12 Haziran 2015 Cuma

Kaliforniya-4 Pazar ile ilgili ek bilgi - Gübreleme, Ot Mücadelesi

Kaliforniya Badem Pazarı hakkında yaptığım çalışmalardan, bazı kısa istatistikler vermek istiyorum.
Dünya badem pazarının %83'ü bu bölgeden karşılanıyor. Kaliforniya tam bir tarım bölgesi.
%83 dünya pazarını üretiyor, ancak Kaliforniya badem üretimi Kaliforniya tarım gelirlerinin sadece %10,4 ünü karşılıyor. Arazi olarak karşılaştıracak isek Kaliforniyadaki dikili tarım arazilerinin sadece %4'ü badem.. Bu rakamlar bize Kaliforniya'nın tarımsal büyüklüğünü daha iyi anlamamızı sağlayacaktır. Sadece bu eyaletin tarımsal gelirleri yaklaşık yıllık 60 milyar dolar.
Bademde dönüm bazında ortalama gelir yaptığım çalışmalara göre 1550 USD. San Joaquin County'de dönüm başına gelir  2120 USD'lere ulaşıyor. Bu verim veren ve vermeyenlerden dolayı ortaya çıkan rakam. Sadece yüksek verime yatmış  bahçeler bazında bu rakamlar 1,5 2- kat artıyor. 3000 USD  civarı diyebiliriz.

Central Valley (Merkez Vadi) de yaklaşık 2.950.000 Dönüm badem var, Northern Valley (Kuzey Vadi) de ise  660.000 dönüm badem dikili. Dikilmeye devam ediyor. Yani yaklaşık 3.600.000 -3.900.000 dönüm arası badem var diyebiliriz.

Tarımsal Gelirin genel olarak en yüksek olduğu bölgeler, Tulare, Kern ve Fresno.. Bu üç geliri yüksek bölgeden ikisinde Fresno (658.000 dönüm) ve Kern (594.000 dönüm) bademin en çok üretildiği bölgeler. Kuraklığın en çok baş gösterdiği bölgeler bilgisini de not edelim.


----

Gübreleme konusunda da çok şaşırdığımı söyleyebilirim.

Bu kadar verimli topraklarda Gübrelemeler çok yoğun. Genelde gördüğüm gübreleme kesinlikle damlatıcılar vasıtasıyla yapılıyor. Ya sıvı gübre kullanılıyor, enzimli sıvı gübreler veya suda eritilen tanklardan yine sprinkler veya damlatıcıdan granül gübreler veriliyor.

Bizim bahçede yaptığımız uygulamanın hemen hemen aynısı yapılıyor diyebilirim. Yaprak gübrelemelerinde verime yönelik  eksik bilgilerimiz var. Bu eksiklikleri tamamlıyoruz. Yaprak gübrelemelerine önem vermek gerekiyor. Genel olarak besleme kısmında kesinlikle başarılı olmuşuz. Bahçemizde kullandığımız gübreler daha kaliteli de diyebilirim. Zira ağaç gelişimlerimiz eksik sulama ve daha az miktarda gübrelemeye rağmen yakalamış durumdayız. Tabii bu yakalama karşılaştırmaları, onlar gibi hibrid anaçlarla karşılaştırılınca daha da netleşiyor.Gübrelerimizin çok iyi olduğunu burdan yola çıkarak yorumlayabiliyorum. Teşekkürler Agro-Bene diyebilirim. Hatta kullandığımız gübrelerden onlara göndermemizi istediler. Badem yetiştiriciliğinde doğru yaptığımız noktalardan biri gübreleme diyebilirim. Düzenli olarak aynen bizim yaptığımız gibi sık sık ama az az gübre veriliyor. Bize oranla 2,5-3 kat fazla gübre kullanılıyor. Bizde gübrelemelerimizi bu sene hemen arttırdık.

Ot Mücadelesi, sonbahar ve baharda yapılıyor. Biz sadece baharda yapıyoruz. Eksik bir sezon diyebilirim. Sonbahar aylarında otların tohumlarını yakan bir ilaçlama yapıyorlar. İlkbahara girerken sıcaklıklara göre ot ilaçlaması bizdeki gibi yapılıyor. Sürme yerine en fazla üstten kuruyan otları almak için çizel kullanılıyor. Hiçbir bahçede ot görmedim.


27 Mayıs 2015 Çarşamba

Kaliforniya-3

Badem Su İstemez Şehir Efsanesini Unutun. Budamayı da Abartmayın!

Kendi bahçemin toprağı, su tutmayan geçirgen bir toprak. Yaptığım çalışmalarda 3. ve 4. Yaprakta ağaç başına yıllık, 800 litre ile 1000 litre arası su verdiğimi gözlemledim. Bu sulama zamanı mayıs sonu veya haziran başı yağmurların bitmesi başlıyor ve Eylül sonu -Ekim ortasına kadar sürüyor. Bunun eksik olduğunu söyleyebilirim. Mayıs sonu ve Haziran başı sulamaya başlamak doğru değil. Bu sene sulamaya 1 ay önce başladım ve şu ana kadar ağaç başı 500 litrelerdeyiz. 
Kaliforniya'da toprak genelde kuvvetli ve killi. toprak kök bölgelerinde su birikmemesi için sırtlar üzerine dikim yapıyorlar. Toprağın su tutan bölgelerinde dahi bu şekilde. Bizden daha çok miktarlarda sulama yapıyorlar. Nisan ayında Kaliforniya,da sulamayı görünce bende hemen bahçemde başlattım. Bahar yağmurları sizi aldatmasın, suyu verin.
Sulama ile ilgili, size söyleyebileceğim sulama miktarlarınızı mutlaka takip edin. Kaliforniya'da kuraklıkla bile mücadele eden topraklarda suyu mümkün olduğunca bol vermeye çalıştıklarını gördüm. Kuzey vadide su sıkıntısı yoktu ve sulamadan göl olmuş badem bahçeleri gördüm. Herhalde ne kadar su verdiklerini daha iyi anlamamı sağlayacak başka bir izlenim olamazdı.




Budama çok önemlidir bizde. Kaliforniya'da o kadar da değil, diyebilirim.Yapılan işlem, ilk sene kafa kesilir, 3-4 dal seçilir bir sene sonra diğerleri temizlenir ve bırakılır. Budama anlayışlarının temeli bu. Derin budama ilk yaşlarda yok.

Budama ile ilgili kendi bahçemizde neler yapmışız ?

1-Kendi bahçemizde ağaçlarımızı 2011 de kışın 4 dala bıraktık.

2-Sonra 2011 Haziran'da  o zaman ki danışmanlarımız  şekil budaması yaptırdı.  

''Kaliforniya'da gezdiğimiz bahçelerden aldığımız bilgilere göre, sıcak havalarda ağaçlara bıçak değdirmiyorlar. ''

3-2012 de kışın ağaçları yanlara yatırmak için budama yapıldı. 

4-Sonra 2013' te kış mevsiminde derin budama ile ağaçları güçlendirdik. !?!?!

5-2014 yılı kış mevsiminde tekrar budama yaptık. Hafif bir budama.  Bu budama sayılmaz belki. 

Budama ağaca faydalı derler ama fazla yapınca verimi de düşürüyor. Derin budamayı unutun. Her sene derin budamalar yapmayın derim. Ağacın içini açalım, yanlara yatıralım uğraşmayın. Bırakın yukarı gitsin. 3. veya 4. Yaprakta meyvenizi alınca budarsınız. Yoksa 5. ve 6. yapraktan başlarsınız verim almaya. 5. Yapraktayız ve verimimiz ticari anlamda ilk kez bu sene oluyor. Eğer o bizde bilinen yanlış olduğunu düşündüğüm ve gördüğüm bilgilerle şekil budaması ve ağaç güçlensin diye yapılan derin budamaları yapmasaydık sanırım geçen sene ve bu sene aldığımızdan daha fazla bademi alabilirdik. Yani budamayı fazla iyi biliyoruz dersek, fazla budama yaparsak, az verim alırsınız.

Aynı yapraktaki ağaçlara göre, bizim 5 budamamıza karşın onların 2 budaması diyelim..  Çok budamadan ziyade hafif budamalar yapın. Haziran'da şekil budaması tavsiyesi yapan olursa yapmayın. Derin budama yapın diyen olursa onu da yapmayın derim. Önce meyveye ulaşın. 

    
  Şubat 2015 dikimi bir badem ağacı




Kaliforniya -2 Toprak


Beni en çok şaşırtan bizdeki bilgilerdir. Internetten tarayıp hemen kopyaladığım bir bilgiyi aşağıda okuyabilirsiniz


''Badem Ağacı : Bademler kazık köklü ağaçlardır. Kuraklığa iyi dayanır. Toprak seçiciliği en düşük meyvelerdendir. Kıraçta ve kireçli topraklarda dahi kolaylıkla yetişir. Köklerinin kaya delme özellikleri vardır. Bu nedenle taşlık kayalık bölgelerde yetiştirilebilecek nadir türlerdendir.''

Kuraklığa dayanıklıdır deniyor. Ama peyzaj yapmıyoruz, meyva yetiştiriyoruz.
Toprağı nerdeyse şeçmez diyorlar.. yine aynı konu verimsiz topraklarda verim miktarı düşük olur.


Badem mi yetiştiriyoruz yoksa badem ağacı mı? Bunu soralım önce..

Kaliforniya'da badem ağaclarını, su tutan killi veya kumlu topraklar dahil verimli topraklarda yetiştiriyorlar. Toprağın verimi arttıracak uygulamaların, gübrelerin tamamını kullanıp verimliliği arttırıyorlar.


Killi topraklarda sırtlar oluşturup kök hastalıklarına karşı drenaj oluşturuyorlar. Phytophthora, Fusarium gibi kök hastalıklarına karşı mikroorganizmalarla ağaçlar kökler destekleniyor. 

Toprak sürülmüyor, sebebi ise köklerde yara açmak istemiyorlar. Toprak yüzeyine yakın yerlerdeki köklerin kesilmesi, yara alması hastalık girişlerine sebeb olabileceğinden, sürmeyerek koruyorlar.

Fidanların dışında kağıt, plastik kaplama gövdelerde korumalar gözleniyor. Bu fidanlıklarda standart. Sürme yapmadıklarından dolayı, herbisit kullanıyorlar, bu herbisitlerin yeni dikilmiş taze fidanları öldürmemesi için bu yöntem kullanılıyor. 

Toprakta yabancı ot olmaması verim, hasat, arazi üzerinde çalışma açısında çok önemli. Bahçelerde ot nerdeyse görmedik. Toprakta bu kadar herbisit kullanılması ne kadar doğru bilemiyorum ama en çok tüketilen ilaçlar herbisit ilaçları.

Toprak nemi üretim sezonu boyunca belli bir oranın altına indirilmiyor, dengeli tutuluyor. 





26 Mayıs 2015 Salı

Kaliforniya Ziyareti-1

Uzun süre yazı yazamadım. Bu süre içinde badem yetiştiriciliği konusunda çalışmalarımız yoğun olarak  devam etti.
Kendi bahçemizden yeni bir resim..


21 Nisan -3 Mayıs Tarihlerinde Amerika Birleşik Devletleri, Kaliforniya eyaletinde badem yetiştiriciliği üzerine incelemeler yaptık. San Fransisco'ya THY'nin  yeni açılan direk hattı ile ulaştık. Sacramento'nun  kuzeyinden, güneyde Fresno  bölgesine kadar Central Valley'de üreticiler, çiftlik yöneticileri, badem ve ceviz  işleme tesisleri, danışmanlar, uzmanlar, öğretim görevlileri ve fidanlıkları ziyaret ettik.

 

Daha sonraki yazılarımda, aldığımız bilgileri çalışıp, detaylı olarak uyguladıkça sonuçları konusunda daha detaylı bilgiler yazacağım. Şimdilik kısa bir ön bilgi vermek istiyorum. Çünkü konular uzun ve  detaylı.

Bu ziyarette doğrularımızı, yanlışlarımızı  gördük, eksikliklerimizi tamamlama fırsatı bulduk, hatta fazlalıklarımızı da gördük.


Amerika'da badem ve ceviz yetiştiriciliği konusunda bakış açısı tamamen tarım ekonomisi üzerinde kurgulanmış durumda. En hızlı şekilde en yüksek verime ulaşmak.

3.yaprakta bir badem bahçesi


İlk yazımda, madde madde özetlemeye çalışayım,

1-Badem çorak toprakları sever yazılarını unutun. Bunlar nasıl yazılabilmiş veya neye göre yazılabilmiş şaşırtıcı. Badem Kaliforniya'da  verimli topraklarda yetiştiriliyor.

2-Badem su istemez şehir efsanesini unutun. Bol su veriyorlar. Miktarları çok dengeli.Kuraklık konusuna gelirsek, güney Kaliforniya'da kuraklık mevcut. Sulama düzenlenemeleri yapılan, sınırlamalar yapılan bölgeler var. Kuzey kesimlerde ise sulama sıkıntıları yok.
3. Yaprakta bademi taşıyamadığından kırılan bir badem ağacı

3-Budama konusunda tamamen bizden farklılar. Budamalarımızın bakış açısı tamamen yanlış. Bu kadar Kaliforniya ziyareti yapan hocalarımız olmuş, budama farkını yazmamışlar hatta ziyaret edenler adamların derin budama yapmadığı hakkında bizleri bilgilendirmemişler. Bizde budama iyidir kök güçlensin denir, yaklaşım farklı.

4-Gübre konusunda kesinlikle çok cömertler. Maliyetlere takılmıyorlar ,verime odaklılar. İlk 3-4 sene özellikle gübre konusunda çok büyük yatırımlar yapıyorlar. Bizdeki gibi az gübre vermek veya gübre kalitelerinden feragat edip, ucuza mal ettim, ben daha akıllıyım yerine, maliyete girip bir yerine  iki kat verim alanlar daha akıllı üretici.


5-Ot bırakmıyorlar ve ot ilacı bolca kullanılıyor, sürme yok. Topraklarında taş tanesi bile olmayan bir bölgede arazi, ağaç araları sürülmüyor.

Otlar ot ilacı ile temizleniyor. Sürme yok köklere zarar vermek istemiyorlar. En fazla çizelle üstten ilaçlama sonucu kuruyanlar çekiliyor.


6-Ar-Ge bahçeler için çok önemli, çiftçinin ödediği vergilerin bir kısmı Ar-Ge ye gidiyor. Başka bir yerde kullanılamıyor.

7-Bahçelerini ve bölgelerini iyi tanıyorlar. Entegre zararlı ve hastalık mücadelesi yapıyorlar.

8-Bilgi paylaşımı çok açık şekilde yapılıyor.

9-UC Davis, California Üniversitesi'nin çalışma sistemi üreticiği destekliyor.

10- Endüstri, teknoloji, pazarlama üst seviyede..

11-Bir fidanlıktan hastalıklı bir fidan çıkması, o fidanlığın lisansını iptal ediyor, bizde hastalıksız fidana denk gelmek şans işidir. Hastalıklı fidan dahi satılsa, işlerini yapmaya devam ederler.

12-Bahçe yönetim sistemleri

Bu başlıkların hepsi için detaylı bilgi vermem gerekiyor. Ayrıca yaptığım ziyaretler ve saha üzerinde yaptığımız çalışmalar hakkında sonraki yazılarımda bilgiler vereceğim. Kısaca bu şekilde yazabiliyorum.





18 Şubat 2015 Çarşamba

BAHÇENİZDE ISI VE NEM DEĞERLERİNİN ÖNEMİ

Bahçemizde genelde ısı ve nem değerlerine dikkat etmemiz gerekir. İklim verileri, toprak analizleri, yaprak analizleri, hastalık analizleri ve benzeri analizlerle beraber ısı ve nem bize  doğru işletme için yol gösterir. Bahçemizin gelişim evrelerinde ısı ve nem oranları bize maliyet düşürme, verim arttırma dahil bir çok konuda yardımcıdır. Zararlıların geldiği dönemler ve hastalıkların geldiği dönemler aynı şekilde ısı ve nem durumu ile ilişkilidir. 

Belli sıcaklıklarda, belli nem oranlarında belli zararlılar yumurtalardan çıkarlar. Köklerde gelişen larvaları göremeyebilriz, o canlılın hangi nem ve sıcaklıkta yumurtadan çıktığını bilmemiz, gerekli müdaheleyi doğru zamanda yapmamızı sağlar. Sonuçta, belli böcekler belli dönemlerde yumurtadan çıkarlar. Bu dönem takvim ile değil ısı ve nem bilgisi ile ölçülebilir. 

Yaşadığımız bir örneği aktaracak olursam, bahçemizde
Nergiz böcekleri
2011 de 10 Mart,
2012 de 12 Mart,
2013 te ise 5 Mart'ta gözlemlendiler. 

Bu üç tarihe baktığımızda bu tarihlerde aynı sıcaklık ve nem oranlarını gözlemledik. Her sene 10 martta ilaç yapılması yerine o nem ve sıcaklığı görünce ilaçlama yapıyoruz. Çünkü o dönemde kullandığımız ilaçlar arıların hemen gelmesinden önceki dönem olduğundan 7 gün etki süreli, kontak tesirli ilaçları tercih ediyoruz. Bu zamanı doğru bilmez isek arılara zarar verebiliriz, verim direk etkilenir.

5 Mart 2013 te yaptığımız müdahele sonunda ilacın tesiri 12 Martta geçmiş oldu. Çiçeklenme ise 15 Mart'ta başladı ve arılar gelmeye başladı. 

Bu örnek her bahçe için geçerli gözükmeyebilir, ama her bahçede farklı dönemlerde farklı zararlılar veya hastalıklar gözlemlenir. Hatta aynı bölgede veya köyde farklı bahçelerde farklı zararlılara veya hastalıklara rastlayabiliriz. Büyük bahçelerde aynı bahçede bile farklı klima etkileri olabilir.

Bu durumu takip eden kullandığımız bir sistemimiz var. Bu sistem sayesinde bu dönemleri izleyebiliyoruz ve doğru zamanda doğru müdaheleleri yapabiliyoruz. Bu bize iş işten geçmeden önlem almamız konusunda yol gösteriyor.

Bu konuda doğru zamanda optimum maliyet ile doğru müdaheleler yapılmasının gerçek maliyeti düşürdüğünü gözlemliyoruz.

Bir örnekle, 1 kilo bademi örnek olarak 2 liraya mal ederken, 2,50 liraya mal etmiş olacağız.

Ayrıca verimden kaybetmekte maliyeti arttıran bir etkendir.

Tarımda görülmeyen maliyetleri görmeye çalışmalı, gübreyi ilacı daha uygun fiyata almak gibi klasik çözümlerin dışına çıkılmalı,  bahçemizin yaşaması için en tehlikelisi maliyet değil bahçemizin sağlıksız gelişmesi veya yok olmasıdır. Bizim görevimiz bahçeyi en sağlıklı şekilde takip etmek ve gereken müdaheleleri yapmak. Bahçeyi ne kadar iyi tanırsak o kadar başarılı verime ulaşırız.

İklim verileri bize sadece yatırım yaparken değil, üretim yaparken de gereklidir.




10 Şubat 2015 Salı

Bademde Pazar Payı Kaybediyoruz


Billindiği üzere dünya da en büyük badem üreticisi ABD. İstatistiklerine baktığımızda, 2002'den 2014 e kadar badem üretimi artmış. Şu soruyı sormamız gerekir, dünyanın hali hazırda en büyük badem üreticisi son 10-12 yılda badem üretimini niye 2 ye katlamak için uğraşıyor ve üretimini sürekli arttırıyor. Bunun bir anlamı olmalı !


Aşağıdaki tabloya baktığımızda 1986'dan 2011'e kadar dikilen badem ağaç sayısı %25 artmış.  Dünya badem pazarı liderliğibi sürdürmek ve ihtiyacını doldurmak için badem üretimine büyük önem verilmiş. ABD de 2011 yılında yapılan badem dikimleri, 2015 yılından itibaren verime geçerek, üretim miktarlarını iyice arttıracak. ABD'deki sorun şu anda kuraklık. Su sorunundan dolayı bu biraz etkilenmiş gözüksede çözüm için su  boru hattı projesi geliştirilmiş. Bizim ülkemize bakıldığında o bölgelere daha az toprağımız olsada,  daha sulak ve verimli topraklara sahibiz . Bu yüzden tarım konusunu daha iyi değerlendirmemiz gerekiyor. ABD de o topraklarda uzun yıllardır bu tarım yapılıyor,  bizde ise verimli ve işlenmemiş topraklar üzerinde yapıyoruz. 


2012-2014 yılları arasında ABD'de değişken olarak yaklaşık 2.000.000.000 pound yani 900.718 ton badem üretilmiş. Son yıllardaki susuzluk ve kuraklık üretimin artmasını engelledi.  Dev sulama projeleri tamamlandığında bu üretim yukarı doğru seyredecek. Aynı zamanda ağaç sayısı %10 artmış ve dikilmeye devam ediyor. Yani 5-10 sene içinde üretim %15 civarı artacak. 1.000.000 tonun üzerine çıkacak. Bizim 16.000 tonluk üretimimiz %1-2 pazar payına sahipken, Avustralya'nın olağanüstü yatırımları nedenini de eklersek,  üretimimizin %50 artması bile bizi pazarda  %1 in altında tutacak. Üretim hacmi büyüyor ve içindeki oranımız düşüyor. Bir kaç sene içinde Badem üreticileri tablosunda sadece 3 ana ülke olacak. ABD, Avustralya ve AB (İspanya ağırlıklı).. Diğer üreticilerle beraber bizde %1 in altında olacağımızdan listede  onlarla beraber gözükmeyeceğiz.

Devletimiz bu boşluğu görmüş ve badem gibi ürünlerin üretimini arttırmak için kanunlar çıkarmış. Doğru vizyon ile görülmüş, kanunlaşmış... ama herşeyde olduğu gibi uygulamada sorun yaşanıyor. Bürokrasi ve planlama eksikliği sorunları yaşıyoruz. Badem ve Ceviz yatırımı artsada uluslarası boyutlarda bir atılıma ulaşamıyoruz. Bu konuda, şu anda yatırımların hızlanması için uygulamalardaki aksaklıkların düzeltilmesini temenni etmekten başka bir yorum yapamıyorum. Gerçek olan ülke olarak Bademde %1-2 olan pazar payımız düşecek diyebilirim.






6 Ocak 2015 Salı