye karşı şu şekilde önlemler aldık:

1-     2010, 2011 ve 2012 deki kayıt altına aldığımız uygulamalar sayesinde çemberi daralttık. Fusarium için bize önerilenler, standart, belki 80'lerden kalma diyebileceğimiz yöntemler. Bordo bulamacı, ardıç macunu,ilaçlar... denendi...Sonuç alamadık. Bahçemizde Kasım, Ocak ve Mart aylarında Bordo bulamacı uygulaması yapmış olmamıza rağmen Fusarium veya başka mantarların etkisini yaşadık. Kasım ayında kükürt ve bordo bulamacı karışımı (karışmıyorlar gerçi) kullandık, kükürt ve bakır uygulamaları sonucunda bile Fusariuma bir etki görmedik. Ağaçların altına da sıvı halde verdik.. Belki antrakoz vs... yaşamadık, ama Fusarium üzerinde etki yok.

2-Öncelikle fusarium’u ağaçlardan damlatıcılardan Bang ürününü vererek dezenfekte ettik. Havaların ısınması ve toprak ısısının 16 dereceyi geçmesini bekledik ve Bang kullandık. Bang Hidrojen peroksit ve bilmediğimiz katkılar içeren bir ilaç ve çok etkili oldu. 25 gün sonra tekrarladığımızda sahada fusarium u bayağı baskı altına aldık. Ölümler tamamen durdu. Baskı altına aldık diyorum çünkü Fusarium çok inatçı bir mantar ve yoketmek gerçekten zor. Bir yerlerde kalmışsa ve ortamını bulursa tekrar bir yerlerden çimleniyor.

Her Bang uygulamasından önce ağaçlara su vermeyerek iyice yaprakların sarkmasını bekledik ki ağaçlar suyla beraber Bang ürününü damlatıcılardan verince tüm dezenfektanı ıyıce içine çeksinler. Bang dezenfaktanını verdikten sonra  4-5 gün içerisinde yine damlatıcılardan organik maddeli, içerisinde faydalı bakterileri içeren Sotrol isimli ürünü verdik. Sotrol ağaçların gelişiminde harika bir ürün ve biz bu üründen başka gübre pek kullanmıyoruz. Sadece kış gübrelemesinde katı sülfatlı gübreler kullanıyoruz. Sotrol sayesinde ağacın altına faydalı mikroorganizmaları yerleştirdik.

3-Bahçeyi sülfat içerikli gübrelerle takviye ettik, bahçeden Nitrat ı kesinlikle kaldırdık. Nitrat mantarı azdırıyor. Sülfat Fusarium ve diğer zararlı mantarların yaşama ortamını bozuyor. Zaten, Sülfat (Kükürt) bilinen en eski fungusit ve insektisittir.

4-Daha sonra maxim isimli fungusit ile potasyum sülfat karışımını hasta ağaçların dibine 5 litre suyla beraber döktük. Maxim, Bang ile kırdığımız Fusarium mantarından kurtulan varsa onları yoketmek için kullanıldı. Potasyum sülfat ise, Potasyum bitkinin direncini arttırmak, sülfat ise mantari gelişme ortamını yoketmek için kullanıldı.

5-Bir sonraki adım da bunları aynen tekaraladık. Fusarium, eğer sahada bir yerlerde yayılmış ise, bang in etkisi geçince ısınan hava ve nem ile beraber tekrar çimlenip ağaca saldırıyor.

6-Bu sene, en son olarak bu uygulamalardan sonra, bahçeye Fusarium'a karsı ağaç köklerini koruyucu faydalı mantar ile antbiyotik salgılayan iki çeşit bakteriyi saldık. Fusarium zararı son iki yılda % 5 e düştü ki... düşmeye devam ediyor. yıllık kaybımız ilk başlarda 400 ağaçtı. Bu sene Fusariumdan 20 ağaç kaybedebiliriz, belki dönecekler. Geçen sene o kadar çok ağaç döndü ki, onlardan bu sene badem bile alabildik. Zaten dışarıdan bakıp inceleyince, ölecek hasta ağaçların hangisi olduğunu anlıyorsunuz. Önemli olan yeni ağaçlarda Fusarium görülmemesi

7-Yayılmayı önleyici kültürel tedbirleri yazmama gerek yok diye düşünüyorum. Onlar tüm hastalıklarda standart ...

UYGULADIGIMIZ ISE YARAYAN RECETE

ü  Önce toprak damlatıcılardan iyice sulanıyor. Hemen üzerine ağaç yaşına bağlı olarak gerekli miktar BANG  verildi. Bu bilgiyi Bang alırken atan frmadan alabilirsiniz. Daha sonra yarım saat su verilerek bang in iyice yayılması ve aşağıya inmesi sağlanıyor.
ü  3 gün sonra MAXİM + Potasyum Sülfat ... sadece hastalıklı ağaçlara 5 litre su ile beraber veriliyor.

ü  4-5 gün sonra SOTROL isimli faydalı bakterilerle desteklenmiş NPK organik sıvı gübresi. Bunu her BANG sonrası veriyoruz ve yeni bir temiz ortam oluşuyor.
Bang uygulamaları bitince (İki yılda toplamda 3-4 uygulama yeterli) Bang in etki süresi geçince (21-25 gün ) sahaya FAYDALI MANTAR VE BAKTERILER sahaya damlatıcılarla veriliyor.


Fusarium tedavisinde en önemli unsur, ağaçları tek tek kontrol ederek, en ufak bir solgunluk, kök bölgesinde zamk veya çürüme, incelme belirtisi gördüğünüzde erken müdahale etmektir. Bahçede fusarium var ise, tavsiyem bütün bahçeyi yaz başında en az 2 defa BANG lemektir. Yaz sonuna kaldıysanız, yaz sonu bir kere, bir sene sonra yazın başı ilk uygulama ve 20-25 gün sonra ikinci uygulama yapmanız faydalı olacaktır. Daha sonra faydalı mantar ve bakterileri her sene sahanızda takviye etmelisiniz.

Bir bilgi daha, nem ve ısı kayıtlarımıza baktığımızda hastalık sıcak havada ve nem arttığında hızlanıyor. Suyu kesmek ölümü geciktirse de, size sadece BANG kullanmak için zaman kazandırabilir, Fusarium belli bir aşamaya gelmiş isesuyu azaltsanda o ölecek, belki daha geç belki tam ürün verme döneminde... Yüksek rakımlarda havaların ısınması geciktiğinden daha kısa süreli etki gösterir. Bu yüzden müdahele edilmemesi veya gecikmesi daha hızlı yayılım göstermesine sebeb olabilir. Fusarium ağaçların iletim demetlerini tıkar ve ağacı boğar.

 Her ne kadar Fusarium'u durdurduk ve temizledik gibi gözükse de, boşlamaya gelmeyecek bir mantar türü olduğundan, 2013  Yılında Fusariım'un bahçede izini sürmeye devam edeceğiz.



 2011 Sene başında hala eski tavsiyeleri uyguluyorduk. Yukarıda kaydettiğimiz ağaç yaklaşık bir ay içinde kurudu. BANG ürünü ile temmuz 2011 de tanıştık ve o yaz BANG ten sonra ağaç kaybı azaldı ve bitti.


2012  de iki kez kullandık, ve Ağustos 2012 ye kadar tek ağaç kaybı yaşanmadı. Bakteri uygulamasında geciktik ve 20 kadar ağaçta tekrar gözlemliyoruz. Mikrorganizmaları geçte olsa verdik. Ancak gecikme yaşamasaydık veya 3.BANG  uygulmasını yapsaydık sanırız bu sene kayıpsız geçebilirdik.

5 Haziran 2012 Salı

Zamklanma vs...- Hastalık Tehşisleri


Ağaçta sakızlanma, kök çürüklüğü, yaprakları aniden sararıp kendini bırakması, ani ağaç ölümleri........
Bilinen bilimsel isimleriye Fusarium, Armillaria, Rosalina, Phytoptoriha....vb. mantari hastalıklar.
Bir çok ağaç hastalıklarında benzer belirtiler görülür. Aslinda ağaçta sakızlanma ağacın ateşlenmesi gibi düşünülebilir. Hastalıklar benzer belirtiler de gösterse, benzerinin tedavisine cevap vermez. Genelde yalnış tehsiş sonucu kaybedilen ağaçlara müdaheleye geç kalındı denir. Tabii dir ki geç tehşis, hastalıkların ilerlemesine ve kayıplara sebeb olur. Çok geç kaılnmamışsa, ölüm emrini almamışsa ağaç kurtarılabiliyor. Bu hastalıkların başladığı, geliştiği ortam ve dönemler bellidir. Ölümler başladığında ilk yapılacak önlem sulamayı kesmek olmalıdır. Bu tehşis için biraz zaman kazandıracaktır. Zaten bu tür hastaıklar belli ısı ve nem oranlarında belli mevsimlerde görülürler. Bu tür mantari hastalıklar özelllikle ısı düştüğünde etkisini kaybeder. Daha yüksek rakımlarda az görünmesinin sebebide budur. Vejetasyonun uzun olduğu sıcak ve nemli yerlerde ortam bulurlar. Dönemine bakmadan tedavi işe yaradı yanılgısı ise bir sonraki sene daha yine yeni kayıplara neden olur.

Hastalığın tehşis yöntemi çok önemlidir.Bu tür hastalıklarla mücadelede deneyimlenmemiş çözümler çözüm değildir. ‘‘Ya tutarsa’’ dır.

a-Biri gelir bizde de aynısı görüldü söyle yaptık böyle yaptık geçti.-Neyi deneyimlediğinin farkında olmamak.

b-Böyle olunca şöyle yapılıyor geçiyor, tamamen kulaktan dolma .... -deneyimlenmemiş çözüm önerileri.

c-Bitki koruma kurumlarını arar belirtileri anlatırsın, onlarda yönetmeliklerin dışında bir yorum yapamazlar ve eskiden çokta işe yaramamış yöntemleri söylerler.-Deneyimleme yoktur.

d-Ağaçları söküp bir kaç laboratuara gönderip tahlil yaptırmak.-Bilimsellik

e-Bakım, koruma ve besleme programını kayıt altına almak.-Bilimsellik

f-Hastalık seyrini kayıt altına almak ve saha üzerinde takip etmek.-Bilimsellik ve deneyim

Burda bilimsel olan c,d,e ve f şıklarıdır.

Bilimselliğin ve deneyimselliğin dışına çıkmadan hastalığı veya zararlıyı doğru tanımlamak, bunların yaşam döngülerini araştırmak ve  raporlamak, kültürel, kimyasal ve biolojik mücadele yöntemlerini araştırıp tanımlamak ve sonrası uygulamak  gereği vardır.
Bu bilgiler ışığında hastalık ve zararlıların dönemleri, yaşam döngülerini bilinerek bir sonraki sene erken müdahelelerde bulunmak veya önlemleri almak uygun olur. Bu tür mantari hastalıklar veya zararlılar bir sonraki sene ortamını bulunca tekrar gelişir ve ortaya çıkabilirler.

Hastalıkları ve Zararlıları, geçmiş kayıtlarınızı inceleyerek, beslenme , koruma ve yaşanan hastalıkların seyir kayıtları gözününe alınarak ağacınızın yeni beslenme şeklini belirleyebilirsiniz. Laboratuar sonuçları ve bunların üzerine yapılan araştırma çalışmasından sonra, eski kayıtlara göre yeni bir besleme, koruma, bakım ve tedavi yolu izleyebilirsiniz.

2 Şubat 2011 Çarşamba

Global ve Bizim Bakışımız

Global bir dünyada yaşıyoruz. Serbest piyasa ekonomisi ve Sermayenin yönlendirdiği bir kar anlayışı hakim. İetişim ve teknoloji çağındayız. Taşımacılık çok ileri. Dünya artık çok küçük. Daha da küçülecek. Şili'den ceviz, ABD'den badem yiyoruz. Pasifik adalarındaki meyvaların suları marketlerde var. Arz ve talep... Bu iki kelime özetliyor durumu.

Biz badem bahçemizi kurduk. Ama biliyoruz ki 103 dönümlük bahçe toplu iğne başı.Bu bahçeyi 1000 dönümlerin üzerine çıkaramazsak kendi halinde bir hobi bahçesine döner.
Rakiplerimiz olan ülkelerde bahçeler 50.000-100.000 dönüm, en küçük bahçeler birkaç bin dönüm.Hatta California'da öğrendiğim kadarıyla 3000 dönümlük fidanlıklı bahçeler mevcut. Bilimsel çalışıyorlar ve çeşitleri geliştiriyorlar. Hangi anaç hastalıklara karşı dayanıklı, hangi aşı ile bitki daha dirençli ve verimli olur.
Bahçeler gelirlerinin bir kısmını Üniversiteye bağlı ama özel bir enstitüye aktarıyor. Bu fon karşılığında bahçelerine danışmanlık alıyorlar ve yeni üretilen tüm çeşitler ve gelişmeler hakkında anında bilgi sahibi oluyorlar. Paranın üründen çok bilgi ve teknoloji olduğunu biliyorlar. Buna göre her sene bir araştırma geliştirme yatırımları var. Bu yatırım bitmiyor. Bahçeyi kurunca veya hasatı alınca bitmiyor. Hersene olmazsa olmaz devam ediyor. Biz de en ufak masrafardan kaçınmak normal bir davranış halini almıs. Bu yüzden Global Pazarda büyükler..
Global Pazar ne kadar küçüğüz. Bahçeyi yaparken ne büyük iş yaptık sandık oysa..:-)

Economy of Scale


Bu büyük bahçelerin girdi maliyetleri kilo veya dönüm bazında bize oranla çok düşük. Verim de bizim birkaç katımız fazla. Hatta ürünün artıklarından, kabuklarından, yapraklarından ve toprağın her yanından faydalanabiliyorlar. Miktarlar fazla olduğundan ek gelirleri de oluşuyor.
Economys of Scale yani, Daha çok miktarda ürün veya hizmet arz edildiğinde maliyetlerin düşeceğini ifade eden iktisadi bir terim.
Daha çok üreten, daha az maliyetle üretenle bizim başa çıkmamız şu anda imkanlı gözükmüyor. Biz ABD bademi dikip 7-8 tl ye satmaya çalışırken onlar 5-6 liraya teslim fiyatlı satabiliyorlar. Nasılsa 1 hafta da gelir ürün siparişi verdin mi. Daha uygun fiyata almak için 1 hafta beklenir hani... Strateji kısmında küçük bahçelerde neden ABD bademi yetiştirmenin yalnış olduğunu da açacağım.

Bahçe kurmadan önce bir araştırma bütçeniz olsun. Öğrenmek, araştırmak için bahçeleri gezin, bölgeleri gezin, problemleri öğrenin, sebeblerini araştırın, neden bir bölgede sorun var neden aynı sorun başka bölge de yok. Burada harcanacak masraf yani Araştırma ve Geliştirme hiçbir bahçe fizibilitesinde veya bütçeşinde yok. Belki yanınıza bir danışman almanız gerekir ki bu ücretlerde bu bütçelerde yok. Bu maliyetlere girmek çocuğun veya projenin sağlıklı doğmasını sağlayacaktır. Hatta belki de projeye girmekten vazgeçeceksiniz ve büyük bir zarardan döneceksiniz. Veya projeye girerken elinizi neyin altına koyduğunuzu bilerek gireceksiniz.
Bazen 100 liraya yapacağınız bir işi 80'e yapmanın başarı olduğunu zannederiz. Oysa o isi 100 yerine 120'ye yaparsanız ve ağaçlarınızdan bir kaç kilo dahi fazla verim alsanız 100 lira yerine 150 lira kazanırsınız sizin bu tüm maliyetleriniz karşılanır. Veya o işe 10 lira araştırmaya harcayıp girmekten vazgeçip 90 liranızı kurtaracaksınız. Gördüğüm genel mantalide sulama sistemi yapmayalım, ucuz fidan alalım, ucuz olsun vs.... Sonra bahçeler malesef yaşamıyor. 10 lira cebinde kalıyor ama 100 liralık yatırımı gidiyor. Milli servet boşa gidiyor.

Ne dikeceğinizi ne fidancı ne de danışmanınız söyleyebilir, tabiat söyleyecektir. Biz ceviz düşünürken tabiat badem dedi. Nasıl dedi? Ünlü bir İsrail'li Dr.Amman Erez'in dinamik modelini uyguladık. Önce bahçemizin etrafında yetişen meyva ağaçlarını tespit ettik. Köy evlerinin bahçelerindeki ceviz, badem, armut, kayısı, zeytin vs... Bunların gelişimini ne zaman açtığını, yaklaşık olarak tabii, verimi aldık. Sonra su, toprak ve iklim analizlerini birleştirdik. Tabiat bütün bu bilimsel gerçeklerin ışığında danışmanların veya yardım istediğimiz, fikir aldığımız uzmanların fikir birliği ile bademe karar verdik. Bu arada yurtdışındaki bazı üreticilerle ve bahçelerlede görüştük. Onlarında tavsiyelerini rica ettik. Bir kısmı yardımcı oldu birkısmı geri dönmedi. Bizim bu taleplerimize en gönülsüz dönenler veya en az destek aldıklarımız malesef kendi ülke uzmanlarımız oldu. Tabii ki çok yardımcı olanlara tek tek teşekkür ediyorum. Sonuç olarak Ne tarımı yapacağınıza üründen değil tabiattan gideceksiniz. Yer bulursunuz dikecek tabansuyu vardır ceviz olmaz nar olur veya ona uygun bir ürün. Yer bulursunuz su olmaz, çam dikersiniz.
Dünya piyasasında olmayacak yerde badem dikildiğini duymadım. Bir standartları var ve bu dinamik modeli uygulayıp karşılaştırmalarla karar veriyorlar. Bizde olur mu burda diye sorduğunda birisi olur diyor hatta daha iyi olur diyor, biz buna inanmak istediğimizden, duymak istediğimizi duyduğumuzdan memnun oluyoruz ve sonra dikiliyor. 1000-1200 rakım da badem dikenler var. Ağaç oluyor diyorlar ama o rakımda su bulmak ve ayrıca verim almak, don yememek bilemiyorum çok riskli. Orda tabiat fıstık çamı diye bağırıyorsa duyacağız ve fıstık çamı dikeceğiz. Su yoksa, badem ve ceviz olmaz zaten. Su yoksa getirebileceğin bir kaynak bulman şart. Ceviz badem su istemez şehir efaneside artık son bulsun. Bölgede don varsa da verim az olur, ticari olmaz. Basit bir mantık. Don önlemleri bir yere kadar alabilirsin ki oda büyk maliyet. Bahçe çok büyükse belki değer bazı teknolojik önlemlerle maliyetle çözmeye.Ama her gün don olan bir yere de bahçe kurmayın bence.

Çeşit seçimlerini de size fidancının değil, tabiatın söyleyeceğini unutmayın. Stratejiziniz olsun. Bu konuda ileride stratejiyi bölümünde yazacağım.

Bahçe kuracağımız zaman bahçenin mümkün olduğunca uluslarası boyutlarda yapılması gerekiyor. Bu çok yüksek derecede finans isteyen bir yatırımdır. Hem uzun vadeli, hemde yüksek maliyetli yatırımdır. Bunları düşünmeden 100 dönüm olsun benim olsun gibi küçük düşünceler yatırımınızı yok eder. Onun yerine 1000-2000 dönümlü bir yatırımın içinde 100 dönümünüz hatta 50 dönümünüz olsa daha karlı olur. En azından maliyetleriniz düşer ve satış sıkıntınız olmaz.

Bizim şu anki aşamamız Tarımı öğrenme safhasındayız. 103 dönüm deneme bahçemiz var. Toprak olursa büyütebiliriz. Bu noktada bizim gibi bahçeyi yapmış büyütmek isteyenlere malesef pek destek olunduğunu yaşadıklarımızdan dolayı söyleyemeyeceğim.

Bizim bakışımız kısmetse tabii ki, bahçemizi uluslararası boyutlara çıkarmak. Çıkaramazsak zaten bu sektörden çekilmek daha doğru olur.

Badem Bahçesi Kurmak İstiyoruz!!!

Son yıllarda ceviz ve badem üzerine devletinde vatandaşının dikkatini çekmesiyle bir furya meydana geldi.
Bizde bu dönemde 103 dönüm badem bahçesi kurduk. Bu projede son 2-3 yıldır çalışıyoruz. Projenin hazırlanması, olgunlaşması ve gerçekleşmesi 2010 yılını buldu.
Ben de ne ziraat mühendisiyim, ne de eskiden tarım geçmişim yok. Üniversite mezunu bu işe inanan ve sonunda yatırım kısmını gerçekleştirmiş birisiyim. Henüz bakım ve hasat dönemleri konusunda son derece bilgisizim. Öğrendikçe bu bilgileri sizlerle paylaşacağım.
Bu blogu yazmak istememim sebebi, hem fikirlerimizi hem de tecrübelerimizi mucizevi internet üzerinden herkes ile paylaşabilmek. Bu tür tarım yatırımlarına girmek isteyenlere dikkate alması gerekli noktaları iletmek istiyorum. Internet'te o kadar bilgi kirliliği var ki, bu blogla temiz bir bilgi, yaşanmış gerçek bilgileri yazmak istiyorum. 50 dönüm cevizle zengin eden şehir efsanesi bahçelerden, ağaç başına 180kg ceviz alan(Türkiye ortalaması 36 kg), 50 kilo badem alan (Türkiye ortalaması 11 kg) bahçelerden bahsetmeyeceğim. Bu yüzden çok eğlenceli olamayabilirim.

Tarım veya herhangi bir konuda benimle temasa geçmek isteyenlerle mailleşmek isterim. Anlamak amacıyla tartışan zihinlere açık olmak gerekir.

''Bir fikre katılan veya karşı çıkan, bir tartışmada taraf tutan, sözcükler hakkında tartışan zihinler özgür değildir. Bu tür tartışmaların kimseye faydası olmaz oradan koşarak kaçmak gerekir.''

Bahsetmek istediğim konular zamanla gelişecektir. Öncelikle bu blogta yazdıklarımızı doğru yada yalnış diye yargılamayın. Başımızdan geçenleri kendi yorumumuz ile aktaracağım
Kısaca yazmayı düşündüğüm konular:

-Dünya Piyasaları ve Global Bakış
-Yatırım Öncesi Çalışmalar
-Üründe Strateji
-Bütçeler
-Yatırım ve bahçe kurulması
-Köy tarımından, kayıtlı çiftçiliğe geçiş.(Data biriktirmek, teknoloji)
-Hastalık ve Böcekle Mücadele
-İşletmedeki ilk yılın(2011) bütçelerinin 2010'da hazırlanması
-İlk bakım yılı (2011) beslenme programı hazırlanması.
-İlk budama ve bordo bulamacı uygulması